Vesayet rejimi bitti ve biz demokrasiye mi geçiyoruz? Son günlerde olup bitenlere bakarsak böyle bir düşünceye varmak mümkün.
Gerçek de böyle midir bilmiyorum ama askerin son günlerde açıklamakta zorlandığı olayların, ordu içinde yasadışı bazı örgütlenmelerin olduğuna işaret ettiği açık.
Tabii bunun da askerin sistem üzerindeki bir çeşit içselleştirilmiş vesayetçi rolünün zayıflamasına neden olduğu da...
Doğrusu “vesayet rejimi” de onun karşısına koymamız gereken “demokrasi” de aslında bir çırpıda “gidecek ve gelecek” rejimler değil.
Ama vesayet rejiminin “gitmekte olan”, “demokrasinin ise “gelmekte olan” olgular olduğunu söylemek mümkün.
Böyle bir perspektiften baktığımızda “gelecek olan demokrasi” nasıl bir demokrasi olacaktır dersiniz?
“Demokrasi” kavramını kendi parti amblemi olan “at”la özdeşleştirip “demir kır at” olarak ifade etmeyi siyaset olarak düşünen partilerin olduğu bir ülkede demokrasiye geçmenin de öyle çok kolay bir mesele olmadığı ortada.
O nedenle de ara sıra öfkelense de babalansa da Tayyip Erdoğan’ın geldiği yerin böyle bir gelenek olduğunu düşündüğümüzde şu anda vardığımız yeri hiç de küçümsememek gerektiğini söylemeliyiz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.