Taraf Gazetesi http://www.taraf.com.tr Düşünmek Taraf Olmaktır Mon, 03 Aug 2015 16:50:15 +0000 tr-TR hourly 1 http://wordpress.org/?v=4.2.3 AKP hükümeti, zam pazarlığı için gelen memurları polis şiddetiyle karşıladı http://www.taraf.com.tr/ekonomi/akp-hukumeti-zam-pazarligi-icin-gelen-memurlari-polis-siddetiyle-karsiladi/ http://www.taraf.com.tr/ekonomi/akp-hukumeti-zam-pazarligi-icin-gelen-memurlari-polis-siddetiyle-karsiladi/#comments Mon, 03 Aug 2015 16:50:15 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=74033 Yaklaşık beş milyon kamu emekçisini (2 milyon 900 bin memur ve 1 milyon 900 bin memur emeklisi) ilgilendiren 2016/2017 yılı toplu sözleşme görüşmeleri, polisin KESK’lilere biber gazlı saldırısıyla başladı. Toplu görüşmelerin yapılacağı Çalışma Bakanlığı’na yürümek için AŞTİ istasyonunda toplanan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri önüne barikat kuran polis, kalkan ve biber gazıyla müdahalede bulundu. İki sendikacı hastaneye kaldırılırken üç yönetici gözaltına alındı. Arbede sonrası üye ve yöneticilere kaldırımdan yürüme izni verilirken, sendikalılar sloganlarla bakanlığa ulaştı.

KESK Başkanı Lami Özgen, müdahaleyi eleştirerek “Korkuyorlar, AKP’nin politikalarına boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” diye konuştu.

ERTELENSİN

Özgen, yetkisiz ve geçici hükümetle esaslı bir karar alamayacağını ve yeni hükümet kurulana kadar görüşmelerin ertelenmesi gerektiğini tekrarladı.

2.SATIŞA HAYIR

Önceki dönem Memur-Sen’in imzaladığı toplu görüşme zaptının ‘memurları satış sözleşmesi’ olduğunu belirten Özgen, “Masada ikinci satışı yapmalarını engelleyeceğiz” diye konuştu. KESK’lilere destek için Bakanlığın önüne gelen DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, “Hükümetin, 20 milyon kişinin geleceğiyle ilgili karar verme yetkisi yoktur” dedi.

HDP’DEN KANUN TEKLİFİ

KESK’e destek için Bakanlığın önüne gelen HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da, TBMM’ye üç maddelik kanun teklifi verildiğini bu teklifle yeni hükümete kadar görüşmelerin ertelenmesini, emekçilerin kayıplarının telafi edilmesini ve Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun değiştirilmesini istediklerini açıkladı. Hükümet ile sendikalar arasındaki 2016-2017’ye ilişkin mali ve sosyal haklar için yapılan görüşmelerde Kamu İşveren Heyeti’ne Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Kamu Sendikaları Heyetine ise Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın başkanlık yaptı.

Türkiye Kamu-Sen adına ise genel başkan İsmail Koncuk yer aldı. Toplu görüşmeye Bakanlık Müsteşarı Ahmet Erdem, Devlet Personel Başkanı Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü İlhan Hatipoğlu ile üç sendikasının temsilcileri katıldı. Görüşme öncesi, KESK Başkanı Özgen, bakanlığa yürümek isteyen üyelerine yönelik polis şiddetine tepkisini dile getirirken, Bakan Faruk Çelik, “İki yıllık görüşme sürecinde ciddi deneyimler elde ettik. Daha iyi diyalog temenni ediyoruz. Görüşmelerin hayırlı olmasını diliyorum. “ dedi.

KİM NE İSTİYOR

Kamu İşveren Heyeti temsilcileri ile en çok üyeye sahip Memur-Sen ile Türkiye Kamu-Sen ve KESK yetkililerinin katılımıyla ve 31 Ağustos’a kadar sürdürülecek toplu görüşmelerde sendikaların talepleri özetle şöyle: MEMUR-SEN Maaşlara 2016’nın ilk 6 ayında % 8, ikincisine % 8 toplam %16, 2017 ilk ve ikinci 6 ayında % 7’den % 14 zam. 177 lira olan eş yardımının 275’e 6 yaş üstü için 20 lira, 0-6 yaş için de 41 lira olan çocuk yardımının her çocuk için 75 liraya çıkarılması. %15’i aşan vergi tutarını işverenin ödemesi.

