Taraf Gazetesi http://www.taraf.com.tr Düşünmek Taraf Olmaktır Fri, 30 Jan 2015 06:58:01 +0000 tr-TR hourly 1 http://wordpress.org/?v=4.0.1 Fatih Terim’den çok konuşulacak proje http://www.taraf.com.tr/spor/fatih-terimden-cok-konusulacak-proje/ http://www.taraf.com.tr/spor/fatih-terimden-cok-konusulacak-proje/#comments Fri, 30 Jan 2015 06:58:01 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17842 Türkiye’nin en çok tartışılan stadyumuna, Atatürk Olimpiyat Stadı’na en çarpıcı öneri Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’den geldi. Hürriyet gazetesinden Ahmet Ercanlar’ın haberine göre Terim, en büyük problemi “Rüzgar” olan stadyumun zeminini çevirerek, rüzgarı önleyip ve Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nu 365 gün yaşayan ve çalışan bir mekana çevirmek için yeni bir proje geliştirdi. Fatih Terim bu önerisini ...

Sonrası Fatih Terim’den çok konuşulacak proje Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Türkiye’nin en çok tartışılan stadyumuna, Atatürk Olimpiyat Stadı’na en çarpıcı öneri Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’den geldi.

Hürriyet gazetesinden Ahmet Ercanlar’ın haberine göre Terim, en büyük problemi “Rüzgar” olan stadyumun zeminini çevirerek, rüzgarı önleyip ve Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nu 365 gün yaşayan ve çalışan bir mekana çevirmek için yeni bir proje geliştirdi.

Fatih Terim bu önerisini öncelikle Türkiye Futbol Federasyonu ile paylaştı.

Bu proje hayata adım adım şöyle geçecek:

RÜZGARIN ETKİSİ KALMAYACAK

1- Olimpiyat Stadı’nın zemini 90 derecelik bir açıyla çevrilecek.

2- Yani şu anda numaralı ve maraton tribünleri kale arkası tribünleri olacak.

3- Yapılan ölçümlerde stadın çevrilmesi için bu iki tribün arasındaki mesafe uygun bulundu.

4- Olimpiyat Stadı şu anki haliyle en çok rüzgarı kale arkalarından alıyor.

5- Bu projeyle kale arkasından alınan rüzgarın etkisi minimize edilecek, oyuna etkisi azaltılacak.

6- Ancak proje bununla da yeterli değil. Şu anda kale arkası olarak görünen tribünler biraz daha yükseltilip üzeri kapatılacak.

7- Böylelikle rüzgar sıfırlanacak. 4 yanı kapalı bir stadyum ortaya çıkacak.

120 MİLYON DOLARA MALOLACAK

OLİMPİYAT Stadı’nın bu proje ile değiştirilmesi ise yaklaşık 120 milyon dolara mal olan bu yatırımın hayata döndürülmesi için son çare olarak görülüyor.

Peki bu proje hayata geçerse neler olacak.

1- Stadın çevresine ya da içine alışveriş merkezi ve eğlence merkezi gibi unsurlar eklenecek.

2- 1 yılda yaklaşık 100 maç oynayan (Genç, Ümit, A milli vs. vs.) milli takımlar tüm müsabakalarını burada oynayacak.

3- Süper Kupa finali her yıl burada yapılacak.

4- PTT 1. Lig play-off müsabakaları ve finali de bu statta oynanacak.

5- Stat ihtiyacı olan her kulüp burayı kullanabilecek.

ESAS MASRAFI KALE ARKASI TRİBÜNLER VE ÇATI ÇIKARACAK

OLİMPİYAT Stadyumu‘nun medya merkezi, basın toplantı odaları, soyunma odaları konusunda herhangi bir eksiklik bulunmuyor. Tam aksine bu donanımlar uluslararası standartlarda. Stadın asıl masraf gerektiren bölümü şu andaki kale arkası tribünlerinin yükseltilmesiyle, tribünlerin üstünün kapatılması olacak.

Terim projesinin hayata geçirilmesinin maliyetinin 30 ile 40 milyon dolar arasında değişeceği hesaplanıyor.

 İKİNCİ ÇATIYI HÜRRİYET YAPTIRTTI

ATATÜRK Olimpiyat Stadı’nın ilk projesinde sadece doğu tribününün üstü kapalıydı. Kuş bakışı bakıldığında hilal görüntüsü çıkıyordu. Hürriyet gazetesi ve o dönem yazarı olan Turgay Şeren’in başlattığı kampanya sonrası karşı tribün yani batı tribününün üstü de çatıyla kapatıldı.

MİMARLARIN GÖRÜŞÜ

METE ARAT (TT ARENA’NIN MİMARI): TRİBÜNLER YIKILMALI

GEREKLİ hesaplamalar yapılmadan uzaktan yorum yapmak zor. Ancak Almanya’da yapılmış örneği var. Atatürk Olimpiyat Stadı’nda kale arkası tribünlerin yıkılması şart. Aksi halde aşağı inilerek yenilenirse kapasitesi daha da artar. Mevcut kapasite bile doldurulamıyor. Mevcut çatı sisteminin statla bir ilişkisi yok. Tamamen formalist bir yapıda. Tüm stadı kapatacak bir çatı formu şart.

