Al işte, Hagi de futboldan anlamıyormuş. Zaten bir tane anlayanı görsem, dişimi kıracağım. İşin kötüsü, kov kov bitmiyor da! Schuster Efendi aklını başına devşirse iyi eder. Çanlar en çok onun için çalıyor. İnşallah kulağı iyi duyuyordur. Yoksa yandı gülüm keten helva.
Bu teknik direktör milleti tam dayaklık. Hepsinin kafasında türlü türlü saçmalık var. En ipe sapa gelmez taktiği uygulamak için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. Mahsustan mı yapıyorlardır nedir? Ne demek abi, defansı öne çıkarmak? Eski köye yeni âdet. Arkaya atılan her top gol tehlikesi! Yok böyle bir şey. Kıllık etmiş gibi olmayayım ama, asıl “her top” diye bir şey yok. Hem arka dediğin şey de kalecinin önü! Her topun çetelesini tutarsan top oynamazsın. Schuster elbette defansı öne çıkaracak, yoksa takımın boyu nasıl kısalsın? Asıl geri geri kaçan savunmacıdan kork sen.
Bir de başımıza ön libero diye bir karın ağrısı çıkardılar. Adam serbest ama ne hikmetse savunmacıların önüne kazık kakmış, oradan onu sökebilene aşk olsun. Aurelio, Cana, Christian, Mustafa Sarp, Hüseyin bunlardan ancak tapu kadastrocu olur. Oynadıkları bölgenin tapusunu çıkarmışlar, aman gecekondu dikerler korkusuyla oradan milim ayrılmıyorlar. Sanki biraz açılsalar köpekbalıklarına yem olacaklarmış gibi.
Futbol akıl oyunudur derler, sonra da nedense gidip en akılsız adamı takımın başına getirirler. Demek ki aklı seçen akılda bir tuhaflık var. Asıl onu sorgulamalı. Madem Rijkaard kafasızın tekiydi, peki onu getiren yönetime ne demeli? Galatasaray artık Hoca Öğütme Tesisleri’ne dönüştü. Adnan Polat yönetimi habire hoca kovuyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.