KESK Görüşmelerin eylül ya da ekim ayına ertelenmesini talep eden KESK, en düşük maaşın 2 bin 323 TL’den 2 bin 900’e yükseltilmesini (% 25 zam) istiyor. Aylık 290 lira aile yardımı, aylık 232 lira çocuk, 276 lira yemek, 395 lira kira yardımı, ulaşım için aylık abonman ve yılda asgari ücret tutarında 2 ikramiye. Ücretlerin asgari ücret kadar kısmının vergiden muaf tutulması, ek ödemelerin emeklilere de yansıtılması, tüm emeklilere çalışanlar gibi promosyon verilmesi ve 30 yılı aşan hizmetlere ikramiye kararının ilgili tarihten önce emekli olanları da kapsaması.

TÜRKİYE KAMU-SEN 2016’da toplam maaş artış talebi telafi zammı, büyüme ve refah payı dahil olmak üzere maaşlarda toplam yüzde 22’lik artış, taban aylığa seyyanen net 100 lira, 2017 içinse yüzde 20 zam ve taban aylığa seyyanen 150 lira zam. Yılda iki kez dini bayramlar öncesi tüm kamu görevlilerine ve emeklilere bin 600 lira “bayram ikramiyesi.” Memur maaşını oluşturan bütün kalemlerle ek ödeme, döner sermaye, ek ders, fazla mesai, ikramiye gibi tüm ödemelerin emekli keseneğine dahil edilerek, emekli olacak memurların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi, emeklilere de aile yardımı ve çocuk parası gibi sosyal yardımlar yapılmasını, banka promosyonu verilmesi.

ADNAN KESKİN

]]>
http://www.taraf.com.tr/ekonomi/akp-hukumeti-zam-pazarligi-icin-gelen-memurlari-polis-siddetiyle-karsiladi/feed/ 0
Soma faciasından kurtuldu, yeni işinde elektrik çarpması sonucu öldü http://www.taraf.com.tr/yasam/soma-faciasindan-kurtuldu-yeni-isinde-elektrik-carpmasi-sonucu-oldu/ http://www.taraf.com.tr/yasam/soma-faciasindan-kurtuldu-yeni-isinde-elektrik-carpmasi-sonucu-oldu/#comments Mon, 03 Aug 2015 15:34:34 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73998 301 madencinin yaşamını yitirdiği maden faciasından arkadaşı sayesinde kurtulan Rahmi Sözüer, elektrik çarpması sorucu hayatını kaybetti.

Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasından kurtulan, İzmir ‘in Bayraklı Belediyesi çalışanı Rahmi Sözüer, Doğançay’da yürütülen inşaat çalışması sırasında kullandığı arabanın yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu hayatını kaybetti.

36 yaşındaki Sözüer’in, nişanlı olduğu ve evlilik hazırlığı yaptığı öğrenildi. Rahmi Sözüer, 13 Mayıs 2014 tarihindeki Soma faciasından önce vardiya değişimi için madene gitti. Arkadaşının kendi yerine madene girmesiyle ölümden son anda kurtuldu.

Yaşanan acılar üzerine bir daha madene girmeme kararı alan Sözüer, bir yıl sonra Bayraklı Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde taşeron hizmet veren firmada, geçen temmuz ayında işe girdi. 20 gündür burada çalışan Sözüer, geçen cumartesi sabah saatlerinde iş kazası geçirdi. Belediyenin Doğançay’daki şantiye alanına kamyonla dolgu malzemesi götüren Sözüer yükü indirdiği sırada, kamyon kasası yükselerek alanda bulunan yüksek gerilim hattına temas etti. Bunun farkına varamayan Sözüer, aracın metal aksamına değince elektrik akımına maruz kalarak yaşamını yitirdi. Sözüer’in cenazesi, otopsiden sonra pazar günü memleketi Soma’da toprağa verildi.
CİHAN

]]>
http://www.taraf.com.tr/yasam/soma-faciasindan-kurtuldu-yeni-isinde-elektrik-carpmasi-sonucu-oldu/feed/ 0
HDP’nin ‘Zergele Köyü heyeti’ belli oldu http://www.taraf.com.tr/politika/hdpnin-zergele-koyu-heyeti-belli-oldu/ http://www.taraf.com.tr/politika/hdpnin-zergele-koyu-heyeti-belli-oldu/#comments Mon, 03 Aug 2015 14:54:35 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73996 Kandil’e yarın gidecek olan HDP heyetinde yer alacak isimler açıklandı.

Hava harekatında bombalanarak sivillerin öldüğü iddia edilen Kandil bölgesindeki Zergele Köyü’ne yarın sabah gidecek olan HDP heyetinde milletvekilleri Osman Baydemir, Kadri Yıldırım, Hüda Kaya ile HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür ve MYK üyesi Hatice Altınışık’ın yer alacağı belirtildi.

