1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 20:09
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM 07.03.2010
Etyen Mahçupyan
Meşru Bir Tasfiye
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye Etyen Mahçupyan - Meşru Bir Tasfiye
Etyen Mahçupyan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Ulus-devletler kurulduğunda, bu yeni oluşumun insanlığı özgürlük ve eşitlik açısından daha ‘ileriye’ taşıyacağından herkes emindi. Gerçi sonradan ortaya çıktığı üzere ulus kavramının homojenleştirici yönü, bireysel ve grupsal farklılıkları bastırdığı ölçüde, faşizan bir yönetime de son derece açıktı. Ama buna rağmen, kendilerini liberal konuma oturtan düşünürler bile ulus-devlet formatına karşı çıkmadılar. Sadece bu devlet yapısının demokrasi ile bütünleşmesini istediler. Liberal perspektif altında ‘demokrasi’ esas olarak iki öğeyi içeriyordu: Yasama, yürütme ve yargı arasında kuvvetler ayrılığı; ve seçimle iktidara gelip giden iktidarlar...

Bu sadece dengeleri kollayan ve toplumsal taleplerin siyasete yansımasını sağlayan bir düzenek değildi. Aynı zamanda istikrar ve barışı garanti edecek bir başka dengeyi de oluşturmayı hedeflemekteydi. Söz konusu hedef ‘meşruiyet dengesiydi’... Çünkü ulus-devletler potansiyel olarak iki farklı meşruiyet üzerine oturmakta. Bir yanda toplumsal tercihleri taşıyan ‘sosyolojik’ meşruiyet var. Diğer yanda ise, ulus-devletin kurucu mantığını taşıyan ‘ideolojik’ meşruiyet... Liberal düşünürler buna kendi ideolojik bakışlarının uzantısı olan ‘evrensel değerleri’ ekleyerek ona bir tür hakemlik işlevi verdiler. Böylece esas mesele sosyolojik ve ideolojik meşruiyetin uyum içinde tutulması ve herhangi bir gerilim söz konusu olduğunda da evrensel değerlere, yani somuta indirgendiğinde evrensel hukuka müracaat edilmesiydi.

Öte yandan ulus-devlet formatının çok sorun yaratacağı da sanılmıyordu. Sonuçta ulus-devlet bir ulusun, yani zaten kendi devletinin ideolojisi etrafında homojenleşmiş bir halkın devletiydi. Dolayısıyla da toplumsal taleplerin devletin ideolojisi ile çelişme ihtimali zayıftı. Olası talepler genellikle farklı sosyal kesim ve sınıflar arasındaki ‘sosyoekonomik’ çıkar farklılıklarını yansıtacak ve bunlar da siyaset ve hukuk sayesinde çözümlenebilecekti.

Batı dünyası kendi ideolojisinin esnekliği sayesinde bu dengeyi yaşattı. Devletler zamanın ruhuna uygun olarak kendilerini değiştirmeyi bildiler.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. Öteki sol - 19.09.2010
  2. Yerli yabancılar - 17.09.2010
  3. Değişim - 15.09.2010
  4. Çağdaşlık - 12.09.2010
  5. Son kerte soruları - 10.09.2010
  6. Kırılma - 08.09.2010
  7. Vatandaşlık referandumu - 05.09.2010
  8. Korku ve nefretin siyaseti - 03.09.2010
  9. İçimizdeki Ugandalılar - 01.09.2010
  10. Ahmaklar dünyası - 29.08.2010
  11. Ahmaklar evi (2) - 27.08.2010
  12. Ahmaklar evi (1) - 25.08.2010
  13. Evet ama yetmez - 22.08.2010
  14. Boykotçular - 20.08.2010
  15. Utangaçlar - 18.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Etyen Mahçupyan - "Meşru Bir Tasfiye" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 20:09:18