Muhtemelen daha önceleri işitmemişsinizdir George Chuvalo adını. En zor sporların başında gelen profesyonel boks dünyasında, 93 maç yapıp sırtı 10 saniye yere yapışmadan kariyerini tamamlayan, dayanıklılığıyla nam salmış bir eldivendi.
Ringde korkmayışı, yılgınlık göstermeyişi, dayak yese bile rakibin üstüne üstüne gidişiyle bilinen Chuvalo, ilginçtir ününü, kazandığı 73 maça, nakavt olmayışına değil Muhammed Ali’yle dövüşmesine borçlu. İşte size büyüklüğün bambaşka bir tanımı daha; yendiğiniz rakibe dahi nam kazandırmanız, onur bahşetmeniz.
Ufak bir nüansı izahta sürekli zorlanıyoruz; büyüklük zaferlerle, galibiyetlerle, şampiyonluklarla gelen ve yenilince giden bir değer değildir. Yaşama bakıştan başlayıp sonucu kabullenmekte gösterilen olgunluğa varıncaya değin bir silsiledir ve alması da zordur, taşıması da.
Boks organizasyonlarının tanınmış ismi Aaron, Muhammed Ali’nin menajeriyken başından geçen bir olayı anlatıyor, kulak verelim: “Las Vegas’ta maç için konakladığımız otelde bir odanın faturaları çok kabarıktı. İncelediğimde gördüm ki şahsı tanımıyorum. Adamı bulup ‘Sen kimsin’ diye sorduğumda ‘Muhammed Ali’nin dostuyum, o bana istediğini yapabilirsin dedi’ diye pişkince karşılık verince yüzüne baktım, tam bir sahtekâr, buna rağmen yine de şampiyonu davet edip sordum; ‘Bu adamı tanıyor musun?’ Yemin ederim ki Ali onu tanımıyordu ama bir ona bir bana bakıp ‘Arkadaşımdır, masraflarını bana yazın’ deyiverdi.”
Geçenlerde ABD’de futbol denince (soccer değil) ilk akla gelen isim olan Joe Patterno’nun 46 yıldır Penn State Üniversitesi’nde hocalık yaptığından, emekli olsa ayda 43 bin dolar alacağından bahsetmiştik.
Yazının devamını okumak için tıklayın.