DHA

]]>
http://www.taraf.com.tr/politika/hdpnin-zergele-koyu-heyeti-belli-oldu/feed/ 0
Beykoz’da halk otobüsü devrildi…Çok sayıda yaralı var http://www.taraf.com.tr/guncel-haber/beykozda-halk-otobusu-devrildi-cok-sayida-yarali-var/ http://www.taraf.com.tr/guncel-haber/beykozda-halk-otobusu-devrildi-cok-sayida-yarali-var/#comments Mon, 03 Aug 2015 13:39:44 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73993 İstanbul Beykoz’da, seyir halindeki halk otobüsü devrildi. Kazada ilk belirlemelere göre ikisi ağır 10 kişi yaralandı.

Kaza saat 15.00 sıralarında, Beykoz’dan Anadolu Kavağı istikametine giden yol üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir halk otobüsü kontrolden çıkarak devrildi. Kazada 2’si ağır yaklaşık 10 kişi yaralandı. Yaralılar için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi.

]]>
http://www.taraf.com.tr/guncel-haber/beykozda-halk-otobusu-devrildi-cok-sayida-yarali-var/feed/ 0
Altan Tan: Kandil tek taraflı çatışmasızlık ilan edip HDP’ye fırsat vermeli http://www.taraf.com.tr/politika/hdpli-altan-tan-kandil-tek-tarafli-catismasizlik-ilan-edip-hdpye-firsat-vermeli/ http://www.taraf.com.tr/politika/hdpli-altan-tan-kandil-tek-tarafli-catismasizlik-ilan-edip-hdpye-firsat-vermeli/#comments Mon, 03 Aug 2015 12:50:53 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73987 Diyarbakır HDP Milletvekili Altan Tan, “Çatışmasızlık süreci Türkiye’yi rahatlattı. Kürtlere karşı önyargılı görüşleri olan geniş halk kitleleri önemli oranda ikna edildi. Kandil şu an tek taraflı çatışmasızlık ilan etmelidir. Kandil’in de HDP’ye fırsat vermesi Kürt siyasetine alan açması lazım” dedi.

Zaman’dan Doğan Ertuğrul‘un soruların yanıtlayan Altan Tan’ın açıklamalarının bir bölümü (3 Ağustos 2015) şöyle?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet, PKK’dan çok HDP’yi hedef tahtasına koydu. Erdoğan, HDP’ye neden bu kadar öfkeli?

Çünkü HDP büyük bir suç işledi ve Tayyip Erdoğan’ın ihtiraslarına gem vurdu. “Başkan olamazsın” derken sultan olamazsın, dedi. Çünkü Erdoğan’ın istediği başkanlık değil, sultanlıktı. HDP aynı zamanda AK Parti’yi tek başına iktidardan düşürdü. Bu durum 13 yıldır hiç kimseyi takmadan iktidar sürenleri çıldırttı. Şu an yaşanan sorunun nedeni bu hazımsızlıktır. Oysa demokrasilerde sonucu kabul etmek gerekir. Hazmetmek lazım. Ama Erdoğan ve AK Parti hazmedemedi.

Partinin kapatılma ya da eşbaşkanlar başta birçok ismin dokunulmazlıklarının kaldırılması gündemde. Sizce bu ihtimal ciddi mi?

Bu tehlikeli süreci yaşamayız deme lüksümüz yok. Türkiye’nin siyasi geçmişi, en akla ziyan şeylerin olabileceğini göstermiştir. İttihatçılar bakanlar kurulu bastı, bakanları vurdu. En son Orhan Doğan ve arkadaşları yaka paça Meclis’ten götürüldü. Bir korku salmak istemem ama hiçbir şey olmaz deme lüksümüz yok. Siyasi çılgınlıklar küçük adımlarla başlar ve nereye kadar gideceği bilinmez.

Yalçın Akdoğan, ‘Çözüm HDP’ye kazandırdı’ dedi. Sürecin askıya alınmasının tek nedeni AK Parti’ye oy kaybettirmesi ve başkanlık hayalinin bitmesi mi?  

Hayır. Çözüm sürecinde temel bir yanlış vardı. Devlet ve Kürt siyasetinin çözüm sürecinden aynı şeyi anlamadı. Devletin kafasındaki şuydu. PKK dağdan insin, teslim olsun, silahları bıraksın ve Kürtler şu anki durumdan daha öte hiçbir şey istemesin. Bu şu demekti, eskiden döverek asimile ediyordum, şimdi gelsinler şarkılarını, türkülerini söylesinler, dillerini öğrensinler ve acısız bir şekilde dayak yemeden asimile olsunlar. Kürtlerin ise anadilde eğitim, o dilin kamusal alanda kullanımın serbest olması ve bölgesel yönetim gibi çeşitli talepleri var. Çünkü Kürtler, eşit vatandaşlar olarak her TC vatandaşının sahip olduğu hakları istiyor.

Erdoğan, uzlaşması imkânsız gibi görünen bu iki beklenti arasında nerede durdu?

