“Dün” olmuş olanlar “yarın” olacak olanları kendi başlarına belirlemezler. “Yarın”, “dün” olmuş olanların gölgesinde “bugün” ne yaptığımıza bağlıdır. “Bugün” ise “siyasetin” alanıdır. Bu “siyaset alanı” içinde aldığımız kararlar “yarını” biçimlendirirler. O nedenle “yarın” neler olacağı, “bugün” bu “siyaset alanı” içinde nasıl davrandığımıza bağlı. Bu durumun hepimize gelecekle ilgili sorumluluk yüklediği ise ortada.
“Dün”, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin karşısında onun iktidar olmasını önlemek üzere davranan bir “vesayetçi rejim” vardı. AKP, “dün”ün gölgesinde “siyaset alanı” içinde öyle bir siyaset ortaya koydu ki bu siyaset onun “bugün” “vesayetçi rejimi” gerileterek iktidar olmasını sağladı.
Öte yandan bugünlerde AKP’nin yıktığı mı gerilettiği mi belli olmayan “vesayet rejimi”nin yerini aldığı eleştirileri giderek artıyor. Bu gelişmenin demokrasinin genişletilmesinden çok otoriterleşmesine yol açtığı da konuşulan konuların başında. Doğrusu AKP’nin değişime zorladığı “rejime” giderek benzemeye başlamasının bence şaşırtıcı bir yanı yok.
Yazının devamını okumak için tıklayın.