Çağımızın hastalığıdır: stres. Günlük haberlerde sıkça rastladığımız işkence, intihar, cinayet, tecavüz, şantaj kişilerin ruhsal bozulmasının en belirgin göstergeleri.
Bizde daha çocuk yaşta başlayan ruhsal bozukluklar, ileriki yaşlarda iyice gün yüzüne çıkmakta; aile içinde yaşanan sorunlar zamanla sosyal soruna dönüşmektedir. Çocukluk dönemlerinde göçün, eğitimsizliğin ve yoksulluğun yol açtığı ruhsal sorunlar, gençlik dönemlerinde işsizlik/iş baskısının da eklenmesiyle artarak gün yüzüne çıkmaktadır. Yaşlılarda ise ruhsal sorunları tetikleyen etken, sosyal dışlanma çerçevesinde gelişmektedir.
İşgücü verimliliği, fizyolojik sağlık yanında ruhsal sağlığında yerinde olmasıyla mümkündür. Bu yüzden profesyonel firmalar insan kaynakları yönetiminde, çalışanlarının işten kaynaklanan stresleriyle başa çıkma, ve güven ve motivasyon sağlamada başarılı stratejiler uygulamaktalar. Böylece işgücü kaybını en aza indirirlerken, aynı zamanda kurumsal kimlik oluşturabilmekteler.
Genç nüfusa, genç işgücüne sahip Türkiye’de çalışanların ruh sağlığı nasıldır? Doğrusu bu konuda elimizde sağlıklı bir çalışma yok. Hâlbuki çalışanların ruh sağlığı konusu bu konuda çalışanlara çok önemli bilgi ve tecrübe kazandıracaktır. Şu anda yapılan açıklamalar, genel kabul gören saptamalardan ibaret.
Yazının devamını okumak için tıklayın.