Tayyip Erdoğan için çözüm süreci halkı oyalamak, 3 seçimi atlatma operasyonuydu. Yerel seçim, cumhurbaşkanlığı ve 7 Haziran… Erdoğan, bu seçimi atlatayım Kürtler de beni başkan yapsın… Ondan sonra da bakayım… Çünkü kafalarında yeni bir Türkiye formatı yok. Eski laikçi ulus devlet paradigmasını devam ettiren, -ki Erdoğan, laikçi paradigmayı törpüledi ama Türkçü ulus devlet formatını cilalayarak devam ettirdi- bu bakış açısı çözüm getirmedi.

HDP, İmralı ve Kandil çözüm iradesi görmediyse süreç nasıl devam etti?

Çünkü o çatışmasızlık süreci Türkiye’yi rahatlattı. Kürtlere karşı önyargılı görüşleri olan geniş halk kitleleri önemli oranda ikna edildi. Barış, çatışmasızlık ve kan dökülmemesi ortak payda oldu. Bu kazançtır. Öcalan, Newroz açıklamasıyla bir perspektif sundu. “Ortadoğu’da stratejik ortağımız Türkiye’dir. Türkler ve kürtler AB ve Batı bloku içinde yer almalıdır, Ortadoğu konfederasyonu kurulmalıdır. Biz Türkiye’yi bölmek, parçalamak istemiyoruz, Kürt siyasal hareketi Türkiye’de hak arama mücadelesini silahla yapmayacak… Silah dönemi bitmiştir, demokratik bir mücadele verecektir” dedi. Bu barış ortamında HDP kendini doğru ifade ederek yüzde 13 oy aldı. Aslında gerçek çözümü konuşmak için en doğru nokta burası… 8 Haziran sabahı gerçek bir çözüm süreci başlatmak için fırsat doğdu.

Madem şartlar bu kadar uygundu PKK neden yeniden çatışma başlattı?

Çözüm sürecinin perspektifi böyle gitseydi, hem devlet hem de Kandil bu çizgiye birebir uysaydı, sorun çözülürdü. Eğer 21 Mart açıklaması çerçevesinde silah taktik olarak değil, stratejik olarak devreden çıkmışsa, yol kesme, araç yakma, şantiye basma ve tekrar başlayan öldürme eylemleri dahil hiçbiri kabul edilemez. Velev ki Ergenekon artıkları böyle bir tezgâh peşinde iseler bile bunlar kabul edilemez. 21 Mart perspektifi dışında hareket edilmiştir.

Yani PKK içinde bir kanat ya da bazı gruplar çatışma mı istiyor?

PKK’nın da en azından belli bir kesimi, evet… Ceylanpınar’daki polisleri önce üstlendiler sonra biz öldürmedik dediler. Bunlar karanlık işler. Sürece dönecek olursak, sadece PKK’nın silah bırakmasıyla Kürt sorunu çözülmez. Silah bir sonuçtur. PKK dağdan inmezse seçim barajı inmeyecek mi, anadil hakkı verilmeyecek mi? Demokratikleşme adımları dağdan inmesine bağlanamaz.

PKK ile ne müzakere edilmeliydi?

PKK ile silahlar nasıl susar, kime teslim edilir, dağdan inenler ovada nasıl siyaset yapar onu konuşacaksın.  Devlet basit bir işportacı mantığı ile işte ben Öcalan’la görüşürüm, dışarı çıkma sözü verir ikna ederim, o da PKK’yı dağdan indirir, ben de kulağımız üzerine yatarım. Öcalan’ın getirilmesinden sonra 5 yıl ülkede pat pat patlamadı ama devlet kendince kurnazlık yaptı. Ama hâlâ bir ümit var. Allah göstermesin, 50 bin insan daha ölse bile yine aynı masa kurulmak zorunda…

AK Parti ile yeniden masa kurulabilir mi?

Tayyip Bey’in ihtirasları devam ettiği sürece çok zor. Gerçek çözümün başlaması gereken aşamadayız. Erdoğan, bizim yok etmek istediğimiz bir düşmanımız değil. Aramızda kan davası yok. Tayyip Bey’e ve arkadaşlarına şunu söylüyoruz. Sultanlık hayaliniz yanlış. Ben istediğim ihaleyi istediğime veririm, havuz sistemi kurar 100 milyon dolar alırım, istediğimi büyükelçi, istediğimi orgeneral yaparım demek sultanlıktır. Biz Erdoğan’ın ihtiraslarını durdurmak ve Erdoğan’a bu imkânı sunan AK Parti iktidarını engellemekle mükellefiz. Ancak çözüm için AK Parti ile görüşmeye de devam ederiz.

PKK tek taraflı ateşkes ilan etmeli

Öcalan’ın bu çatışma sürecine müdahale etme ihtimali var mı?