BÜNYAMİN DERMAN (VODAFONE ARENA MİMARI): FORM KORUNSA DA OLUR

ALMANYA’da Stuttgart’ın stadı olimpiyat formatından futbol stadı formatına döndürüldü. Bir de Wembley Stadı var. Olimpiyat Stadı’nda dönüşüm mümkün. Bulunduğu alan buna müsait. Öncelikle Doğu ve Batı tribünlerinin üzerindeki çatıların komple kaldırılması gerekiyor. Burada zeminde aşağıya inilme tercih edilebilir. Bu durumda mevcut tribün formu korunur. Yani kale arkası tribünlerin yıkılmasına gerek yok

OLİMPİYAT STADYUMUNA 125 MİLYON DOLAR HARCANDI

Temel atma 1999

Açılış 2002

Zemin Çim

Maliyet 125 milyon dolar

Mimar Michel Macary ,Aymeric Zublena

Kapasite 80,597 (2002–2005)

76,092[1] (2005–günümüz)

Boyutlar 105m x 70m

Kiracılar

Türkiye Millî Futbol Takımı

İstanbul B.B. (2007-2013)

Galatasaray SK (2003-2004)

Beşiktaş JK (2013-2015)

WEMBLEY STADI

Futbol aleminin mabetliğini yaptı

– WEMBLEY Stadyumu, İngiltere’nin en büyük ve milli stadyumudur. Londra’daki mabet 90 bin kişilik kapasitesiyle Avrupa’nın Nou Camp’tan sonraki en büyük stadıdır.

– Aynı yerde bulunan eski Wembley stadının 2003 yılında yıkılmasıyla yapılmıştır.

İngiltere Milli Futbol Takımı’nın maçları haricinde konserler de yapılmaktadır.

– Wembley, 7 defa şampiyonlar ligi finali bir defa da Dünya Kupası finaline ev sahipliği yapmıştır.

– FA Cup, Capital One Cup organizasyonları da yarı finallerden itibaren Wembley’de oynanıyor.

OLİMPİYAT STADI

Tarihi finale evsahipliği yaptı

– TEMELİ 1999’da atılan stat 2002’de açıldı.

– 80 bin 597 kişi kapasiteli stat 2005 yılında Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yaptı.

– Liverpool ve Milan arasındaki final büyük çekişmeye sahne oldu ve normal süresi 3-3 bitti tarihe geçti. Gülen penaltılarla Liverpool oldu.

– Başakşehir’e uzun süre ev sahipliği yaptı. Bu sezon ise Beşiktaş zaman zaman orada oynuyor.

Kırılan hiçbir rekor onaylanmıyor

ATATÜRK Olimpiyat Stadı’nda ölçülen arkadan esen rüzgar hızı normal bir günde dahi saniyede 4 metrenin üzerine çıkıyor. (Sınır saniyede 2 metre). Bundan dolayı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda kırılan hiçbir rekor onaylanmıyor.

100 MAÇ OYNANACAK

– Stat için düşünülen en büyük yenilik, zeminin yön değiştirmesi. Yani, mevcut durumdaki zemin 90 derece dönecek.

– Kuzeyden, doğuya doğru dönecek statta şimdiki kale arkaları yıkılıp, yerlerine yeni tribünler yapılacak.

– Böylece rüzgar akımı kesilecek. Burada, ay yıldızlı ekiplere ait merkez oluşturulacak.

– Tüm milli maçlar burada oynanacak. Senede yapılacak maç sayısı ise yaklaşık 100’ü bulacak. Finaller de burada olacak.

ATATÜRK OLİMPİYAT STADI

BATI Tribünü: 27 bin 763

DOĞU Tribünü: 26 bin 763

KALE arkası Güney: 13 bin 335

Kale arkası Kuzey: 13 bin 335

Medya: 2 bin

Özürlü koltuğu: 400

134 giriş kapısı

148 çıkış kapısı.

Açık ve kapalı 18 bin 900 araçlık otopark

100 erkek tuvaleti, 100 lavabo

90 kadın tuvaleti, 68 lavabo

 

Sonrası Fatih Terim’den çok konuşulacak proje Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/spor/fatih-terimden-cok-konusulacak-proje/feed/ 0
Müteahhitler dönüşümde birleşti http://www.taraf.com.tr/ekonomi/muteahhitler-donusumde-birlesti/ http://www.taraf.com.tr/ekonomi/muteahhitler-donusumde-birlesti/#comments Fri, 30 Jan 2015 06:22:14 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17839 İstanbul Anadolu yakasındaki inşaat müteahhitleri aynı çatı altında toplandı. Kadıköy’de son dönemde ön plana çıkan kentsel dönüşümü mülk sahiplerini mağdur etmeden, yerinde, güvenli olarak gerçekleştirmek için İstanbul Avrupa Yakası İnşaat Mühendisleri Derneği (AYİD) kuruldu. Derneğin Başkanı olan Mehmet Sadıkoğlu, AYİD ile sektöre dair birçok problemi aşmayı hedefliyor. Açılış konuşmasında, inşaatları standartlaştırmak, belediyelerde takılı kalan ruhsat ...

Sonrası Müteahhitler dönüşümde birleşti Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
İstanbul Anadolu yakasındaki inşaat müteahhitleri aynı çatı altında toplandı. Kadıköy’de son dönemde ön plana çıkan kentsel dönüşümü mülk sahiplerini mağdur etmeden, yerinde, güvenli olarak gerçekleştirmek için İstanbul Avrupa Yakası İnşaat Mühendisleri Derneği (AYİD) kuruldu. Derneğin Başkanı olan Mehmet Sadıkoğlu, AYİD ile sektöre dair birçok problemi aşmayı hedefliyor. Açılış konuşmasında, inşaatları standartlaştırmak, belediyelerde takılı kalan ruhsat sorununu hızlandırmak ve iş güvenliğini sağlamak adına yola çıktıklarını belirten Mehmet Sadıkoğlu, Ortak paydaşları bir araya getirmek, kurucularının ve üyelerinin oluşturduğu inşaat ve müteahhitlik alanındaki bilgi birikimini ve tecrübeyi kullanmak amacıyla AYİD’i kurduk” dedi. Derneğin dönüşüm için planladığı projeleri ise AYİD Genel Sekreteri Hakan Şişik şu şekilde açıkladı: “Dernek üyelerinin inşaatlarına AYİD tabelası konulacak. Bir diğer projemiz ise belirli zaman dilimlerinde üyelerimizin şantiye çalışanlarına iş güvenliği seminerleri düzenlemek. Özellikle Kadıköy’de son dönemde gündemde olan kentsel dönüşümle ilgili bilgi almak isteyen her vatandaşımız, derneğimizi arayabilecek ya da e-posta atarak ulaşabilecekler. Ayrıca Kadıköy sınırları içerisindeki 22 mahallenin her birine ayrı konsept hazırlayacağız. Bunun için her mahalleden bir temsilci seçilip o mahalle hakkında detaylı bilgi sahibi olabileceğiz.”

