1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 23 Mayıs 2012 Çarşamba 17:25
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Fatih Uraz AĞLARIN İÇİNDEN 16.08.2011
Fatih Uraz
Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat Fatih Uraz - Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat
Fatih Uraz köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Yeşilçam’ın Yeşilçam olduğu zamanlarda geniş halk kitlelerinin sevgisine mazhar olmuş film yıldızlarının birkaç şarkı ezberleyip, biraz şan dersi alıp, iki-üç tuvalet diktirtip sahneye çıkması âdettendi. Bu sayede onlar paralanıp banka hesaplarını şişirirken dinleyici kulaklarıysa günlerce kendine gelemezdi! Aynen yedi asır önce Sadi’nin “Civa getirip kulağıma dökün ki sağır olayım, bu sesi ömrüm oldukça bir daha duymamayım!” kabilinden yakındığı gibi...

İşte “Haddini bilmeyen hiçbir şeyi bilemez” misali, değil bülbül misali şakımak, karga kadar dahi sesi vermeyen ünlü bir artist sabun köpüğü gibi başlayıp sönecek sahne hayatı esnasında hedefini “Radyo sanatçısı olmak istiyorum” diye açıkladığında gazinocular kralı Fahrettin Aslan dayanamayıp “Eğer o radyo sanatçısı olursa Allah o radyonun hoparlörlerini patlatır!” diye isyan bayrağını çekmişti.

Şimdi biz de diyoruz ki, Başbakan, değil sabahtan akşama 2011’den politik hayatı bitimine dek esip gürlesin, milyon değil milyar dolar tanıtım parası harcasın, delegelere katlar- yatlar- şatolar hediye etsin; Türkiye olimpiyatları alamaz, alamamalı da. Çünkü sporu ve sporcuyu sevmeyen, yalnızca futbolcuyu, basketbolcuyu ve madalya getireni seven, aslındaysa kendinden başka hiç kimseyi gerçek manada sevmeyen, aktif sporu değil seyirci konumunu yeğleyen, güzel oyuna ve seyir zevkine değil galibiyete odaklanan, milli maçlara hile-hurda karıştıran, kazananın yüceltildiği kaybedenin aşağılandığı, insanların spor salonlarına ve stadyumlarına kavga çıkarmak-hakaret etmek için gittiği, yollarda arabaların insanlardan daha fazla önemsendiği, vatandaşın vekiline- askerine- polisine- yargısına- gazetecisine- sendikacısına- sporcusuna- avukatına- bürokratına velhasıl kendisi dışında kimseye güvenmediği bir ülkeye neden olimpiyat versinler ki?

Lobi yapmak elbette yadsınamayacak derece de önemli bir faaliyettir ancak alanlarında marka olmuş, yaptıkları işle özdeşleşmiş, hayata kendi penceresinden bakabilen, insanlarla sıcak ilişkiler kuracak çapta sanatçımız, sporcumuz, siyasetçimiz, çığır aşan ilim adamımız olmadıktan sonra “Güneşimiz parlak, tarihimiz eşsiz, mutfağımız leziz” ve para saçacağız diye olimpiyat verirler mi bize?


Bir Mandela adının Güney Afrika’ya Dünya Kupası’nı getirdiğini inkâr edebilir miyiz? Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk dışında dünya çapında romancımız mı var?
O müthiş yeteneğinin ve sportif başarısının getirisini hiçbir alanda (ne kişisel ne de ülke menfaati anlamında) yeni ufuklara tahavvül ettiremeyen Naim Süleymanoğlu acep nerededir şimdi? Dopingle suçlanan diğer cep herkülümüz haricinde bir de dünya çapında bir bayan atletimiz vardı değil mi? Neylersiniz ki o da yasaklı madde kullanımından cezalı! Dağda domuzu eksik denecek ölçüde servete sahip Hidayet diye bir NBA oyuncumuz vardı galiba; hani Başbakan’a “Para önemli değil ama hani şu primler!” diye tv ekranları karşısında ettiği laflardan sonra adı modern dilenciye çıkan basketbolcu.

