Asıl suçlu benim. Yalnız ben. Evet, hocamız andavalın tekidir, sahaya sürekli yanlış tertip sürmeyi adet haline getirmiştir. Taktikleri bir felakettir; hızlı hücuma çıkan rakiplerin üzerine dangıl dungul salar takımı, saldırgan takımlara karşı da savunmayı geride kurar. Dingil işte n’aparsın!
Oyuncularımızın çoğu süzmedir. Bir yol yapım çalışmasında bile bu kadar çok kazma yoktur. Golcümüzün bir sezonda kaçırdığı golleri yan yana dizsen buradan köye yol olur. Hadi çetrefil pozisyonları bir kenara bıraktık diyelim, ya bomboş kaleye dürtükleyemediği toplara ne demeli? Bahanesi de hep hazırdır ha. Ya son anda top sekmiştir ya da pas çok biçimsiz atılmıştır. Orta saha oyuncularımız hımbılın önde gidenleridir. Allah için ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmazlar. Az biraz koştular mı hemen tıkanıverirler, körük gibi inip çıkan ciğerlerinin hırıltısı şehrin öteki ucundan duyulur. Savunmacılarımız futbolu bıraktıktan sonra hayatlarına tır olarak devam edebilirler. Beklerimiz o kadar ürkek ki, rakip korner bayrağının hışırtısını bir kez duymuşlukları yok.
Başkan nerede işe yaramaz, alemci, bencil oyuncu varsa onu bulup getiriyor. Karavana atmayı bir sanat haline getirmiş artık. Büyük umutlarla getirilen oyuncuların sürekli fos çıktığını görmekten alkolik oldum.
Hakemler dersen, hepsi satılmış. Bizi yakmadıkları tek maç var mıdır bilmem. Hadi birisi bizim takıma gıcık diyelim, hadi beriki gizli gizli iddiaa oynuyor diyelim, ya peki diğerlerinin derdi nedir, anlayan varsa beri gelsin. İçlerinde tek tük dürüst adam yok değil, ama onlar da düpedüz kör, yanıbaşlarında adam öldürülse görmüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.