1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 10 Şubat 2012 Cuma 00:34
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM 08.08.2010
Etyen Mahçupyan
Tel gericileri ve seyirciler
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler Etyen Mahçupyan - Tel gericileri ve seyirciler
Etyen Mahçupyan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

“Bizim çocukluğumuzda (55-60 yıl önce) taşra kasabalarına yaz, cambaz- tiyatro çadırlarıyla birlikte gelirdi. Bu çadır tiyatroları veya eğlence kervanlarının vitrininde cambazlar olurdu. Yaklaşık 25-30 metre  aralıkla dikilen iki direğin arasına tel çekilirken, direkler de yere bağlanır ve bir makara ile telin gerginliği ayarlanırdı. Telin iki yanında duran iki görevli, teli cambazın yapacağı gösteriye göre gerer veya gevşetirdi. Bizim kasabaya gelen eğlence kervanının cambazının adı " Boncuk" tu. Boncuk elinde 4-5 metrelik bir sırık kıçında yanıp sönen bir küçük ampul, telin üzerine çıkar gösterisini yapardı...

Cambaz  cambazlığını tel istenilen derecede gergin değilse yapamaz. Bu yüzden telin her iki yanında oturan tel gericilerinin  işi önemldir. Ama milletin gözleri cambazda olduğu için bu tel gericilileri pek göze batmazlar... Ülkemiz de bir çadır tiyatrosu gibi yönetilmiş yıllarca. Cambazlar, tel gericileri ve gözü cambazlara bakmaktan tel gericilerini hiç farkedemeyen seyirciler...”

Gazetemizin okuyucusu Ali Rıza Kaptan’ın gönderdiği bu mesajı doğrusu çok ufuk açıcı buldum. Çünkü sadece geçmişe değil, bugün yaşananlara da ışık tutan bir metafor ortaya çıkarmış. Seçimlere altı ay kala yaşanacak kritik bir referandum ve onun öncesinde belki çok daha kritik bir YAŞ toplantısını izlerken, artık eski seyirciler olmadığımızın farkındayız. Sürekli olarak ‘cambaza bak’ diyerek bizi sirk çadırına mahkum eden bu rejimin gerçek hayattaki cambazlarını ve daha da önemlisi bizlerden çalınmış olan bu hayatın ‘tel gericilerini’ fark ediyoruz... Gözümüz onların üzerinde olunca, telin kasten gerilip gevşetildiğini, amacın sahte cambaz gündemleri yaratırken gerçek cambazları gözden kaçırmak olduğunu anlıyoruz.

Rejim bu ülkede sürekli sahte cambazlar, hayali tehdit ve tehlikeler üretti. Bunların en önemlisi ne komünizm ne de Kürt ayrılıkçılığıydı. Rejimin otoriter zihniyete dayanan hiçbir ideolojiden rahatsız olmaması doğaldı. Çünkü bu durumda rejimin ‘temel nitelikleri’  de kendiliğinden meşru hale geliyor, bundan sonrası zaten daha güçlü olan devletin diğerlerini uzatılmış bir mücadele içinde ezmesi anlamına geliyordu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. Öteki sol - 19.09.2010
  2. Yerli yabancılar - 17.09.2010
  3. Değişim - 15.09.2010
  4. Çağdaşlık - 12.09.2010
  5. Son kerte soruları - 10.09.2010
  6. Kırılma - 08.09.2010
  7. Vatandaşlık referandumu - 05.09.2010
  8. Korku ve nefretin siyaseti - 03.09.2010
  9. İçimizdeki Ugandalılar - 01.09.2010
  10. Ahmaklar dünyası - 29.08.2010
  11. Ahmaklar evi (2) - 27.08.2010
  12. Ahmaklar evi (1) - 25.08.2010
  13. Evet ama yetmez - 22.08.2010
  14. Boykotçular - 20.08.2010
  15. Utangaçlar - 18.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Müzakereler barış için bir fırsattı
  5 milyar dolar yatırımla 45 yeni AVM geliyor
  Çağlayan: Angela Merkel bizi incitiyor
  Sanayi üretiminde 3.7 artış
  Demirören’den kamuoyu yoklaması
  Beşiktaş’a gol atınca dua ettim
  Divan Kurulu toplantısı yapıldı
  Londra’ya emin adımlarla
  Futbolun kuralı yeniden yazılıyor
  Ersan’dan “double double”
  Derbi maçın galibi Fenerbahçe
  Anadolu Efes işi mucizeye bıraktı
  Arkas Spor ilk 6 arasına girdi
  Burada ‘tanrı-küratör’yok
  ‘Rant kaygısı İstanbul’u ahtapot gibi sardı’

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 09.02.2012
Devlette savaş
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 09.02.2012
Evetler, hayırlar
ARADA
Markar Esayan - 09.02.2012
Devlet ve kurumları
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 09.02.2012
‘Medeniyet dili’
SINIR YAZILARI
Cihan Aktaş - 09.02.2012
Ekmek, gül ve ‘acı’ vatan
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 09.02.2012
Samanyolu TV günahı
YÜZLEŞME
Orhan Miroğlu - 09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 09.02.2012
Görünmez saraylar
TRAPEZ
Mehmet Güreli - 09.02.2012
Primo Levi’nin dönüşü...
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 09.02.2012
Medya ve özgürlükler
TELESİYEJ
Telesiyej - 09.02.2012
‘Kurt Kanunu’ ve önce karakterlerinden sorumludur bir dizi!
-
Gülengül Altınsay - 09.02.2012
Unutmadık unutmayacağız
ZAMANIN RUHU
Gökhan Karabulut - 09.02.2012
O masada başbakan olmak: Papademos
KÖR SAATÇİ
Ali Fikri Işık - 09.02.2012
Türk futbolu medeni değil!
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Etyen Mahçupyan - "Tel gericileri ve seyirciler" başlıklı köşe yazısı
10.02.2012 00:34:18