Hem güzel hem de eğlenceli bir yer olan ülkemizi daha sık ziyaret etmeliyiz galiba! Canınızın sıkılma ihtimali yok denecek kadar azken unutkanlık ile tutarsızlığın kol kola girişi her daim monotonluğun önünde set vazifesi görüyor.
Birbirinden güzel şiirleri nice besteci ve yorumcuya ilham vermiş Ümit Yaşar Oğuzcan “Gün gelir de unuturmuş insan, en sevdiği hatıraları bile” derken, başbakanken yoğun tepkiler aldığı günlerde “Unuturlar, unuturlar, merak etmeyin herşeyi unuturlar” diye vatandaşları tanımlayan ve de haklı çıkan Turgut Özal’ında hakkı teslim edilmeli!
Temmuz başında ülke gündemine bomba gibi düşen şike soruşturmasında ilk bir kaç güne, iki hafta sonrasına ve şimdiye bakıldığında ele geçen spor da arınma fırsatının heba edildiği açık ve net. Herkesin hâkim, savcı, cellât veya yandaş olduğu ve kendi fikrinin dışındakileri ciddiye almadığı, güvenmediği yerlerde bizim gibi saflar haricinde büyük çoğunluk işlerin gideceği noktayı tahmin etti ve yanılmadı!
Hayatları boyunca yaptıkları ve söyledikleriyle tutarlı davranan küçük bir azınlığın hakkını teslim edip, onlara içtenlikle saygı gösterdiğimizin altını çizerken “Bu kirli ligi artık takip etmeyeceğiz!” diyenlere seslenmek isteriz; seyretseniz ne olur seyretmeseniz ne olur?
Faal antrenörlük yaşantısına dönüş kararı alan Mustafa Denizli’nin giderayak söylediği bir kaç cümle sebebiyle konuyu açtığımızı söyleyip tecrübeli hocanın demecini hatırlatalım; “Türkiye’den iki takımdan teklif aldımsa da ülke de yaşananlar beni etkilediğinden burada çalışmayı istemedim, İran’a gidiyorum!” Enteresan çünkü Lig TV’de yorumculuk yapmasına ortaya çıkan çirkinlikler mani olmamıştı! Diğer yandan İstanbul’un üç eski kulübünden birinden faraza teklif almış olsaydı yine reddeder miydi, doğrusu ondan da emin değiliz! O vakit Türk futboluna damga vurmuş hocalardan Denizli’ye “Ne gereği vardı bunun?” denebilir, değil mi?
Geçelim Galatasaray’a.
Yazının devamını okumak için tıklayın.