Dün Ankara’da Kızılay’dan Kolej’e doğru yürürken gözlerimiz yolun solunda kalan binalardan birine kayınca zihnimizde canlanan bir anı, uzunca süre gülümsetti bizi. Baktık güldük, yeniden baktık yine güldük...
1970’li yılların başında o binanın karşısına geçip yarım saat boyunca “ha şimdi yıkılacak, ha şimdi yıkılacak!” diye kalabalık ahaliyle beraber bekleyişimizi hatırladık. Düşünebiliyor musunuz; yolu iki taraftan araç ve yaya trafiğine kapatıp bu akşam mutlaka yıkılacak dedikleri bina 40 sene geçmiş, sapasağlam ayakta!
Kuvvetle muhtemeldir ısrarla kapatılmaya çalışılan şike tahkikatı hakkında da Yaradan bizlere, sizlere ömür verirse 10-20-30 sene sonra bile “o şike yapmıştı-yapmamıştı, bu mazlumdu-zalimdi, bu işler bu ülkede düzelmez-düzelir!” tartışmalarına şahit olacağız. İşin daha kötüsüyse Cumhurbaşkanı’nın veto ettiği tasarı eski haliyle de TBMM’den geçse, değişikliğe de uğrasa futbolumuzu bekleyen son belli; kamplaşma, güvensizlik, hesap kapatma ve asla geri gelmeyecek saygınlık.
Hemen her konuda birbirlerine muhalefet etmeyi neredeyse şiar edinmiş siyasi partilerin, şike yasası hakkında gösterdiği dayanışmayı da sanmayın ki bu ülkenin onurlu insanları kolayına unutacak! Dahası bu aceleciliğin ve aşırı merhametin nedenini anlamakta da zorlanıyoruz. Kimse 130 sene içeride yatmasın ama suçluysa bir kaç ayda da dışarı çıkmasın!
Tutukluların şu âna kadar gösterdiği dayanışmaysa takdire şayan! Abartılı istenen hapis cezalarına karşın kimsenin itirafçı olmaya yanaşmayışı düşündürücü! Ya bu adamlar gerçekten masum, ya yola çıktıkları arkadaşlarını satmayacak derece de ahitlerine vefalı, yahut da kanun yapıcıların onlara yardımcı olacağına bir şekilde inandırılmış, ikna edilmişler! Sebep ne olursa olsun ihaleyi birbirlerinin üstüne yıkmaya çalışmadan arzu ettiklerini alacak oluşları ibretlik!
Siyasetin en güçlü isimlerinden birisinin söylediği “Kimse bu kanun teklifini yeniden gündeme getirmeyecektir” mealindeki sözlerin neredeyse tükürüğü kurumadan kabul cephesinden gelen tepkilerin manasıysa açık değil.
Yazının devamını okumak için tıklayın.