1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | Abone Destek | Yatırımcı İlişkileri | İletişim 20 Haziran 2013 Perşembe 04:39
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Ferhat Kentel YERİN YEDİ KAT ALTI 07.07.2012
Ferhat Kentel
Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak Ferhat Kentel - Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak
Ferhat Kentel köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Ergenekoncu zihniyet ve faaliyetlerin tavan yaptığı dönemlerde, yani 2000’li yılların başında, Türkiye’de siyaset alanında özellikle AKP hükümetine karşı ya da sivil toplum alanında ezber bozan kişi ve kuruluşlara karşı edep sınırı, ahlak kıstası, izan falan taşımayan bir saldırı sürdürülüyordu.

Bir yanıyla zavallılık derecesinde aptalca; ama diğer yanıyla –okumuş eşekleri ikna edecek derecede başarılı oldukları için korkunç faaliyetleri, “internet andıcı” vesilesiyle biraz olsun öğrendik. Tam olarak ayrıntılarıyla bilmiyoruz ama herhalde genelkurmayvari birtakım kerli ferli makamların arka odalarında, (bkz. Kafka) sıra sıra dizilmiş birtakım adamlar rütbece daha üst ya da “komplo uçma” konusunda kapasitesi daha gelişkin birtakım başka adamların verdikleri direktiflerle harıl harıl senaryo yazıyorlardı. Mesela şöyle senaryolar o dönem çok revaçtaydı: “Abdullah Gül Ermeni’ymiş”; “AB Zirvesi’nde Türkiye’nin bölünmesi halinde izlenecek yola karar verilmiş”; “Abdullah Gül, Colin Powell’la gizli bir anlaşma imzalamış”; “Yahudiler Güneydoğu’daki topraklarımızın yarısını almış”; “Misyonerler dünya kadar Müslüman’ı kafalayıp Hıristiyan yapmış”; “Bor madenlerimizi ele geçirmek için yedi düvel biraraya gelmiş”, vs...

Bu adamlar devletin gizli ödeneklerinden maaş alıyorlardı ve sık sık çeşitli sivil toplum kuruluşlarının nasıl “dışarıdan, şer odaklarından para aldıklarına, köklerinin dışarıda olduklarına” ve nasıl “ihanet ettiklerine” dair “belgeler” üretiyorlardı. Masalara dizilmiş ve direktifleri dinleyerek senaryo üreten bu güruhtaki adamlar, bu işi para karşılığı yaptıklarına göre, şatolarının dışında dile gelen ve hoşlarına gitmeyen düşünceler de ancak para karşılığı üretilmiş olabilirdi tabii ki...

Bu güruhun mensupları, arada sırada gazetelerde çıkan ve efendilerinin hoşuna gitmeyen yazıların yazarlarına karşı sanal âlemden sivri dişler göstererek korkutma işi yapıyorlardı.

En çok, yazınızda “Ermeni” kelimesi ya da “yok olan Ermeniler”, “Ermenilerin yaşadığı acılar” gibi temalar geçtiği zaman, ama aynı zamanda Kürt ya da başörtüsü haklarından bahsettiğiniz zaman, ânında posta kutunuza nefret ve küfür dolu, birbirine tıpatıp benzeyen mesajlar yağmaya başlıyordu. Kafka’nın derin devletinden çıkma bu memurcukların mesajlarında, kökeninizin “aslında Ermeni” olduğunu yazmaları da oldukça sık rastlanılan bir durumdu. Kazayla mektuptaki ismi gerçek zannedip, cevap vermeye kalktığınızda da cevabınız sanal gayya kuyusunda kaybolup gidiyordu tabii ki. Çünkü mangalda kül bırakmayan o mektupların sahiplerinin kullandıkları isim ve adresler –muhtemelen– sadece bir kerelikti.

Derin devletin arka odalarındaki bu Ergenekon faaliyetinin en büyük saflığı Müslümanların adalet arayışlarını da karşısına almak oldu. Evet, epey muhafazakâr insanı da –misyonerlik korkularıyla– belki etkileri altına alıp, korkutmayı başardılar; ancak genel olarak bakıldığında çuvalladılar. Çünkü başörtüsü mevzunu da hedefleri arasına koyunca tam anlamıyla “Müslüman mahallesinde salyangoz satmış” gibi oldular.

İşte şimdi bu faaliyetin memurin takımı biraz “akıllanmış” gibi görünüyor. Müslümanların içinden Müslümanların “hassaslıklarını” okşayarak yapıyor bu işi.

Ya da yıllar öncesinde kaldığı yerden birileri devam ediyor faaliyetlerine... “Kan tahliliyle” her türlü ırkçılığı yapan, “Böyle şerefsizlik görmedi âlem / Mağara devrinden kalan Ermeni / Evsafın sayılmaz, kırılır kalem / Hangi yandan baksan yılan Ermeni”; “Söyle insan mısın Ulan Ermeni... Moskof’tan da alçak olan Ermeni... Dölünü Nemrut’tan alan Ermeni...” gibi satırlar yazabilmiş bir adamın kitabı (Bu Dosyayı Kaldırıyorum) AKP döneminin “Milli Eğitim Müdürü” tarafından “bedava” dağıtılıyor.