700 PROJE SIRADA

Derneğin kurucu üyelerinden biri olan Aydoğan Group Yönetim Kurulu Başkanı ve AYİD Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Aydoğan, “2012 yılında 221 ruhsat verilen Kadıköy’de, bu rakam 2013 yılında 329’a, 2014’te 678’e yükseldi. Belediyede 700 projenin beklediği söyleniyor. Bu da Kadıköy’ün ne kadar yoğun bir dönüşüm yaşadığını göstermektedir. AYİD olarak bizler bu sürecin doğru işlemesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

KENT ESTETİĞİ KORUNMALI 

AYİD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Yılmaz Öncel, şantiye güvenliği kadar çevre güvenliği konusuna da dikkat çekti: “Kule vinçlerin kullanımının denetlenmesi ve gerekirse kısıtlanması gerekmektedir. Kent estetiğinin korunmasında estetik kuralların daha aktif olmasını, sokak, bina cephe gibi tüm kent unsurlarının bir arada değerlendirilmesini sağlamak için yenilikçi projeler geliştirilmeli.”

BİLLUR ÖZGÜL

Sonrası Müteahhitler dönüşümde birleşti Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/ekonomi/muteahhitler-donusumde-birlesti/feed/ 0
GENEL SEÇİMDE TAŞERON OYUNU http://www.taraf.com.tr/ekonomi/secim-oncesi-kadro-vaadiyle-aldatilip-isten-cikarilacaklar/ http://www.taraf.com.tr/ekonomi/secim-oncesi-kadro-vaadiyle-aldatilip-isten-cikarilacaklar/#comments Fri, 30 Jan 2015 00:00:23 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17819 AKP Hükümeti’nin, 600 bin taşeron işçisine kadro verileceğine yönelik müjdesinin altından, “kıyım” operasyonu çıktı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren ve kamuoyunda torba kanun olarak bilinen 6552 sayılı kanunda yer alan taşeron maddelerine yönelik ikincil düzenlenme çalışması yapıldı. Maliye Bakanlığı tarafından yapılan çalışmada, düzenleme sonucunda binlerce taşeron işçisinin “işsiz” kalacağı görüldü. Bunun üzerine düzenlemelerin uygulanması ertelendi. Ancak ...

Sonrası GENEL SEÇİMDE TAŞERON OYUNU Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
AKP Hükümeti’nin, 600 bin taşeron işçisine kadro verileceğine yönelik müjdesinin altından, “kıyım” operasyonu çıktı. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren ve kamuoyunda torba kanun olarak bilinen 6552 sayılı kanunda yer alan taşeron maddelerine yönelik ikincil düzenlenme çalışması yapıldı. Maliye Bakanlığı tarafından yapılan çalışmada, düzenleme sonucunda binlerce taşeron işçisinin “işsiz” kalacağı görüldü. Bunun üzerine düzenlemelerin uygulanması ertelendi. Ancak bu erteleme bazı aksaklıkları da beraberinde getirdi. Yıllık olarak kamu kurumlarına verilen taşeron çalıştırma izinleri ve ihale yetkilerinin gecikmesine neden oldu.

TAŞERONA KADRO İDDİASI

AKP Hükümeti, her platformda 600 bin taşeron işçisine kadro verileceğine yönelik iddiaları gündeme getirmeye başladı. 30 Mart yerel seçimleri öncesinde de gündeme getirilen taşeron işçilere kadro verilmesine yönelik düzenlemenin içinden ise, binlerce taşeron işçinin işten çıkarılmasına yönelik bir plan çıktı. Taraf’ın Maliye Bakanlığı üst düzey yöneticilerinden edindiği bilgiye göre, geçtiğimiz çıkarılan ve taşeron işçilere kadro verilmesine ilişkin hükümler içeren 6552 sayılı kanunun ikincil düzenlemeleri için ayrıntı çalışma yapıldı. Yani kanunun fiili anlamda yürürlüğe girmesi için, ikincil düzenlemelerin yapılması ve Bakanlar Kurulu kararı ile de hayata geçirilmesi gerekiyor. Söz konusu yasanın yürürlüğe girmesi ve yani taşeron işçilerinin kadrolu hâle getirilmesi için “Bakanlar Kurulu’ndan çıkarılacak karar ile asli ve yardımcı işlerin tanımı yapılması, buna bağlı olarak da kamu kurumlarına yardımcı işler için ihale ile taşeron çalıştırmalarına” izin verilmesi gerekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, konuyla ilgili çalışmasını tamamladı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sundu.

AĞBAL HÜKÜMETİ UYANDIRDI

Maliye Bakanlığı da aynı konuda bir çalışma yaptı. Ve çalışmada, kamuoyuna “600 bin taşeron işçisine kadro verilecek” denerek duyurulan düzenleme sonucunda binlerce taşeron işçisinin, işsiz kalacağı belirlendi. Bunun üzerine düzenlemenin seçimler sonrasına ertelenmesi kararlaştırıldı. Konuyla ilgili uyarıyı ise Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal yaptı. Ağbal, hükümet üyeleri ile yaptığı görüşmelerde, konunun siyasi boyutuyla ilgili de bilgiler verdi. Ve düzenlemenin seçimler sonrasına bırakılması kararlaştırıldı.

SEÇİM VAADİ OLACAK

İddiaya göre, AKP Hükümeti taşeronlara kadro verilmesine yönelik düzenlemeyi seçimlerde vaat olarak kullanacak. Ancak yapılan çalışmalara göre, kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerin küçük bir kısmı kadroya alınacak. Yine bu çalışmaya göre, düzenlemelerin hayata geçmesi ile birlikte binlerce taşeron işçi işini kaybedecek. Düzenleme sonucunda işini kaybedecek işçi sayısı ise gizleniyor. Yani işten atılacak taşeron işçilerin sayısı gizli tutuluyor.