Yazının devamını okumak için tıklayın.

 

Diğer Fatih Uraz Makaleleri:
  1. Kahramanlıktan sıfıra, sıfırdan kahramanlığa - 22.05.2012
  2. Asla demeyeceksin yeşil sahalarda - 18.05.2012
  3. Galatasaray buluyor Beşiktaş bulamıyor - 15.05.2012
  4. Fener mi, Cim-Bom mu - 11.05.2012
  5. Özhan Canaydın Semih’i yumruklasa! - 08.05.2012
  6. Ve şike masalının sonu - 04.05.2012
  7. Frikikler penaltı gibi - 01.05.2012
  8. Penaltı ne Messi dinler ne Ronaldo - 27.04.2012
  9. Neyse ki Valdes var - 24.04.2012
  10. Sizi gidi ‘prick!’ler sizi - 20.04.2012
  11. Terim-Mancini, Melo-Tevez farketmiyor - 17.04.2012
  12. Muslera İngiltere’de oynar mı - 13.04.2012
  13. Play-off kötü değil mi yoksa - 10.04.2012
  14. Beyin bu, sarsılmaya gelmez - 06.04.2012
  15. Serdar Bilgili, Cenk, Ramazan - 03.04.2012
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Çetin Doğan kaybetti
  Pakistan’la yüksek düzeyli işbirliği
  Beş asır da geçse hesabı sorulur
  BDP: Kapımız sonuna kadar açık
  Talimatı kim verdi
  ‘Kabule şayan’ puşi kararı
  Vodafone Türkiye’nin geliri yüzde 28 arttı
  PTT’ye giriş yaşı 30’dan 35’e çıktı
  Mükemmellik Adayı ödülü Finansbank’a
  Anadolu Sigorta primde birinci oldu
  Operasyonun görüntüsü yok
  Brezilya’dan ekonomiyi canlandırma paketi
  12 Eylül için Meclis’e ifade verecek
  ABD ordusunu ‘çakma Çin malı’ skandalı vurdu
  Dergideki iz tutuklama sebebi

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 23.05.2012
Dindarlar ve Kürtler
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 23.05.2012
Celâlettin Can’dan, Mustafa Yalçıner’e
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 23.05.2012
Silahsız çözüm umutları sönerken
AÇILIM
Emre Uslu - 23.05.2012
Uludere köylüleri sınırı geçmese de bombalanacaktı
MEO VOTO
Mithat Sancar - 23.05.2012
İktidar sinizmi
SOLDUYU
Roni Margulies - 23.05.2012
Şiddet ve sosyalizm
TELESİYEJ
Telesiyej - 23.05.2012
Murathan Mungan’ın söylediklerini düşünerek...
GÜNDEM DIŞI
Bülent Şirin - 23.05.2012
Su akar, yatağını bulur...
SAĞLI SOLLU
Gürbüz Özaltınlı - 23.05.2012
Girit’e giderken anılar
DÜNYA PİYASALARI
Abdullah Karatash - 23.05.2012
Avrupa kemeri ‘savunma’dan sıkacak
PARALEL HAYATLAR
Levent Yılmaz - 23.05.2012
Halil Berktay’ın en haklı benim, en iyi ben bilirim totemi
HÜR VE HESAPSIZ
Sedat Tunalı - 23.05.2012
Neşe Düzel’in röportajı
CADININ BOHÇASI
Esmeray - 23.05.2012
Üç harf...
SARHOŞ SAYDAMLIK
Solmaz Kamuran - 23.05.2012
Farklı bir arkadaş
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Fatih Uraz - "Radyonun hoparlörleri ve olimpiyat" başlıklı köşe yazısı
23.05.2012 17:25:21