1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 23 Mayıs 2012 Çarşamba 17:04
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Etyen Mahçupyan MÜLAYİM 17.09.2010
Etyen Mahçupyan
Yerli yabancılar
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar Etyen Mahçupyan - Yerli yabancılar
Etyen Mahçupyan köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Cumhuriyet’in milli söyleminin en göğüs kabartan sahnelerini ‘Kurtuluş Savaşı’ kapsamında derlenen olaylar oluşturur ve bunların taçlanması da Yunanlıların İzmir’de denize dökülmesiyle ifade edilir. Anadolu halkı, kendisini batıdan işgale yeltenmiş olan bir yabancı milleti alt etmiş, denize dökerek onları bu toprakların dışına itmiştir...

İronik olan şey Anadolu’yu bu mücadeleye hazırlayan kadroların da büyük çapta Anadolu dışından gelmeleri, onların da bir miktar ‘yabancı’ olmasıydı. Nitekim Türk yabancıların Türk olmayan yabancıları kovmasının ardından, Anadolu’nun pek de hazır olmadığı bir yabancılaştırma dönemi yaşandı. Toplumun tarihle ve dille olan bağı kopartılırken, âdetler, gelenekler ve inançlar bir ‘gerilik’ olarak tanımlandı. Böylece halk bir anda kendisini mecazi olarak ‘denize’ düşmüş, yani sanki bir yabancı toprakta yaşar buldu. İşin vahimi bu bakış siyasallaşmakla kalmadı, resmî ideolojinin ve devlet bakışının ta kendisi haline geldi. Türkiye Cumhuriyeti, ancak kendisine yabancılaşarak devletin tanımına uygun düşünebilen ve davranabilenlerin ülkesi oldu. Geri kalanlar sanki hasbelkader doğudan gelmek durumunda kalmış ve er geç yine kendi topraklarına dönecek insanlarmışçasına, ideolojik olarak dışlandı. Böylece ortaya epeyce sınırlı ve elitist bir ‘kamusal alan’ anlayışı çıktı. ‘Kamusal alan’, devletin makbul vatandaşlarının, ‘geri’ olanlardan arındırılmış olan imtiyazlı yaşam alanıydı. Bu ortamda siyaset de doğal olarak sözkonusu imtiyazlı kamusal alanın içinde dönmesi gereken bir cemaat içi pazarlık mücadelesiydi...

Türkiye yıllarca bunu yaşadı. Halk bu durumdan kurtulmak için hiçbir fırsatı heba etmedi ama devlet her seferinde halkın tepesine bindi... Böylece Türkiye’de devlet ‘sınıflaştı’. Asker ve yargı bürokrasisi ile laik sermayenin bütünleşmesi, Atatürkçülüğün manevi dokunulmazlığı altında ilelebet sürmesi beklenen bir baskı ve vesayet rejimi yarattı. Gazeteci Jan Devletoğlu’nun İngiltere Dışişleri Arşivlerinde yaptığı ve bugünlerde piyasada olan çalışması, 12 Eylül 1980’den bir buçuk yıl önce bile, laik kesimin işadamlarının nasıl darbe savunuculuğu yaptığını kişisel tanıklıklara dayanan raporlar üzerinden ortaya koyuyor.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Etyen Mahçupyan Makaleleri:
  1. Öteki sol - 19.09.2010
  2. Yerli yabancılar - 17.09.2010
  3. Değişim - 15.09.2010
  4. Çağdaşlık - 12.09.2010
  5. Son kerte soruları - 10.09.2010
  6. Kırılma - 08.09.2010
  7. Vatandaşlık referandumu - 05.09.2010
  8. Korku ve nefretin siyaseti - 03.09.2010
  9. İçimizdeki Ugandalılar - 01.09.2010
  10. Ahmaklar dünyası - 29.08.2010
  11. Ahmaklar evi (2) - 27.08.2010
  12. Ahmaklar evi (1) - 25.08.2010
  13. Evet ama yetmez - 22.08.2010
  14. Boykotçular - 20.08.2010
  15. Utangaçlar - 18.08.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Çetin Doğan kaybetti
  Pakistan’la yüksek düzeyli işbirliği
  Beş asır da geçse hesabı sorulur
  BDP: Kapımız sonuna kadar açık
  Talimatı kim verdi
  ‘Kabule şayan’ puşi kararı
  Vodafone Türkiye’nin geliri yüzde 28 arttı
  PTT’ye giriş yaşı 30’dan 35’e çıktı
  Mükemmellik Adayı ödülü Finansbank’a
  Anadolu Sigorta primde birinci oldu
  Operasyonun görüntüsü yok
  Brezilya’dan ekonomiyi canlandırma paketi
  12 Eylül için Meclis’e ifade verecek
  ABD ordusunu ‘çakma Çin malı’ skandalı vurdu
  Dergideki iz tutuklama sebebi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 23.05.2012
Dindarlar ve Kürtler
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 23.05.2012
Celâlettin Can’dan, Mustafa Yalçıner’e
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 23.05.2012
Silahsız çözüm umutları sönerken
AÇILIM
Emre Uslu - 23.05.2012
Uludere köylüleri sınırı geçmese de bombalanacaktı
MEO VOTO
Mithat Sancar - 23.05.2012
İktidar sinizmi
SOLDUYU
Roni Margulies - 23.05.2012
Şiddet ve sosyalizm
TELESİYEJ
Telesiyej - 23.05.2012
Murathan Mungan’ın söylediklerini düşünerek...
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 23.05.2012
Su akar, yatağını bulur...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 23.05.2012
Girit’e giderken anılar
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 23.05.2012
Avrupa kemeri ‘savunma’dan sıkacak
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 23.05.2012
Halil Berktay’ın en haklı benim, en iyi ben bilirim totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 23.05.2012
Neşe Düzel’in röportajı
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 23.05.2012
Üç harf...
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 23.05.2012
Farklı bir arkadaş
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Etyen Mahçupyan - "Yerli yabancılar" başlıklı köşe yazısı
23.05.2012 17:04:41