HÜSEYİN ÖZAY / ANKARA

Sonrası GENEL SEÇİMDE TAŞERON OYUNU Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/ekonomi/secim-oncesi-kadro-vaadiyle-aldatilip-isten-cikarilacaklar/feed/ 0
Fidan’ın ismi AKP’yi karıştırdı http://www.taraf.com.tr/politika/fidanin-ismi-akpyi-karistirdi/ http://www.taraf.com.tr/politika/fidanin-ismi-akpyi-karistirdi/#comments Fri, 30 Jan 2015 00:00:14 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17825 Yakın tarihe damgasını vuran 7 Şubat krizinin bir benzeri bu kez siyasi arenada yaşandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “kara kutusu” olarak bilinen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik söylentiler, AKP Hükümeti’nin ağır toplarını rahatsız etti. Başbakan Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere Saray’a yakınlığı ile bilinen bazı hükümet üyeleri, Fidan’ın adaylığına karşı çıktı. Söz konusu isimler, Fidan’ın MİT’in ...

Sonrası Fidan’ın ismi AKP’yi karıştırdı Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Yakın tarihe damgasını vuran 7 Şubat krizinin bir benzeri bu kez siyasi arenada yaşandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “kara kutusu” olarak bilinen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik söylentiler, AKP Hükümeti’nin ağır toplarını rahatsız etti. Başbakan Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere Saray’a yakınlığı ile bilinen bazı hükümet üyeleri, Fidan’ın adaylığına karşı çıktı. Söz konusu isimler, Fidan’ın MİT’in başında kalarak, dışarıdan bakan yapılması görüşünü savunuyor. Bu durum, seçimde aday olacak bürokratların 10 Şubat’a kadar istifa etmesi gerektiği için, Ankara’da 10 Şubat krizi olarak anılıyor.

FİDAN İSMİ RAHATSIZ ETTİ

7 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimleri, AKP’deki siyasi dengeleri de alt üst etti. Özellikle MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın milletvekili adayı olacağına ilişkin iddialar, “zirvede adaylık” tartışmasının çıkmasına neden oldu. Taraf’ın, AKP yöneticilerinden edindiği bilgiye göre; son dakikada bir değişiklik olmazsa MİT Müsteşarı Fidan milletvekili adayı gösterilecek. Fidan seçimlerin ardından kurulacak hükümette yer alacak. Fidan’ın koltuğunu ise seçimlerde alınacak oy oranı belirleyecek. Fidan’ın ismi ise, “Başbakanlık”, “Dışişleri Bakanlığı” ve “Güvenlik Bakanlığı” için geçiyor.

FİDAN İSMİ RAHATSIZ ETTİ

Başkent’te kapalı kapılar ardında konuşulan bu plan, hükümette rahatsızlığa yol açtı. Bu plana Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcıları Yalçın Akdoğan, Numan Kurtulmuş ve İçişleri Bakanı Efgan Ala’yı rahatsız etti. Fidan’ı kendilerine rakip olarak gören bu isimler, Fidan’ın paralel ile mücadelenin başarılı olması için, bir süre daha istihbaratın başında kalması gerektiği görüşünü savunuyor. Ve, bu isimler mücadelenin sona ermesinin ardından da, Fidan’ın dışarıdan bakan olarak atanmasının daha doğru olacağını dile getiriyorlar. Ancak Hakan Fidan’ın destekçileri ise, Fidan’ın hükümete girmesinin mücadeleyi güçlendireceği görüşünü savunuyor. Şu anda, siyasi hesapların tamamı MİT Müsteşarı Fidan’ın siyasete girip girmeyeceği üzerinde yapılıyor. Bu nedenle Fidan’ın adaylığı üzerinde yaşanan kriz ise 10 Şubat krizi olarak nitelendiriliyor.

HÜSEYİN ÖZAY/ANKARA

Sonrası Fidan’ın ismi AKP’yi karıştırdı Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/politika/fidanin-ismi-akpyi-karistirdi/feed/ 0
‘Diğer’ havuz kimi besledi http://www.taraf.com.tr/politika/diger-havuz-kimi-besledi/ http://www.taraf.com.tr/politika/diger-havuz-kimi-besledi/#comments Thu, 29 Jan 2015 23:00:33 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17822 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın başında olduğu TÜRGEV ve kızı Esra Albayrak’ın yönetiminde yer aldığı Yeşilay Vakfı’na kamudan kaynak aktarımı tartışma yaratırken, kâr amacı gütmeyen kuruluşlara Hazine’den yapılan yardımlarda ciddi artış yaşandı. Maliye Bakanlığı’nın 2006-2013 genel bütçe harcamaları içinde yer alan dernek, birlik, kurum ve kuruluşlara ait yardım kaleminde 2012 ve 2013 yılında rakamlar bir ...

Sonrası ‘Diğer’ havuz kimi besledi Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın başında olduğu TÜRGEV ve kızı Esra Albayrak’ın yönetiminde yer aldığı Yeşilay Vakfı’na kamudan kaynak aktarımı tartışma yaratırken, kâr amacı gütmeyen kuruluşlara Hazine’den yapılan yardımlarda ciddi artış yaşandı. Maliye Bakanlığı’nın 2006-2013 genel bütçe harcamaları içinde yer alan dernek, birlik, kurum ve kuruluşlara ait yardım kaleminde 2012 ve 2013 yılında rakamlar bir anda arttı. Yardımlar 8 yıl içinde 5 milyondan 450 milyon liraya çıktı. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara transfer adı altında yapılan yardımları gösteren 12 kalem içindeki “Diğerlerine” adlı bölümdeki rakamlar ise en dikkat çeken yardım miktarı oldu. 2006 yılında AKP hükümeti bu kaleme sadece 2 milyon 965 bin TL aktardı, rakamlar 5 yıl boyunca fazla değişmedi. Ancak 2012’de bir anda 54 milyona, 2013 yılında ise 435 milyon liraya yükseldi. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi CHP’li İzzet Çetin, “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar kimler? Bunlar cami yaptırma derneği mi, İlim Yayma Cemiyeti adı altındaki cemiyet mi yoksa TÜRGEV’mi? Ya da Yüce Divan oylaması öncesi AKP’ye yakın medya kuruluşlarına, hükümete ve cumhurbaşkanına desteklerini açıklayan STK’ların oluşturduğu Sağlam İrade mi açıklansın” dedi.