Öcalan, bir aşamada duruma mutlaka müdahale edecektir. Etmelidir de. PKK üzerinde, Kürt siyasi hareketi üzerinde etkili tek şahıs odur. Ama hükümet Öcalan’ı da bizleri de araçsallaştırmak istiyor. Kandil’in de net bir karar vermesi gerekiyor. 21 Mart 2013’te silahlar Türkiye’de taktik olarak değil, stratejik olarak devre dışı kalmıştır denilmişse bu söz geçerli mi, değil mi?

Çatışmalar planlıysa PKK neden ek taraflı çatışmasızlık ilan etmiyor?

Bana göre Kandil şu an tek taraflı çatışmasızlık ilan etmelidir. Türkiye’de Gladyo varsa amaç erken seçimleri etkilemekse, Tayyip Erdoğan seçimler için bir savaş çıkarmak istiyorsa bütün bu ‘eğer’lerin cevabı evetse o zaman Kandil’in tek taraflı çatışmasızlık ilan etmesi gerekir. Polis öldürmeler, araç yakmalar gibi tüm eylemlerin çok net söylüyorum, sonlandırılması gerekir.

Kandil, bu kadar kritik bir zamanda neden iktidarın işine gelecek adımlar atıyor. Yoksa MİT aracılığıyla gizli mutabakat mı var?

Bakın istihbari bilgiye sahip değilim ama halk arasında bir kanaat var; efendim HDP Tayyip Erdoğan’ı başkan yaptırmadı ama böyle giderse Kürt siyaseti Tayyip Erdoğan’ı başkan hatta sultan yapacak. Kurulan bu tezgâh bu şekilde devam ederse ‘HDP şiddeti destekliyor, PKK şiddetten vazgeçmiyor’ algısı üzerinden Erdoğan’ın çizdiği tablo devam ederse korkarım ki Erdoğan başkan olur.

Kandil, HDP tam da Türkiye partisi olurken neden ayar veriyor?

Kandil’in de HDP’ye fırsat vermesi Kürt siyasetine alan açması lazım. Yüzlerce binlerce eylem, öldürme, inanın Kürt kadınlarının Tayyip Erdoğan’a sırtlarını dönmesi kadar etkili olmamıştır. Seçime 1 gün kala Ağrı ve Iğdır’a ziyaret yaptı; Ağrı 4-0, Iğdır 2-0 oldu. Türkiye halkı bizim çığlığımıza, havarımıza cevap vermiştir. ‘Seni duyduk, anladık ve kredi açtık’ demiştir.

Bu, Kandil’i neden rahatsız ediyor?

Bu yeni bir durum. 80 vekil 1 yıl önce hayaldi. Bu gerçeğe hepimiz alışacağız.

Kandil de alışacak yani…

Kandil de, biz de… Türkiye de bunu kabullenecek. Bu sancılı ama hayırlı bir süreç. Dünyada siyasi mücadeleye başlayıp sonra silaha sarılan hareketler vardır. Silah siyasetin emrindedir bu hareketlerde. Bir de silahla isyanla başlayıp siyasallaşan hareketler var. Türkiye hâlâ tam olarak askeri vesayetten çıktı denilemez. Kürt siyasetinde de bu işin legalleşmesi siyasetin devreye girmesi, bir süreçtir. Ama bunun da bin sene sürmemesi lazım. Bunu Kandil’in de en hızlı şekilde hayata geçirmesi lazım. Bu nedenle Öcalan, bu işlere müdahil olsun istiyoruz. Kandil’deki arkadaşlar da siyaset yapabilme imkânı bulsun.

Siyaset yapsın tamam da PKK böyle bir dönemde silah bırakır mı?

Suriye bu haldeyken PKK nasıl silah bıraksın? Var mı bir güvencesi? Birileri gelip ey Kürtler ben sizin geleceğinizi garanti altına alıyorum, diyor mu? Bu şartlarda nasıl silah bıraksın?.. Ama bunu söylerken Türkiye içinde bir devrimci  halk savaşı başlatmanın da yanlış olduğunu söylüyoruz. Bazı arkadaşlarımız darılıyor ama devrimci halk savaşı denilen işler 80’lerin Angolas’ında Bolivya’sında kaldı. Türkiye’nin içinde bir devrimci halk savaşından bahsetmek iç savaş demektir. Bu bir pirus zaferidir. Kobani, Halep, Şam ortada… Bunun için savaş yaptırmayacağız diyoruz. Hem hükümete hem PKK’ye söylüyoruz.

