Önce pek niyetli değildim, ama birkaç kişinin telkinlerinden midir, yoksa denizin rehavetinden midir, bugün beleşçiliğin çekiciliğine kapılıyor ve Agos’un son sayısı için yazdığım yazıyı sizlere de sunuyorum...
***
Taşnaklarla ilgili en öğretici olaylardan biri 1914 sonu ve 1915 başında içine düştükleri sıkıntılı durumdur. O dönem yazılan neredeyse bütün makalelerde açık bir İttihatçı korkusu sezersiniz. İktidarı elde tutan partinin kendilerini kandıracağından, oyuna getireceğinden neredeyse emindirler... Ama yine de bu güvenilmez İttihatçılarla işbirliği yapmaktan başka yol bulamazlar. Çünkü onlar ‘solcudur’ ve solculuk ‘geri’ olduğu düşünülen dindar kesimlerle birlikte davranmanın yadırgandığı bir ruh haline tekabül eder. Bütün o makalelerde Taşnaklar çaresizlik içinde, modernlikten ve çağdaşlıktan yana olan İttihatçılara destek vermek durumunda olduklarını söylerler ve göz göre göre bilinen sona doğru yürürler.
Bu ülkede modernlik adına sürdürülen pozitivizmin, yani tarihin bilimsel bir yönü olduğu hurafesinin çok zararı olmuş ve en büyük bedeli de gayrımüslimler ödemiştir. Kendilerini çağdaşlık algısı içinde elit bir toplumsal konuma oturtan Ermenilerin de büyük kısmı için, Müslümanlık hep bir tür ‘geriliğin’ taşıyıcısı olmuş ve bu bakış onları İttihatçıların kucağına oturtmuştu.
Öte yandan Ermenilerin bu tutumunu yadırgamak da kolay değil. Ne de olsa Osmanlı İmparatorluğu’nun cemaatçi ve hiyerarşik yapısı içinde yüzyıllar boyunca Sünni Müslümanların ‘altında’ yaşamak zorunda kalmışlar ve özellikle son dönemlere doğru kendi konumlarını bir tür esaret olarak yorumlamışlardı. Bu nedenle de Ermeniler Osmanlı’daki meşrutiyet hareketlerine gönülden destek verdiler, daha eşitlikçi bir yönetim zihniyetinin yerleşmesine taraf oldular. Buna karşılık Sünni Müslüman cemaat ise anlaşılır bir biçimde kendi ‘doğal’ imtiyazlarını kaybetmek istemedi ve değişime direndi. Böylece Ermeniler kendi doğal müttefiklerini bulmuş oldular: Modern, yani dinden ve dinsel cemaatten bir miktar uzaklaşmış olan elit çevreler...
Bu değerlendirme 1915 sonrasında da değişmedi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.