Ülkenin en çok kızılan, tepki duyulan kişilerinden biri muhakkak ki Baykal. Laik kesimi temsil etmesi beklenen ve seçim dönemlerinde istense de, istenmese de temsil eden CHP’nin bu yıllanmış başkanından genel bir memnuniyetsizlik var. Oysa Baykal çok başarılı bir lider. Düşünün ki ülke meseleleri üzerine hiçbir fikir beyan etmeyen, olası çözüm imkânlarının önünü kesen, çarşaflı üye kaydı veya Edibali posteri örneklerinde görüldüğü üzere, popülizmi absürt noktalara çekebilen bu siyasetçinin hâlâ yüzde yirmi oyu var. Bu durum Baykal’ın gerçek bir temsil yeteneğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu temsilin doğrudan kendisinin beğenilmesine binaen oluşmaması, verilen desteğin daha değersiz olduğunu göstermiyor. Çünkü Baykal aslında laik kesimin çaresizliğini taşıyor ve bu çaresizliğin siyaset arenasındaki tezahürü de doğal olarak siyasetsizlik şeklinde oluyor.
Kısacası karşımızda çok başarılı bir lider var ve başarının sırrı da cehalet üzerinden gelişen bir popülizmin ısrarlı bir biçimde tekrarlanmasında gizli. Çünkü bu ısrar laik kesimin gözünde bir pozisyon olarak görünüyor. İçerik açısından zayıf ve boş olması, Baykal’a olan memnuniyetsizliği açıklıyor. Laik kesimdeki birçok kişi CHP liderini yetersiz ve hatta itici buluyor. Ama ısrar stratejisi bu açığı fazlasıyla kapatıyor. Baykal’ın bilgisizliği müdanasızca taşıyan ısrarlı söylemi laik kesime psikolojik olarak tutunacak bir dal sunuyor.
Böylece laik kesimin kemalist ideolojiyi ve bunun uzantısı olan vesayetçi bir rejimi aşma noktasında yaşamakta olduğu tıkanma, Baykal’ın siyasi hareket alanının genişlemesi ile sonuçlanıyor ve CHP lideri bu alanı laik kesimin nabzına şerbet vermek üzere kullanıyor. Sorun şu ki bu strateji kasıtlı bilgisizliği temel almakta ve bu durum hem CHP’yi hem de dolaylı olarak laik kesimi gülünç bir durumda bırakmakta.
Elliye yakın askerin tutuklanmasının ardından Baykal şöyle demekteydi: “Saygın ve başarılı görevler vermiş insanların böyle birden bire suçlanıyor olması, suçluluklarının altında nelerin yattığıyla ilgili kamuoyunu tatmin edecek açıklamaların yapılamamış olması gerçekten üzüntü vericidir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.