 

]]>
http://www.taraf.com.tr/politika/hdpli-altan-tan-kandil-tek-tarafli-catismasizlik-ilan-edip-hdpye-firsat-vermeli/feed/ 0
ABD ilk kez Suriye ordusunu hedef alabilir http://www.taraf.com.tr/dunya/abd-ilk-kez-suriye-ordusunu-hedef-alabilir/ http://www.taraf.com.tr/dunya/abd-ilk-kez-suriye-ordusunu-hedef-alabilir/#comments Mon, 03 Aug 2015 12:49:35 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73986 Beyaz Saray’ın aldığı yeni bir kararla eğit-donat programı kapsamında Suriye’de çatışmalara giren silahlı muhaliflere hava desteği sağlayacağı belirtiliyor.

Eğer bu gruplar Beşar Esad rejiminin saldırısına uğrarsa, ABD jetleri Suriye’de iç savaşın başlamasından bu yana ilk kez doğrudan Suriye ordusunu da hedef almış olacak.

Eğit-donat programına alınan ve ‘ılımlı isyancılar’ olarak tanımlanan grupların başlıca hedefinin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olması bekleniyor.

Büyük bir bölümü eğit-donat programı kapsamında Türkiye’de eğitim gören bir grup Suriyeli silahlı muhalif, Halep kenti yakınlarında Nusra Cephesi tarafından kaçırılmıştı.

Ancak bu grupların eğit-donat programına katılmadan önce Esad güçlerine karşı da çarpıştığı biliniyor ve birliklerin Suriye’ye dönüşünde tekrar Suriye ordusu ile karşı karşıya gelmesinin ihtimal dahilinde olarak kabul ediliyor.

Cuma günü ABD’nin eğittiği birlikler Suriye’nin kuzeyinde şiddetli bir çatışmaya girmiş ve ABD hava kuvvetleri de ilk kez hava desteği sağlamıştı.

Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer, hava desteğinin öncelikli olarak isyancıların Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) mevzilerine ilerleyişinde devreye gireceğini belirtti.

Ancak ABD tarafından eğitilen birliklerin Suriye’deki herhangi bir grubun saldırısına uğraması halinde, karşıdaki silahlı grup kim olursa olsun hava desteğinin sağlanacağı da vurgulanıyor.

 ‘HER TÜRLÜ DESTEK VERİLECEK’

ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyonun Suriye’de IŞİD’e yönelik operasyonlara başlamasından bu yana Esad’a bağlı güçler ABD savaş uçaklarını hedef almamıştı.

Ancak Washington’un aldığı son kararla ABD uçakları ile Esad güçlerinin karşı karşıya gelebileceği belirtiliyor.

Haber ajansı Associated Press, “Beyaz Saray ile Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) hava kuvvetlerinin değişen angajman kuralları konusunda detaylı bilgi vermekten kaçındı” diyor.

Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlikten Sorumlu Danışmanı Alistair Baskey ise ABD tarafından eğitilen isyancıların çatışmalara girdiklerinde ‘her türlü desteği alabileceklerini’ söyledi ve “Buna savunma amaçlı silah kullanımı da dahil” dedi.

KREMLİN TEPKİLİ

ABD’nin muhalifleri destekleme kararına Rusya’dan ise tepki geldi. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, bu tür adımların Suriye ordusunun IŞİD’e karşı etkinliğini zayıflatacağını söyledi.

Peskov, “Moskova bir şeyi defalarca dile getirdi: Suriye’deki muhalifleri desteklemek ülkenin daha da istikrarsız hale gelmesine yol açar” vurgusunu yaptı.

BBC TÜRKÇE

]]>
http://www.taraf.com.tr/dunya/abd-ilk-kez-suriye-ordusunu-hedef-alabilir/feed/ 0
Tek başına seyahate çıkan otostopçu robot ABD’de saldırıya uğradı http://www.taraf.com.tr/bilim-ve-teknoloji/tek-basina-seyahate-cikan-otostopcu-robot-abdde-saldiriya-ugradi/ http://www.taraf.com.tr/bilim-ve-teknoloji/tek-basina-seyahate-cikan-otostopcu-robot-abdde-saldiriya-ugradi/#comments Mon, 03 Aug 2015 12:43:09 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73982 Almanya ve Kanada’dan sonra ABD’de ‘tek başına’ seyahate çıkan otostopçu robot hitchBOT, kimliği belirsiz kişilerin saldısına uğradı. Saldırı üzerine hitchBOT projesi rafa kaldırıldı.

Robotu geliştiren ekipten, Kanada’nın Toronto Ryerson Üniversitesi uzmanı Frauke Zeller, hitchBOT’un ABD turunun ikinci haftasında saldırıya uğradığını söyledi.

Zeller, robotun başının ve kollarının Philadelphia eyaletindeki bir otoparkta kimliği belirsiz kişilerce koparıldığını açıkladı. Robotun ABD’nin en doğusundaki Massachusetts’ten batıdaki Kaliforniya eyaletinde otostop çekerek gitmesi planlanıyordu. Saldırı üzerine hitchBOT projesi rafa kaldırıldı.

hitchBOT’un başına gelen talihsiz olay, sosyal medyada da gündeme geldi. Otostopçu robotun Twitter hesabının 47 binden fazla takipçisi vardı. Bir takipçisi, “Seni 201508031323_robot1özleyeceğiz” mesajı attı.

