Toplumun genel olarak AKP’ye olan teveccühü, AKP’nin siyaset olarak toplumun önüne koymuş olduklarından çok, sistem partileri olan partilerin toplumun önüne koyamadıklarıyla ilgili bence.
Sistem partileri dediğim hakikaten sistem partileri. Adlarını siz koyun farketmez, hemen hemen tümü. Her durumda devletin “âli” çıkarlarını savunan ve siyaseti de böyle gören insanların partileri.
Zamanla bu partilerin söylemleriyle Türkiye toplumunun gerçekleri arasında öyle bir uçurum oluştu ki toplum bunların hemen hemen tümünü tarihin çöplüğüne gönderiverdi birden. 2002 seçimi böyle bir seçimdi.
O nedenle de AKP’nin toplumun önüne koyduğu siyasi projenin çekiciliği bizatihi o projeden değil, etrafta kokuşmuş, insana ve tarihe karşı saygısız bir siyaset anlayışının kurumsallaşmış olmasındandı.
Ama şimdi bulutlar biraz aralanıyor bence. Gerçekler güneşin altında daha bir seçilebilir oluyor. İnsanlar AKP’nin projesinin de pek parlak bir proje olmadığını daha bir görebiliyorlar artık.
AKP, her ne kadar mevcut sistemin saldırıları altında kalmış olmanın mağduriyetiyle bir “meşruiyet” taşıyor olsa da sahip olduğu fikirler bu mağduriyetin hak ettiği yola uymuyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.