HARCAMALAR ANORMAL

İzzet Çetin, kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan yardımlarda, “Dernekler ve diğerleri” başlığıyla yer alan iki kalemdeki harcamaların anormalliğine dikkat çekti. Maliye Bakanlığı verilerine göre; Dernek, birlik, kurum, kuruluş vb. yerlere 2006 yılında 5 milyon 409 bin TL yardım yapılırken, bu miktar 2007’de 7 milyon 357 bin TL, 2008’de 55 milyon 852 bin TL, 2009’da 88 milyon 594 bin TL oldu. 2010’da 111 milyon 701 bin TL, 2011 yılında 172 milyon 925 bin TL, 2012 yılında 354 milyon 154 bin TL, 2013 yılında ise 449 Milyon 473 bin TL oldu. “Diğerlerine” denilen kalemde ise bir yıl içindeki 8 kat artış dikkat çekti. 2012’de 54 milyon TL olan yardım 2013’te bir anda 435 milyona çıktı. “Diğerlerine” başlığıyla yer alan kalemdeki Hazine desteği ise (2006-2010 arasında) 2-3 milyon TL arasındayken; 2011’de 11, 2012’de 54, 2013’te ise 435 milyon TL’ye yükseldi.

GÜLER YILMAZ/ANKARA

Sonrası ‘Diğer’ havuz kimi besledi Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/politika/diger-havuz-kimi-besledi/feed/ 0
Gizemli döviz hareketleri http://www.taraf.com.tr/ekonomi/gizemli-doviz-hareketleri/ http://www.taraf.com.tr/ekonomi/gizemli-doviz-hareketleri/#comments Thu, 29 Jan 2015 22:41:07 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17816 Dün Türk Lirası Amerikan Doları karşısında en düşük düzeyine ulaştı. Ve bir dolar dün öğle saatlerinde 2,4155 liradan işlem gördü. Peki, niye dolara olan talep arttı? Arttı, çünkü Merkez Bankası Başkanı 4 Şubat Çarşamba günü olağanüstü toplantı yapılacağını söyledi. Tabii bu açıklama faiz indirimi yapılacağı beklentisi yarattı. Dolayısıyla dolara olan talep arttı. Bazıları Türk parasının ...

Sonrası Gizemli döviz hareketleri Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Dün Türk Lirası Amerikan Doları karşısında en düşük düzeyine ulaştı. Ve bir dolar dün öğle saatlerinde 2,4155 liradan işlem gördü.

Peki, niye dolara olan talep arttı?

Arttı, çünkü Merkez Bankası Başkanı 4 Şubat Çarşamba günü olağanüstü toplantı yapılacağını söyledi. Tabii bu açıklama faiz indirimi yapılacağı beklentisi yarattı. Dolayısıyla dolara olan talep arttı. Bazıları Türk parasının değer kaybetmesinde Amerikan Merkez Bankası’nın faiz artırımı beklentisinin de rol oynadığını ileri sürüyor. Oysa Amerikan Merkez’in hazirandan önce faiz artırmayacağı artık belli oldu. O hâlde iç değişkenlerin doların hareketlenmesinde etkili olduğunu belirtelim.

Peki, dolar fiyatı ne olabilir?

Hemen cevaplayalım. Bildiğiniz gibi Türkiye’nin kısa vadeli dış borçları 138,7 milyar dolara ulaştı. Bu yüksek tutarlı kısa vadeli dış borç karşısında Merkez’in döviz ve altın rezervleri toplamı 127,3 milyar dolar düzeyinde seyrediyor. Tabii bu durum Türkiye için kırılganlık yaratıyor. Çünkü kısa vadeli borçlara oranlandığında döviz rezervi yeterli görünmüyor. Bir de Türkiye’nin değer kaybeden euro karşısında rekabet gücü kazanması için Türk parasının değer kaybetmesi şart. İşte bu değişkenlerin etkisiyle dolar fiyatı daha da yukarıya gidebilir.

Bütün bu anlattıklarımızın ardından gelelim dolar fiyatına

Mevcut koşullarda Türkiye’ye rekabet gücü sağlayacak dolar fiyatı reel kur endeksi dikkate alındığında 2,57 lira seviyesinde görünüyor. Tabii bu seviye Merkez’in alacağı kararlara göre değişebilir.

 

TÜRKİYE’NİN GİZEMLİ DÖVİZ HAREKETLERİ SORGULANIYOR

Dün Bloomberg Business isimli haber sitesinde Türkiye’nin döviz hareketlerinde tuhaf işlemler olduğu belirtildi. Ve kimsenin bu gizemli döviz hareketlerine bir anlam veremediği açıklandı.

Haber şöyle; Türkiye’ye 2014’ün ilk sekiz ayında 7,9 milyar dolar kaynağı bilinmeyen para girdiği belirtiliyor. Ve Kasım 2014’te birdenbire 3,46 milyar dolar tutarında kaynağı bilinmeyen paranın ülkeden çıktığı söyleniyor. Yine kasım ayındaki bu döviz çıkışının son 16 yıldır aylık en yüksek çıkış olduğu belirtiliyor. Haberde Türkiye’de kaynağı belirsiz yani şüpheli döviz hareketleri olduğunu ve bu nedenle cari açığın finansmanın hep kırılganlık içerdiği ileri sürülüyor.

