Amerika’da Wall Street’e karşı başlatılan protesto gösterileri tahmin edilenden çok daha büyük ses getiriyor. Bu haftasonu Washington DC göstericilerin işgaline uğrayacak. Parasızlıktan ve işsizlikten bunalan halk kent merkezini istilaya hazırlanıyor. Tabii ki barışçıl bir biçimde.
Geçenlerde bahsini ettiğim üç çocuklu aile de protestolara katılmayı planlıyor.
“Dibe vurduk” dedi bir tanıdık. “Sesimizi duyurmanın vakti geldi” diye de devam etti.
Bende mi bir sorun var yoksa genel durum mu böyle, ama etrafımda maddi sıkıntı çekmeyen komşu, tanıdık kalmadı. Herkes hayat pahalılığından, yetiştirememekten ve ‘sistemden’ şikâyet ediyor.
Peki, halkın isteklerine politikacılar yanıt verebilecek mi? Ya da, 2012 yılı kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde hangi aday, nasıl bir vaatte bulunarak halkın oyunu almayı başaracak?
İşin en kötü yanı başkan adaylarının Wall Street protestolarına karışmakta fazla girişken davranamamaları. Çünkü başkanlık kampanyalarına en yağlı bağışlar Wall Street’ten geliyor. Bu hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar için geçerli.
Cumhuriyetçiler protestocular karşısında daha şanssız. İlke olarak muhafazakâr adaylar Wall Street şirket yöneticilerine arka çıkmalarıyla bilinir. Hatta çoğu aday eskiden bir şekilde bu şirketlerde üst düzey görev yapmıştır.
2012 yılı başkanlık seçimlerinin ölüm kalım noktası ekonomi olacağı için bence potansiyel başkan adayının devam etmekte olan protestolara dair politikasını çok iyi belirlemesi ve net tavır sergilemesi gerekiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.