Bir masal gibidir bazen yaşam.
“Bir varmış, bir yokmuş” dedirtir insana.
Hani denir ya, inişleri var, yokuşları var.
Bir gecede değişir, havanın rengi.
Melteme benzer, gündüz esen rüzgâr, ne de çabuk değiştirir yönünü akşam olunca.
1980 darbe dönemine dair dramatik hayat hikâyeleri filmlere konu oldu. Devletin vatandaşa yabancılaşması üzerine yaşanmışlıklar. Ama onlarınki başkaydı...
Onlar devletin bir dönem valilik yapan, sonra değişik nedenlerle bakanlığa çekilen merkez valileriydiler. Bürokrasinin en tepe noktalarına yükselmişler, bir bakıma devleti temsil etmişlerdi. Kızak bir göreve çekilmişler, yeniden kendilerine ihtiyaç duyulmasını beklemekteydiler.
Bundan tam 18 yıl önce kendilerini en kudretli gördükleri bir dönemde yakalanmışlardı 1980 darbesine.
Bakanlar Kurulu kararı ile 33 merkez valisi, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 1982 senesinde resen emekli edilmişti. Her nedense daha sonra, yine Bakanlar Kurulu kararı ile resen emekli edilenlerin bir kısmı, 1990 yılında yeniden merkez valisi kadrolarına atanmışlardı. Bu dönemde maaş ve özlük hak kayıplarına uğramışlar, davalar açmışlardı.
Vatandaşa hukukun tesisinde önemli görevler ifa eden valiler, şimdi kendileri için, adaletin ve hukukun gerçekleşmesi için çabalıyorlardı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.