Gelelim bu haberi niye ele aldığımıza…

Ele aldık, çünkü Merkez Bankası bir türlü ödemeler bilançosu kalemlerindeki hareketlere tam bir açıklık getiremedi. Özellikle net hata ve noksan kalemi kırkambar gibi kullanıyor. Üzerinde fazla çalışmadan kaynağı belirsiz bütün işlemler bu kalemin içerisine alınıyor. Böylece ödemeler bilançosunda sürekli soru işaretleri olan kalemlerle karşılaşıyoruz.

Şimdi gelelim can alıcı noktaya…

2014’ün ilk üç ayında Türkiye’ye tam 8,4 milyar dolar tutarında kaynağı bilinmeyen para giriyor. Sonra yine 2014 ekim ve kasım aylarında 5,3 milyar dolar tutarında kaynağı belirsiz döviz çıkışı oluyor. Bu arada 2014’ün ocak- kasım döneminde ülkeye giren kaynağı belirsiz döviz tutarı 11,1 milyar dolara ulaşıyor. Yine aynı dönemde ülkeden çıkan kaynağı belirsiz döviz tutarı 9,2 milyar dolar oluyor. Ve 2014 yılının on bir aylık cari açığına bu giriş ve çıkışları oranladığınızda 38,7 milyar dolar tutarındaki cari açığın yüzde 52,7’sinin kaynağı bilinmeyen döviz hareketleriyle yönlendiği görülüyor.

O hâlde şimdi cari açığın ne olduğunu tekrar hatırlatıp bir değerlendirme yapalım. Bildiğiniz gibi cari açık bir ülkenin ürettiğinden fazla harcaması anlamına geliyor. Demek ki ürettiğimizden fazla harcadığımız kısmın yüzde 52,7’sinin hangi kaynaklardan gelip gittiğini bilemiyoruz. İşte sorun bu.

SÜLEYMAN YAŞAR

suleymanyasar26@gmail.com

 

Sonrası Gizemli döviz hareketleri Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/ekonomi/gizemli-doviz-hareketleri/feed/ 0
Bahçeli’nin başdanışmanı ile HDP’li Beştaş arasında canlı yayında gerginlik http://www.taraf.com.tr/politika/bahcelinin-basdanismani-ile-hdpli-bestas-arasinda-canli-yayinda-gerginlik/ http://www.taraf.com.tr/politika/bahcelinin-basdanismani-ile-hdpli-bestas-arasinda-canli-yayinda-gerginlik/#comments Thu, 29 Jan 2015 22:32:53 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17836 CNN Türk ekranlarındaki Şirin Payzın ile Ne Oluyor? programında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Metin Özkan ile HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş arasında “Başkanlık” gerginliği yaşandı. Tartışmaya daha sonra Yeni Şafak Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi de katıldı. Programın moderatörü Şirin Payzın ise zor anlar yaşadı. İşte canlı yayında sinirlerin gerildiği o anlar

Sonrası Bahçeli’nin başdanışmanı ile HDP’li Beştaş arasında canlı yayında gerginlik Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
CNN Türk ekranlarındaki Şirin Payzın ile Ne Oluyor? programında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Metin Özkan ile HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş arasında “Başkanlık” gerginliği yaşandı.

Tartışmaya daha sonra Yeni Şafak Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi de katıldı. Programın moderatörü Şirin Payzın ise zor anlar yaşadı. İşte canlı yayında sinirlerin gerildiği o anlar

Sonrası Bahçeli’nin başdanışmanı ile HDP’li Beştaş arasında canlı yayında gerginlik Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/politika/bahcelinin-basdanismani-ile-hdpli-bestas-arasinda-canli-yayinda-gerginlik/feed/ 0
Yolcu otobüsü ile kamyon çarpıştı: 48 yaralı http://www.taraf.com.tr/guncel/yolcu-otobusu-ile-kamyon-carpisti-48-yarali/ http://www.taraf.com.tr/guncel/yolcu-otobusu-ile-kamyon-carpisti-48-yarali/#comments Thu, 29 Jan 2015 22:21:44 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17832 Bingöl-Muş karayolunda bugün akşam saatlerinde, yolcu otobüsü ile karşı yönden gelen bir kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 48 kişi yaralandı. Akşam saatlerinde, Bingöl’den Muş istikametine giden İzzettin Başak yönetimindeki 65 BB 181 plakalı yolcu otobüsü ile karşı yönden gelen ve henüz sürücüsünün kimliği belirlenemeyen 23 LF 168 plakalı kamyon, Beyaz Toprak Mevkiinde çarpıştı. ...

Sonrası Yolcu otobüsü ile kamyon çarpıştı: 48 yaralı Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Bingöl-Muş karayolunda bugün akşam saatlerinde, yolcu otobüsü ile karşı yönden gelen bir kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 48 kişi yaralandı.
Akşam saatlerinde, Bingöl’den Muş istikametine giden İzzettin Başak yönetimindeki 65 BB 181 plakalı yolcu otobüsü ile karşı yönden gelen ve henüz sürücüsünün kimliği belirlenemeyen 23 LF 168 plakalı kamyon, Beyaz Toprak Mevkiinde çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle şarampole devrilen otobüste 48 kişi yaralandı.

Ambulanslarla Bingöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Kazaya karışan kamyon şoförünün olay yerinden kaçtığı iddia edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.

DHA

 

Sonrası Yolcu otobüsü ile kamyon çarpıştı: 48 yaralı Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/guncel/yolcu-otobusu-ile-kamyon-carpisti-48-yarali/feed/ 0
Susturulmuş ruhların sessiz dansı http://www.taraf.com.tr/kultur-ve-sanat/susturulmus-ruhlarin-sessiz-dansi/ http://www.taraf.com.tr/kultur-ve-sanat/susturulmus-ruhlarin-sessiz-dansi/#comments Thu, 29 Jan 2015 22:07:10 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17828 Cannes Film Festivali ve Oscar törenlerinde yarışan filmler ard arda vizyona girmeye devam ediyor. Bu hafta vizyona giren Timbuktu, 87’nci Akademi Ödülleri Yabancı Dilde En İyi Film dalında yarışacak. Afrikalı yönetmen Abderrahmane Sissako’nun yönetmenliğini yaptığı Timbuktu, bölgede egemenliğini ilan eden cihat savaşçılarının dayattığı yeni yaşam biçimini anlatır. Bu dayatmanın getirdiği sessizlik filmin bütün yüzeyine yayılsa ...

