CHP’nin işi gerçekten çok zor... İki yönlü bir takiye siyasetini, kimseye belli etmeden yürütmek, daha da önemlisi söylemini geniş yığınlar nezdinde inanılır kılmak zorunda. Bu takiye siyasetinin bir yönü, Türkiye’nin demokratikleşmesini ister gözükürken aslında bunun olabildiğince engellenmesini öngörüyor. İkinci yönü ise bizzat CHP’nin, değişmediği halde değişmiş gibi gözükmesinin sağlanmasını gerektiriyor. Bunlar birbirlerini tamamlayıcı unsurlar... CHP ne denli değişmiş gibi gözükürse, demokrasi yönünde reformları sahiplenmesi de o denli inandırıcı bulunacaktır. Aksine kendisini değiştiremeyen bir CHP’nin ise, toplum üzerinde bu yönde etkili olması beklenemez. Söz konusu etkileşim diğer yönden de doğru. Diğer bir deyişle bu partinin reform konusundaki performansı, kendisinin değişip değişmediğinin de nişanesi olarak anlaşılacak.
Aslında Baykal da yıllardır bunu yapıyordu. Her yıl değişen sembolik motifler kullanarak, Anadolu solundan çarşaf açılımına doğru yürümüş, ama temel siyasi misyonu olan laik kesimin apolitik bir konumda bloklaşarak kendisine bağımlı olmasını da garantiye alabilmişti. Bu son derece başarılı bir politikaydı, çünkü bu ülkede ideolojik meşruiyet sandıktan değil, laik tahayyülün beğenisinden, onayından ve desteğinden neşet ediyordu. Böyle bir destek var olduğu ve uygun medya organlarınca desteklendiği sürece de, gerçek anlamda demokratik bir reform yapma imkânı son derece zorlaşıyordu. Sistemin bu tür bir ‘kaçak’ yaşadığı dönemlerde ise, asker ve yargı yine aynı laik meşruiyetin sağladığı özgüven içinde siyasete müdahale ediyorlardı.
Eğer tek parti dönemine ‘altın çağ’ denebilirse, 12 Eylül darbesi sayesinde yaratılan rejimi de ‘gümüş çağ’ olarak adlandırmak mümkün. Aradaki fark ise, değişen iç ve dış koşullar ve bunlara zorunlu olarak uyum sağlama gereğiydi. Cumhuriyet rejimi otoriter devlete alışkın olup üstelik şimdi ona şükran borcu duyan bir halkın eline ve faşist bir dünyaya doğmuştu. 1980 sonrası ise küreselleşen post modern bir dünyanın hak ve özgürlük anlayışının baskısı altında kotarılmakla kalmadı, el yordamıyla siyaseti arayan bir toplumu dizginlemek üzere dizayn edildi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.