1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 09 Şubat 2012 Perşembe 21:15
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM 01.08.2010
Etyen Mahçupyan
Ölüm siyaseti
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti Etyen Mahçupyan - Ölüm siyaseti
Etyen Mahçupyan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Mağdurlar üzerinden siyaset yapmanın her zaman haklı olmak ve ahlaki açıdan doğru tarafta durmak gibi bir avantajı var. Sonuçta haksızlığa uğramış, zulüm görmüş, eşit davranılmamış insanların sorunlarını öne çıkarıyor ve onların sesi oluyorsunuz. Gündelik hayatı da ‘güzelleştiren’ bir durum bu, çünkü mağdurlar nezdinde sürekli olarak sempati ve iltifata mazhar olmak, onların acılarını sizle paylaştıklarını görmek hoş bir duygu. Üstelik bu epeyce ‘temiz’ bir siyaset... Aydın siyaseti olarak riski yok. Hayat nasıl evrilirse evrilsin, sizin pürüzsüz bir tutarlılıkla ayakta kalmanızı sağlayan bir yaklaşım bu...

Ne var ki iş gerçek siyasete dokunduğunda bir sorun var: Mağdurları bir kitle olarak çoğul bir kelime üzerinden veya tekil bir kimlikle adlandırarak önermelerde bulunmak kolay olsa da, aynı mağdurların kurumsal sınırlarını çizmek ve sorumlulukları belirlemek hiç kolay değil. Örneğin Kürtlerin ve Kürt kimliğinin mağdur olduğunu söylemekle, BDP’nin ve PKK’nın sorumluluğunu görmek arasında ‘tatsız’ bir mesafe bulunuyor. En kolayı BDP ile PKK’yı da Kürt mağduriyetinin parçası kılmak... Böylece her yaptıkları, kendilerine yöneltilmiş olan haksızlıklara birer tepki olarak tanımlanabiliyor ve bu kurumların siyasi sorumluluğu neredeyse buharlaşıyor. Bu oluşumlar, sürekli babasından dayak yiyen ve bu nedenle de aşırı tepki verdiğinde kusuruna bakılmayacak çocuklar gibi sunuluyor.

Bu yüzeysel bakışın ima ettiği zımni ahmaklığı kendilerine yediremeyen bazı ‘temiz’ aydın siyaseti arayıcıları ise, ‘mukayeseli analize’ sığınarak daha entelektüel bir pozisyon ürettiklerini sanıyorlar. Buna göre ortada öylesine eşitsiz bir durum var ki, Kürtlerin temsilcilerini Türklerin temsilcileri ile aynı ayarda ele alan bir bakış zaten ahlaki olmuyor. Dolayısıyla da örneğin İnegöl ve Dörtyol provokasyonlarını incelerken büyük bir gönül rahatlığıyla sorumlunun AKP hükümeti olduğunu öne sürebiliyorlar. Epeyce güçlü bir dayanakları da var: Ne de olsa ortada yönetimden sorumlu bir hükümet var ve eğer bu tür olaylara giden yolu engelleyememişse, suçu da onda aramak gerekiyor. Sanki Türkiye sorumluluklardan arınmış amorf bir kitle ve hükümetler de bu kitlenin tüm olası yanlışlarını denetleyebilecek bir güç odağı imiş gibi.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. Öteki sol - 19.09.2010
  2. Yerli yabancılar - 17.09.2010
  3. Değişim - 15.09.2010
  4. Çağdaşlık - 12.09.2010
  5. Son kerte soruları - 10.09.2010
  6. Kırılma - 08.09.2010
  7. Vatandaşlık referandumu - 05.09.2010
  8. Korku ve nefretin siyaseti - 03.09.2010
  9. İçimizdeki Ugandalılar - 01.09.2010
  10. Ahmaklar dünyası - 29.08.2010
  11. Ahmaklar evi (2) - 27.08.2010
  12. Ahmaklar evi (1) - 25.08.2010
  13. Evet ama yetmez - 22.08.2010
  14. Boykotçular - 20.08.2010
  15. Utangaçlar - 18.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Etyen Mahçupyan - "Ölüm siyaseti" başlıklı köşe yazısı
09.02.2012 21:15:36