Sonrası Susturulmuş ruhların sessiz dansı Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Cannes Film Festivali ve Oscar törenlerinde yarışan filmler ard arda vizyona girmeye devam ediyor. Bu hafta vizyona giren Timbuktu, 87’nci Akademi Ödülleri Yabancı Dilde En İyi Film dalında yarışacak. Afrikalı yönetmen Abderrahmane Sissako’nun yönetmenliğini yaptığı Timbuktu, bölgede egemenliğini ilan eden cihat savaşçılarının dayattığı yeni yaşam biçimini anlatır. Bu dayatmanın getirdiği sessizlik filmin bütün yüzeyine yayılsa da bu sessizliği dansla dağıtır yönetmen. Sessizliğin dansı ruhun önlenemeyen çığlığı gibi yükselir filmde.

İNSAN DOĞASINA AYKIRI YASAKLAR

Kendilerini halkın “veli”si ilan eden cihat savaşçıları, üzerine aldıkları vekaletle halkın ruhunu cihat cenderesinde sıkıştırdıkça sıkıştırır. Hoporlörlerden her gün bir yasak anons edilir halka: Müzik dinlemek yasak, dans etmek, eğlenmek, ortalıkta “öylesine, boş boş” bir şey yapmadan yürümek yasak. Fakat insan doğasına aykırı bu yasaklar, onları koyanların bile ruhunu gemlemeye yetmez. Bir cihat savaşçısının sessizce yaptığı dans, ruhun derinliklerinden gelen itkiyi gemleyemediğinin bir işareti gibidir. Top olmadan futbol maçı yapan insanların seromonisi de öyle…Sissako, filmin içine yerleştirdiği karakterlerle çıkış yolunu göstermek ister izleyiciye. Sağduyuyu temsil eden cami imamı, Tanrı’nın sözleriyle cihatçıların başını öne eğdirirken, bu sayede onların inançlarını sorgulamalarını da sağlayacaktır. Filmin en önemli karakterlerinden biri de köyün delisi Zabou’dur. Ancak Zabou gibi “çılgın”, “otorite tanımaz” ruh hâli çıkış yoluna ulaştıracaktır insanları. Balık sattığı halde eldiven takması istenen kadının isyanı şehrin genel tepkisine dönüştüğünde, Zabou gibi “deliliğin sınırı”na geldiğinde kurtulacaktır Timbuktu halkı, kimbilir.

BAĞIŞLAYICI OLAN YALNIZCA ALLAH’TIR

Şehir merkezinde bunlar olurken, Kidane, çölde karısı Satima, ruhunu tamamladığını söylediği kızı Toya ve çobanları Issan’yla birlikte yaşar. Mutlu ve mesut, cihat savaşçılarından uzak, ancak onların ağırlığını üzerlerinde hissettikleri bir hayat sürerler çölde. Ailenin ineği bir balıkçı tarafından katledilince, Kidane ve balıkçı arasında çıkan kavga, balıkçının istemeden vurulmasıyla sonuçlanır. Her şeyden uzakta, Tanrı’dan sabır dileyerek yaşayan Kidane ve ailesi cihat savaşçılarının pençesine düşmekten kurtulamaz. Bağışlayıcı olan yalnızca Allah’tır. Kul ise intikamını almaktan imtina etmez.

ESRA KARATAŞ

Sonrası Susturulmuş ruhların sessiz dansı Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/kultur-ve-sanat/susturulmus-ruhlarin-sessiz-dansi/feed/ 0
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4) http://www.taraf.com.tr/yazarlar/hrant-dink-ve-1952-luxemburg-4/ http://www.taraf.com.tr/yazarlar/hrant-dink-ve-1952-luxemburg-4/#comments Thu, 29 Jan 2015 22:00:54 +0000 http://www.taraf.com.tr/?p=17806 Türkiye’nin tarihi ile yüzleşmesinin giderek ABD’ye benzemeye başladığını iddia ediyorum. ABD ile kıyaslamama elbette, “çok iyimser olduğum” itirazı yapılabilir. Ama bu itiraz tartışmanın özünü yakalamaktan uzak. Çünkü ileri sürdüğüm görüşün “iyimser veya karamsar” olmakla alakası yok. Türkiye tıpkı ABD gibi olacak, diye bir iddiam yok. Türkiye ABD’nin çok kötü bir kopyası olarak da kalabilir. Hep ...

Sonrası Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4) Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
Türkiye’nin tarihi ile yüzleşmesinin giderek ABD’ye benzemeye başladığını iddia ediyorum.

ABD ile kıyaslamama elbette, “çok iyimser olduğum” itirazı yapılabilir. Ama bu itiraz tartışmanın özünü yakalamaktan uzak.

Çünkü ileri sürdüğüm görüşün “iyimser veya karamsar” olmakla alakası yok. Türkiye tıpkı ABD gibi olacak, diye bir iddiam yok.

Türkiye ABD’nin çok kötü bir kopyası olarak da kalabilir. Hep öyle olmuş zaten.

Sorun Türkiye’nin aynı ABD gibi olup olmamasında değil. Türkiye’nin soruna esas olarak, “dış güçlerle” (Diaspora ve Ermenistan) ele alınacak bir mesele olarak değil, Türkiye’nin iç sorunu olarak yaklaşmasıdır.

Bu noktada Etyen Mahçupyan’a yönelik yapılan eleştiriler önem kazanıyor. Hükümet politikalarını desteklediği için Etyen’e yöneltilen eleştirilere söyleyecek özel bir şeyim yok. Hükümete muhalefet eden insanların, o politikaları destekleyen birisine eleştiri yöneltmelerinden daha doğal ne olabilir ki?

