“Basit bir yalan devasa şöhreti kolaylıkla mahveder” diyordu 17. asrın derin izler bırakıp geçen Baltasar Gracián’ı. Aylar, mevsimler, yıllarca büyük fedakârlıklar yapılarak, bin bir zorluğa katlanılarak tesis edilmiş ismin, ünün saniyeler içinde kaybolup gitmesi ıstırabın zirvesi olsa gerek.
Dün sabah kariyerlerini mahveden sporcularla ilgili yazıyı okurken aklımıza ilk gelip takılan şey İspanyol düşünür Gracián’ın ne kadar haklı olduğuydu. Muhammed Ali’nin popülaritesini yakalaması beklenirken kendini bir anda cezaevinde bulan Mike Tyson’dan, geçmişinde Amerikan futbolunun en değerli oyuncularından biri kartviziti dururken eski karısını ve sevgilisini öldürmekle suçlanan, beraat ettiği halde halkın gözünde itibarını kaybeden, sonrasında hayat pusulası şaşan O.J. Simpson’a; evrenin en çok kazanan sporcusuyken kliniklerde rehabilitasyona mahkûm edilen Tiger Woods’tan beysbolun taçsız yıldızı Shoeless Joe’ya varıncaya dek yığınla isim listedeyken; galiba Joe Paterno’yu diğerlerinden ayırmak gerek.
Çünkü önümüzdeki ay 85 yaşına girecek, dile kolay tam 45 senedir aynı üniversitenin futbol coach’luğunu yapan, stadyumun önüne heykeli dikilen spor dünyasının bu çok önemli figürü, 84 senede kazandıklarını saniyeler içerisinde kaybederken platform da arka plandaydı..
Penn State Üniversitesi’nde 15 sene asistan coach’luk da yaptığı düşünüldüğünde ömrünün 60 yılını aynı müesseseye sarfetmiş ve karşılığını da maddi manevi en üst doyuma ulaşarak almış bir hocanın, tereddütsüz kapı dışarı edilmesinin ve saygınlığının sıfıra inmesinin sebebiyse eski yardımcısının öğrencileri taciz ettiğini öğrendikten sonra durumu üstlerine bildirip, takibini gereğince yapmayışı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.