Agos gazetesinin, Uluslararası Hrant Dink Vakfı’nın ve Barış İçin Sanat Girişimi’nin web sitelerine yapılan müdahale medyada ciddiye alındı ve duyarlılık açısından önemli bir eşiğin geçilmiş olduğunu gösterdi. Bu yeni yaklaşımın arka planında Ergenekon davası ve ortaya çıkmış olan gerçekler var. Çünkü şimdi sıradan, basit, cahilce ve düzeysiz gözüken birçok tehdidin aslında hesaplı bir cinayet şebekesinin maşası olarak kullanılabileceğini biliyoruz. Gerçekliğin iki yönü var: Tehdidi kaleme alanların seviyesiz dili, olayın azımsanmasını, bunu yapanların adaletin elinden kaçmasını sağlıyor. Böylece eylemi yapanlarla eylemi ‘düşünenler’ arasındaki mesafe açılıyor, bağlar görünmez oluyor. Ama önümüz 24 Nisan ve Türkiye’nin geldiği noktada birçok hasta beynin böylesi mizansenlerin çekiciliğine kapılması olası...
Web sitelerine yapılan müdahalede kullanılan resim bilerek seçilmiş. Şimdilik eldeki bulgulara bakılırsa, bu işi yapanlar başka bir siteye girerek o resmi alıp kullanmışlar. Ogün Samast’ın evliliği dönemini yansıtan kilolu haliyle ilgilenmedikleri anlaşılıyor... ‘Doğru’ fotoğraf Samast’ın cinayet sonrası arkasına Atatürk, eline bayrak alıp emniyet kuvvetleri desteği altında çektirdiği resim. Çünkü bu fotoğrafta cinayetin ‘anlamı’ ve mesajı açıkça veriliyor: “Türk isen böyle davran” denmiş oluyor. İdeolojinin, sembollerin ve somut koruma mekanizmasının içiçe geçtiği, cinayetin ‘günah’ veya insanlık aşağılaması olmaktan çıkıp, kendini kanıtlama, ‘var’ olma haline dönüştüğü bir eylem anını betimliyor.
Resmin altına yerleştirilen metin ise “bizim istediğimiz gibi olmazsanız yeni Ogün Samastlar ve yeni Hrant Dinkler olacaktır” türünden bir uyarı ile sonuçlanıyor. Buradaki biz ‘Türkler’ veya ‘Türk milliyetçileri’ ki bu işi yapanların ikisi arasında bir fark gördüğünü pek sanmıyorum. ‘İstediğimiz gibi’den kasıt ise aslında devlet politikasından başka bir şey değil. Nitekim devlet Cumhuriyet’in başından beri gayrımüslimlerin ‘istediğimiz gibi’ olmasını çoğu zaman tehditler ve eylemler eşliğinde sağlamaya çalışıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.