Zor nefes aldığımız, yaşam alanlarımızın gittikçe daha çok daraldığı ve hayatımızın yaşanmaz hale geldiği şu günlerde gün geçmiyor ki yeni bir olay ve bu olayla birlikte yeni bir gündem olmasın! Her yerde, her alanda, medya sektöründe avaz avaz demokrasi naraları atılıyor. Hatta bu yetmiyor; ileri demokrasi deniyor. “Özgürlük alanları çoğalıyor” deniyor. Yeni anayasa yapılıyor. Bir yandan insanlar apar topar cezaevlerine kapatılıyor, KCK operasyonu adı altında... Evet, gündem çok yoğun... Kimin aklına gelir bu kadar yoğun bir gündemde, nefret cinayetleri, yolda kılıç kalkanlara hedef olan translar! Hayatımızın içinde de, günlük kullanılan bazı maddeleri; mesela pet şişeleri bile saldırı malzemesi yapıyoruz, akla hayale gelmeyen nesnelerle bombalar icat ediyoruz. Neredeyse dinozorların yaşadığı çağ kadar bize uzak olan ve imalatı hiçbir yerde olmayan, müzelerde bile çok az sayıda olan kılıçlar, İstanbul’un göbeğinde insanların elinde! Ve bunlarla saldırıyorlar, bu kılıçlar nereden geliyor?
Geçen 15 şubat günü Maltepe Sahil Yolu’nda kılıçlıların saldırısına maruz kalan bir trans arkadaşımız ağır yaralandı. Bu ne gündeme geldi, ne basına yansıdı, ne de bu saldırganları arayan polis emniyet güçleri oldu. Bu olayı duyurmak için, bu vahşete dur demek için geçtiğimiz cumartesi
LGBTT sivil toplum örgütleri bir basın açıklaması yaptı. Ne yazık ki medyamız bu konuya fazla yer vermedi, hiç kimsenin aklına bu kılıçların nereden geldiği sorusu gelmedi?
İşte LGBTT sivil toplum örgütlerin ortak açıklaması..
“15 Şubat gecesi daha önce de translara ve seks işçilerine yönelik saldırıların yoğun olduğu Maltepe Sahil Yolu’nda Bahar isimli transseksüel arkadaşımıza yönelik bir saldırı yaşanmıştır.
Maltepe Sahil Yolu’nda gerçekleşen olayda saldırganlar önce Bahar’ın ırzına geçmek istemişler, Bahar razı olmayınca da kılıç ve palalarla üzerine saldırmışlardır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.