Başkalarının nerelerden beslendikleri üzerine epey senaryo yazan bu güruh –Kafkavari mafkavari ama– Ergenekon marifeti ve parasıyla epey iş çıkarıyorlar!

Ancak onların çıkardığı işin, İzmir Mazlum-Der’in “Sivas Madımak katliamıyla” ilgili olarak yükselttiği şu sesin (ve benzerlerinin) vicdaniliği ve sahiciliği karşısında zerre kadar hükmü olamaz:

“Sivas’ı kapkara bir şehir kılan bu duman bulutu biraz aralandığında Çorum’dan- Maraş’a, 6-7 Eylül olaylarından-1915’lere kadar bir dizi katliamın fotoğrafı da çıkıyordu ortaya ve devletin, o kara o derin yüzü sırıtıyordu fotoğrafın fonunda... Zihnimizin her geriye gidişinde; ‘Bir kez daha’ demiştik, ‘bir kez daha utanç günleri.’ Biz Utanmıştık!

(...) Ey bu ülkenin dindarları! Madımak’ın önünden çekilin, kurtarın kendinizi o kalabalıktan. Madımak’ın önünde ve 37 canın ateşinde sırıtan devletin arkasında durmaktan vazgeçin. Aynı kıbleye yöneldiğiniz kalabalığın oyuna nasıl açık oluşunu görün. Sorun kendinize; biz niye gaza geliyor, niçin başkalarının kirli oyunlarına malzeme oluyoruz? Başkasının ateşini yakmakta suçumuz yok mu? Niçin bizim gibi inanmayan, bizimle aynı dili konuşmayanlara canımızın sıkılmasına izin veriyor, öfkemizin hedefi kılıyoruz? Evet, oyundu, evet kumpastı, ama biz olmadan bu oyun ve kumpas oynanabilir miydi? Sorun kendinize ve sıyrılın kalabalıklardan!”

ferhatkentel@gmail.com

 

 

Diğer Ferhat Kentel Makaleleri:
  1. Kutuplu siyasal kültürün Taraf günleri - 04.05.2013
  2. Vekâleten kahramanlık - 27.04.2013
  3. Sakiller karşısında tarz - 13.04.2013
  4. Çözüme Evet! - 06.04.2013
  5. Milleti ayaklarına çağıranlar - 30.03.2013
  6. Newroz/ Nevruz gibi günler! - 23.03.2013
  7. Tiksinme - 16.03.2013
  8. Dalton takıntılılar - 09.03.2013
  9. Yarı-bilgilerin savaşı - 02.03.2013
  10. Barışa ve korkaklıklara dair... - 23.02.2013
  11. ‘Küçük’ hikâyeler - 16.02.2013
  12. Anti-terörizm: küresel güvenlikçi dil - 09.02.2013
  13. Hrant’ın ve Pınar’ın heyecanı - 26.01.2013
  14. Bir Hrant mektubu - 19.01.2013
  15. Buradayız Ahparig! Buradayız Sireli Yeğpayrıs! - 12.01.2013
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  “Sisli” hava iptalleri
  Moskova’da büyük bir “Zerre”
  Fazıl Say’dan “ustalık” dersleri
  New York’ta yazlık sinema
  Genç oyunculara iş imkânı sağlıyor
  Berlin Counterpoint Ensemble İstanbul’da
  Yeni albüm deneysel olacak
  Zuckerberg, kapüşonunu Güney Kore için çıkardı
  Avril sadece sahnede asi
  En uzun asma köprü Çin’de açıldı
  Bir “Boran”dı geldi geçti
  Obezite, gırtlak kanserine neden oluyor
  Edebiyatla hareketlenecek Ege’deki bu “Sakin Şehir”
  Sörf yapmak zor, görüntülemek daha zor
  Beyaz ile sarı artık karışmayacak

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
DİK YAZI
Emre USLU - 19.06.2013
Bomba ihaneti
AKORTSUZ
HAKAN TÖRE - 19.06.2013
Kralın anısına
KULİS TARAFI
Pelin Cengiz - 19.06.2013
Avrupa ile kritik inatlaşma
MODERN ZAMANLAR
Hadi Uluengin - 19.06.2013
İlk hasar tesbiti
BAKIŞ ACISI
Lale Kemal - 19.06.2013
Avrupa’dan kopuş mu
VAZİYET
Ceyda KARAN - 19.06.2013
Adam olmak zaten hamurunuzda yok devam edin, milletvekili olacaksınız
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Ferhat Kentel - "Müslüman mahallesinde Ergenekonculuk yapmak" başlıklı köşe yazısı
20.06.2013 04:39:04