1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 05:59
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM 10.09.2008
Etyen Mahçupyan
Ergenekon: tekmili birden
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden Etyen Mahçupyan - Ergenekon: tekmili birden
Etyen Mahçupyan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Ergenekon çeteleşmesinin deşifre edilmesi ile birlikte, ortada biri taktiksel ve gündelik, diğeri yapısal ve stratejik iki hareket alanının varlığı ortaya çıkmıştı. Yüzeyde toplumsal huzursuzluk ve kargaşa yaratmak üzere cinayetlere kadar uzanabilen ama aynı anda da büyük parasal kaynakları mobilize edip dağıtan bir şebeke bulunmaktaydı. Daha derinde ise AKP hükümetini devirmek ve askerî vesayeti sağlamlaştırmak üzere neredeyse her yıl bir başka darbe girişiminde bulunan bir büyük komplo düzenlemesi söz konusuydu.

Öte yandan bu iki düzlemin birbirini beslediği, hatta tam da bu amaçla planlandıkları bizzat Jandarma Komutanlığı’na ait belgelerde görülmekteydi. En tepede muvazzafların görev yaptıkları askerî dairelerin olduğu; altta sivil toplum ağlarını hareketlendirecek ‘lobi’ adlı bir mekanizmanın işletildiği bir düzenekti bu... Bu iki düzlem arasındaki temas noktası en dar haline getirildiği için, üstteki askerî makamların korunması mümkün olmakla kalmıyor, olayın bir ‘sivil’ girişim olduğu sanısı da yaratılabiliyordu.

Meseleye çıplak bir biçimde baktığınızda ille de bir ‘1 numara’ aramanın anlamsızlığı ortadaydı, çünkü iddianamedeki sayısız ve birbirini tamamlayan nitelikteki evrak askerî hiyerarşinin pek de dışında durmayan bir darbe arayışının söz konusu olduğunu söylemekteydi. Ayrıca bu çeteleşmenin kendisi için kullanmakta olduğu ‘ergenekon’ sözcüğünün de zaten ordu içindeki JİTEM türü enformel ancak bilinçli bir örgütlenmeye verilmiş bir ad olduğuna da dikkat çekilmekteydi. Dahası elimizde bir e-muhtıra da vardı...

Ancak kamuoyu apaçık bir suç örgütlenmesi olan Ergenekon’u TSK’nın dışında tutmak üzere azami gayret gösterdi. Bunda üç farklı unsurun da olumlu etkisi oldu: Her şeyden önce darbe girişimi içindeki subayların halen görevdeki diğer subaylar hakkında pek olumlu düşünmedikleri, yani darbe konusunda onlardan destek bulmadıkları ima edilmekteydi. İkinci olarak Ergenekoncular’ın bu işe muvazzafken girişmelerine karşılık, bu gayretlerinin dar kapsamda kaldığı ve asıl emekli olduklarından itibaren geliştiği izlenimine sahiptik. Nihayet iddianamenin yazarı olan savcı da bu işte TSK’nın ‘kurum’ olarak dahlinin bulunmadığını söylemekteydi. Gerçi bu son değerlendirme bizzat askerî makamın kendi ifadesine dayanıyordu ama kamuoyu bu basit hukuksal zaafın da üzerine gitmedi

Kısacası Ergenekon süreci boyunca kamuoyu TSK’yı korumak için elinden geleni yaptı... Derken yeni genelkurmay başkanı seçildi ve onun ilk iki icraatını gördük: Hapishanedeki tutuklu Ergenekon komutanlarını ziyaret ve Diyarbakır’da seçilmiş ‘sivil toplum’ örgütlerini hareketlendirme toplantısı. Bir askerin sanki bir siyasi parti lideri imişcesine bazı toplumsal kurumlarla toplantı yapıp, onlardan siyasi meselelerde eylem talebinde bulunması zaten başlı başına sorunlu bir durum. Ama bunu siyasi sistemimizin sahip olduğu geleneksel zafiyete atfetmek mümkün.

Ancak bu toplantıyı hapishane ziyareti ile birleştirdiğimizde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor:

Yoksa Genelkurmay bir yandan toplumu kendi siyasi doğruları etrafında kıvama getirmeye çalışırken, bir yandan da darbe girişimlerinin bir suç olmadığı intibaını vermeyi mi hedeflemekte? Bu birleşim ilginç, çünkü Ergenekon çeteleşmesinin de suç teşkil eden eylemlerini bir yana bırakırsanız geriye kalan ‘niyet’ bundan pek de uzak değildi. Bu durumda acaba ‘yöntemleri onaylamasak da Ergenekon’un hedefini onaylıyoruz’ mesajı ile mi karşı karşıyayız?

Kamuoyunun bunca titizlenerek TSK’yı koruma altına almasına, kurumsal olarak zedelenmemesine çalışmasına karşın, Genelkurmay Başkanı bütün topluma ‘hodri meydan’ mı diyor dersiniz? Eğer böyle bir niyet yoksa söz konusu algılamanın bir an önce giderilmesinde büyük yarar olacaktır. Diğer taraftan eğer askerî makamlardan bu yönde bir düzeltme girişimi gelmez ve hele önümüzdeki günlerde TSK ile Ergenekon arasındaki mesafeyi daha da kısaltan adımlar atılırsa, o zaman ordunun toplumla yabancılaşmasının vahim sonuçlarına herkesin hazır olması gerekir...

Bu noktada medyaya çok önemli bir namus görevi düşüyor. Gördüğünü söylemek, ilgilileri uyarmak ve toplumu karşısına almakla kalmayıp dünyanın genel zihnî ortamına da aykırı düşen ideolojik tıkanmalara araç olmamak. Diğer taraftan bazı medya organlarının kendi istekleriyle yeni bir Ergenekon’un odağı haline gelmeye talip olduklarını da görmekteyiz. Türkiye’yi bir akılsızlık ve ahlaksızlık çukuruna doğru çekebilecek olan böyle bir gidişatın durdurulması ise akıllı ve cesur gazetecilere, hukukçulara ve hepsinden öte vatandaşlara ihtiyaç gösteriyor...

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. İçimizdeki Ugandalılar - 01.09.2010
  2. Ahmaklar dünyası - 29.08.2010
  3. Ahmaklar evi (2) - 27.08.2010
  4. Ahmaklar evi (1) - 25.08.2010
  5. Evet ama yetmez - 22.08.2010
  6. Boykotçular - 20.08.2010
  7. Utangaçlar - 18.08.2010
  8. ‘Efendiler’ ve ‘taşralılar’ - 15.08.2010
  9. ‘Evet’çiler ve ‘Hayır’cılar - 13.08.2010
  10. Boynuz - 11.08.2010
  11. Tel gericileri ve seyirciler - 08.08.2010
  12. Teamül - 06.08.2010
  13. Cambaz ip üzerinde - 04.08.2010
  14. Ölüm siyaseti - 01.08.2010
  15. Takiye - 30.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Ergenekon: tekmili birden - Etyen Mahçupyan
03.09.2010 05:59:32