Zeller, robotun tüm parçaları ve geziye ilişkin veriler bir araya getirildikten sonra projenin bir bilançosunu çıkaracaklarını söyledi. Zeller, “Ondan sonra hangi somut adımları atarız, şimdilik ben de bilmiyorum” dedi.

Birahaneye götürüp selfie çektirdiler

hitchBOT adı verilen sosyal deneyle “robotların insanlara güvenip güvenemeyeceği” sınanıyordu. Otostopçu robot şimdiye kadar bu alanda olumlu deneyimler edinmişti. Robot, “metal kafasına” öpücük konduranlardan birlikte selfie çektirenlere kadar birçok iyi niyetli insanla “tanışmıştı”. Kanada’da bir grup onunla gezintiye çıkmış ve kamp yapmıştı. Almanya’da ise birahaneye götürülmüş, Neuschwanstein Şatosu gezdirilmişti.

hitchBOT, Almanya’da katıldığı bir TV programında gezisine ilişkin “görüşlerini açıklarken” şu ifadeleri kullanmıştı: “İnsanlar hakkında son derece olumlu düşüncelere sahibim. İnsanların yardımseverlik ve dostlukları olmasaydı hayatta bir şeye sahip olamazdım.”

hitchBOT projesinin web sitesinde ABD’deki olayın ardından, “Bazen iyi robotların başına kötü şeyler gelebiliyor. İnsanlara olan sevgim hiçbir zaman azalmayacak” mesajına yer verildi.

Deutsche Welle

]]>
http://www.taraf.com.tr/bilim-ve-teknoloji/tek-basina-seyahate-cikan-otostopcu-robot-abdde-saldiriya-ugradi/feed/ 0
Başbakan’a: ‘Askerde ölenler fakir çocuğu; AKP’linin çocuğu nasıl muaf oluyor’ http://www.taraf.com.tr/yasam/basbakana-askerde-olenler-fakir-cocugu-akplinin-cocugu-nasil-muaf-oluyor/ http://www.taraf.com.tr/yasam/basbakana-askerde-olenler-fakir-cocugu-akplinin-cocugu-nasil-muaf-oluyor/#comments Mon, 03 Aug 2015 12:34:36 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73975 Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, “Savaş kararı alan hükümet üyelerinin çocukları ve yakınları, askerlikten bedelli yoluyla ve şaibeli çürük raporlarıyla muaf olurken, yoksul ve emekçi halkın çocukları zorunlu askerlik nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘Teröre karşı sivil inisiyatif’ adlı toplantıdaki “Evlatlarımızı da feda etmeye hazırız” sözünün Türkiye halklarını büyük bir endişeye sevk ettiğini anlatan HDP’li İrmez, bunun üzerine TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. İrmez, Başbakan Davutoğlu’ndan yazılı cevaplamasını talep ettiği soru önergesinde şunları kaydetti:

“Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ile ilgili başlatılan çözüm süreci; 7 Haziran genel seçimlerinde istediği sayıya ulaşamayan geçici AKP hükümeti tarafından çözüm karşıtı uygulamalarla durdurulmuştur. Türkiye halklarının barış istemlerine karşın geçici AKP hükümeti savaş politikalarını tekrar devreye sokmuştur. Bunun vahim sonucunda Türkiye’nin her tarafına cenazeler gitmekte ve bu durum devam etmektedir. Kürt Sorunu konusunda on yıllardır denenen ve hiçbir sonuç vermemiş olan silahlı mücadele ve bu konuda ısrar, sorunu daha derin ve kronik bir hale getirmektedir.”

ASKERLİKTEN KURTULMANIN YOLU

Savaş kararı alan hükümet üyelerinin çocuklarının ve yakınlarının askerlikten bedelli yoluyla ve şaibeli çürük raporlarıyla muaf olduklarını, yoksul ve emekçi halkın çocuklarının ise zorunlu askerlik nedeniyle hayatlarını kaybettiğini öne süren HDP Şırnak Milletvekili İrmez, şu soruları yöneltti:

“2002 yılından bu yana AKP’de milletvekilliği ve bakanlık yapanların kaçının, 1’inci ve 2’inci dereceden yakını askerlik görevinden muaf tutulmak için çürük raporu almıştır? Bunlar kimlerdir? 2002 yılından bu yana AKP’de milletvekilliği ve bakanlık yapanların kaçının 1’inci ve 2’inci dereceden yakını bedelli askerlik yasalarından yararlanmıştır? Bunlar kimlerdir? 2003-2002 yılından bugüne askerlik görevini yapan AKP’li milletvekili ve bakan çocukları nerede askerlik yapmışlardır? Bunlar kimlerdir? Başbakanın basın açıklaması esnasında bahsettiği ve feda edebileceklerini söylediği çocuklar kimlerin çocuklarıdır?