Fakat sorun, Ermeni soykırımı meselesine gelince biraz karışıyor. Ben, Ermeni soykırımı ve çözüm yolları konusunda, Etyen’in söylediklerinden çok farklı şeyler söylendiğini henüz duymadım.

Belki yanılıyorum ama Etyen’e veya hükümete itiraz edenlerde, “sizin önerdiğiniz yanlış, doğrusu budur”, biçiminde açık bir tavır yok. Daha çok, “öyle diyorsun ama bir de bunu yapıyorsun” gibi, hükümetin iç tutarsızlıklarına dikkat çeken eleştiriler sözkonusu.

Hrant için saygı dolu açıklama yapıyorsun ama asıl katilleri yakalamıyorsun”; “24 Nisan’da taziye yayınlıyorsun ama Çanakkale kutlamalarını aynı güne alıyorsun”; “Yeni bir dönem çağrısı yapıyorsun ama hâlâ okullarda Ermenilerin ulusal güvenliğe yönelik en büyük tehlike olduklarını okutuyorsun,” gibi şeyler söyleniyor.

Siyasette karşı tarafın iç tutarsızlıklarına dikkat çekmek elbette çok önemli ama bunun kötü bir boyutu da var. Sonuçta, karşı tarafın merkezde olduğu bir tartışmanın esiri olursunuz. İsteseniz de istemeseniz de gündemin öteki tarafından belirlenmesine yardımcı olursunuz.

Hükümetin yaptıklarının ne kadar yeterli olup olmaması ile sınırlı bir tartışma bir başka şeyin daha göstergesidir.

Demek ki, esas olarak hükümetin söylediklerinden farklı bir şey söylemiyorsunuz.

Ortadaki tartışmayı şöyle özetleyebilirim: tüm taraflar aslında sorunu Türkiye’nin demokratikleşmesinin bir parçası olarak görüyorlar ve ama hükümetin yaptıklarını yeterli bulmuyor ve iç tutarlılıktan yoksun görüyorlar.

Örneğin Etyen, soykırım konusunun Ermenistan Hükümeti’ni doğrudan ilgilendirmediğini söylüyor! Etyen’e karşı çıkanlar ne düşünüyor? Ermenistan konunun muhatabı mıdır? Etyen, Diasporanın manevi olarak sorunun bir parçası olduğunu kabul etse bile resmî olarak görüşülmesi gereken bir taraf olmadığı kanaatinde; karşı çıkanların kanaati ne? Diaspora konunun resmî tarafı mıdır?

Özetle, Etyen’in veya hükümetin söyledikleri yanlış ise doğru olan nedir? Soykırıma çözüm konusunda hükümetten farklı hangi önerilere sahibiz?

Bugüne kadar parça bölük dile getirilmiş fikirlere baktığımda gördüğüm odur ki, esasta hükümetin söylediklerinden farklı şeyler henüz açıkça dile getirilmiş değil. Elbette doğru birtakım önerilerde bulunanlar var. Ama bunlar henüz net ve açık bir siyasi seçenek olarak formüle edilmiş değil.

İşte 1952 Luxemburg’un sırrı da burada yatıyor.

Ben Ermeni soykırımına ilişkin Amerikanvari bir çözüm varsa, bir de Almanya tarzı bir çözüm vardır diyorum ve 1952 Luxemburg Antlaşması’nı, örnek olarak alınması gereken alternatif çözüm tarzı olarak öneriyorum.

Hrant ve adalet anlayışlarını burada anlamlandırmak istiyorum. Soykırımın tanınması sadece Türkiye’nin demokratikleşmesinin bir parçası değildir; Diasporayı ve Ermenistan’ı da kapsayan genel adalet arayışının bir parçasıdır.

1952 yılında Almanya, Luxemburg’da İsrail ile bir antlaşma imzaladı; bu antlaşmaya paralel iki ayrı protokol daha yapıldı ve protokoller Yahudi Diasporası ile Almanya arasında imzalandı. Yani iki farklı muhatap vardı: İsrail ve Yahudi Diasporası. Yahudi Diasporasını, 1951’de kurulan ve kısa adı Hak İddia Etme Konferansı (Claims Conference) olan bir örgüt temsil etti. Antlaşmanın özü, işlenmiş olan bir suçun Almanya tarafından kabul edilmesi ve bunun için de bir tazminatın ödenmesi idi. Tazminat İsrail’e ve Diasporaya ayrı ayrı ödendi.

Almanya, ilgili boyutları olmasına rağmen, sorunu sadece iç mesele olarak görmedi ve İsrail ve Yahudi Diaspora örgütlerini konunun esas muhatapları olarak kabul etti.

Önerdiğim çok açık: Türkiye, soykırımın çözümü konusunda, Ermenistan’ı ve Diaspora Ermenilerini muhatap almak zorundadır ve almalıdır.

Nasıl ki Kürt meselesi, Alevi meselesi konunun muhatapları ile görüşülerek çözülmeye çalışılıyorsa, Ermeni soykırımı da konunun muhatapları ile görüşülerek çözülebilir. Bu da esas olarak Diaspora ve Ermenistan devletidir. Türkiye Ermenileri bu sürecin en önemli katalizörleridir. Konu elbette Türkiye’nin demokratikleşmesi ile doğrudan ilgilidir. Ama adalet ve demokratikleşme bir ve aynı şey değildir.

İşte Hrant Dink’in ve onun için adalet arayışımızın anlamı buradadır. Hrant meselenin bu iki boyutunu birleştiren semboldür.

Konuyu tartışmaya devam edeceğim!

tanerakcam@gmail.com

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Sonrası Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4) Taraf Gazetesi ilk ortaya çıktı.

]]>
http://www.taraf.com.tr/yazarlar/hrant-dink-ve-1952-luxemburg-4/feed/ 0