1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 21:43
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM 29.08.2010
Etyen Mahçupyan
Ahmaklar dünyası
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası Etyen Mahçupyan - Ahmaklar dünyası
Etyen Mahçupyan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Ulus-devletlerin tümünde klasik ideolojik jargon, özgürlüklerle güvenlik arasında ters bir orantı olduğudur. Bu anlayış günümüzde ‘insanın güvenliği’ kavramı etrafında dönüşüme uğruyor ve söz konusu ilişkinin tam aksi yönde olduğunu idrak ediyoruz. Aslında bu durum ulus-devletlerin çözülmesinin de işareti, çünkü bu devlet biçimi tam da bu ters orantıyı bir toplumsal yasa haline getirebildiği için yaşadı. Oysa tarih ulus-devletlerin hem toplumların özgürlük alanlarını kısıtladığını, hem de onları daha güvencesiz bir dünyaya mahkûm ettiğini ortaya koyuyor. Diğer bir deyişle özgürlük ile güvenlik arasında her zaman doğrusal bir ilişki vardı ve ulus-devletler toplumları belirli sınırlara hapsederken, meşruiyetlerini de bu ilişkiyi çarpıtarak sağladılar. Yapılan fedakârlığın karşılığının ise ‘kendi kendini yönetme’ veya ‘kendi kaderine sahip çıkma’ olduğu söylendi. Toplumların doğal halleriyle buna inanmaları hiç de kolay değildi, ama ulus-devletler insanlık tarihinin gördüğü en hastalıklı ideoloji olan milliyetçiliği keşfetmiş, bu sayede de toplumlardan ‘milletler’ üretmişti. Şimdi asıl özgürlük ve güvenlik o an yaşamakta olan somut insanların değil, ‘milletlerin’ özgürlük ve güvenliğiydi. Bunun bedeli ise o an yaşamakta olan insanların daha az özgür ve güvenceli bir hayata razı olmalarını ifade ediyordu. Ancak asıl aldatmaca ‘kendini yönetme’ meselesine ilişkindi, çünkü esas öznenin ‘millet’ olduğu bir dünyada şu an yaşamakta olan fani kişilerin ‘millet’ adına söyleyebilecekleri son derece sınırlıydı. ‘Milletler’ ezelden ebede uzanan varlıklar olarak sunulduğu ölçüde, onları yönetecek olan öznenin de aynı şekilde ‘uzun ömürlü’ olması gerekiyordu. Böylece devletlerin ‘millet’ adına toplumları yönettiği bir düzen oluştu ve devlete sahip çıkabilenlerin imtiyazlarını yasalara bağlayan bir hukuk anlayışı doğdu.

Bugün tartışmakta olduğumuz vesayet sistemi, aslında ulus-devlet dünyasında olabilecek olan ‘demokrasinin’ adıdır. Birçok ülke bu vesayeti kamufle edebilen ve devletin sahipleri istemese de sistemin toplum tarafından denetlenmesine izin veren mekanizmalara sahip.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. Öteki sol - 19.09.2010
  2. Yerli yabancılar - 17.09.2010
  3. Değişim - 15.09.2010
  4. Çağdaşlık - 12.09.2010
  5. Son kerte soruları - 10.09.2010
  6. Kırılma - 08.09.2010
  7. Vatandaşlık referandumu - 05.09.2010
  8. Korku ve nefretin siyaseti - 03.09.2010
  9. İçimizdeki Ugandalılar - 01.09.2010
  10. Ahmaklar dünyası - 29.08.2010
  11. Ahmaklar evi (2) - 27.08.2010
  12. Ahmaklar evi (1) - 25.08.2010
  13. Evet ama yetmez - 22.08.2010
  14. Boykotçular - 20.08.2010
  15. Utangaçlar - 18.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Etyen Mahçupyan - "Ahmaklar dünyası" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 21:43:47