CİHAN

]]>
http://www.taraf.com.tr/yasam/basbakana-askerde-olenler-fakir-cocugu-akplinin-cocugu-nasil-muaf-oluyor/feed/ 0
Taner Yıldız da HDP seçmenini hedef aldı: Üç gün elektriksiz kalsınlar… http://www.taraf.com.tr/politika/taner-yildiz-da-hdp-secmenini-hedef-aldi-uc-gun-elektriksiz-kalsinlar/ http://www.taraf.com.tr/politika/taner-yildiz-da-hdp-secmenini-hedef-aldi-uc-gun-elektriksiz-kalsinlar/#comments Mon, 03 Aug 2015 12:32:14 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73974 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da HDP’ye oy veren seçmeni hedef alarak, üç gün elektriksiz kalındığında fikirlerinin değişeceğini ima etti.

Suruç katliamı ve Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesiyle oluşan savaş atmosferi ve çözüm sürecinin bitme noktasına gelmesi sonrası Erdoğan, geçici AKP hükümeti ve MHP’nin HDP’yi hedef alan açıklamaları sürüyor.

Son olarak Bakan Taner Yıldız da HDP’yi doğrudan PKK’yla ilişkilendirerek erken seçim olsa da olmasa da HDP’ye verilen emanet oyların önemli bir kesiminin ortadan kalkacağına inandığını belirtti.

Yıldız şöyle konuştu: “Şu anda HDP’nin ‘Silahlar sussun, terör olmasın’ cümlesini buradaki AK Parti ve hükümetimize söyleyeceğine eğer cesareti varsa PKK’ya söylemesi lazım. PKK’nın yaptıklarını kınaması lazım. HDP’nin 7 Haziran seçimlerinden önce yaptığı şirin gözükmeler yüzündeki boya aktıktan sonra gerçek haline dönüştü. Bir terör dili haline dönüştü. İster erken seçim olsun isterse olmasın HDP’ye verilen emanet oyların önemli bir kesimin ortadan kalkacağına inanıyorum. Hele hele üç gün elektriksiz kaldığında bunu doğru değerlendireceğine inanıyorum.”

Bakan Yıldız, olası erken seçimde HDP’nin baraj altında kalmasını arzulayan sözlerini koalisyon açıklamalarıyla da destekleyerek, “AK Parti, tabii ki koalisyon çalışmalarında partilerin politikalarına mahkum değildir. AK Parti, yapıcı yaklaşmaktadır. Koalisyon olur veya olmaz. AK Parti samimi bir şekilde çalışmaktadır” dedi.

]]>
http://www.taraf.com.tr/politika/taner-yildiz-da-hdp-secmenini-hedef-aldi-uc-gun-elektriksiz-kalsinlar/feed/ 0
İnsanoğlu 50 yıl öncesine göre daha ‘gerzek’ http://www.taraf.com.tr/yasam/73960/ http://www.taraf.com.tr/yasam/73960/#comments Mon, 03 Aug 2015 12:16:30 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=73960 Kanada’daki Montreal Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, son 50 yılda dünya genelinde toplu zeka seviyesinin 1 IQ puanı düştüğü belirlendi.

İnsanın zeka seviyesinin düşmesine neden olan 7 nedeni belirleyen araştırmacılar, beslenme alışkanlıkları ve teknolojinin beyni yıprattığı uyarısında bulundu.

IQ SEVİYESİNİ DÜŞÜREN 7 NEDEN

1- Doymuş yağlı (margarin) besinler tüketmek: Beynin dopamin hormonu salgılamasını engelliyor, hafızaya zarar veriyor ve beynin reaksiyon verme süresini uzatıyor.

2- Aynı anda birden fazla işle uğraşmak: Beynin yakıt olarak ihtiyaç duyduğu bir şeker çeşidi olan ‘glikoz’ daha hızlı harcanıyor, bu da beynin yorgun düşmesine neden oluyor.

3- Googellamak: Beyni tembelliğe alıştırıyor ve hafıza gelişimini engelliyor.

4- Fazla fruktoz alımı: Meyve, bal ve sebzelerde bulunan doğal şeker fazla alındığında beyin aktivitelerini yavaşlatıyor.

5- Reality şov izlemek: Beyni tembelleştiriyor.

6- Uykusuz kalmak / Jetlag: Öğrenme yeteneğini azaltıyor.

7- Uzun süre sakız çiğnemek: Dikkatin dağılmasına neden oluyor.

NTV

]]>
http://www.taraf.com.tr/yasam/73960/feed/ 0