Hakem sonuca tesir etti - Bir rivayete göre de “hakem neticeye etki etti.” Tabii bu mavranın “sonuca etki etti”, hayır efendim aslında “neticeye tesir etti” gibi muhtelif versiyonları de yok değildir. Hele ciddi bir yüz ifadesi ve tok bir sesle söylendi mi akan sular durur, çünkü müthiş bilimseldir.
Sözün kısası, necip milletimizin nezdinde vecizeye dönüşmüş her derde deva bir ayettir, o yüzden kesinlikle hikmetinden sual olunmaz. Hakem sahaya çıkar, tek bir hatalı düdük çalmadan maçı tamamlar, işte o kadar! Niye? Çünkü ölümlü bir fani değildir, bilâkis adalet dağıtmakla yükümlü ilahi bir güçtür. Oysa hakemin sahadaki varlığının tek bir sebebi vardır, o da sonuca tesir etme özelliğidir. İşte tam da bu yüzden hatalı hakem kararı diye bir şey yoktur, sadece talihli veya bahtsız takımlar vardır; bu da futbolun bir parçasıdır. O hata bugün sanadır yarın bana.
Sorumluları sürekli dışarda aramak ya ahmaklıktır ya da kurnazlık. 12 Eylül cuntası “dış mihraklar” diye bir öcü yaratmıştı, başımıza gelen bütün felaketlerin müsebbibi onlardı. Sonradan anlaşıldı, bu sözü dillerine pelesenk edenler darbe yapabilmek için ellerinden geleni ardlarına koymamışlardı. “Dış mihraklar”, “trafik canavarı”, “hatalı hakem kararı” gibi öcüler hedef saptırmaya yönelik bahanelerdir. Tabii işin bir başka yönü daha var; “hatalı hakem kararları”ndan nemalanan takım “bizim de çok canımız yandı” gerekçesine sığınarak işi pişkinliğe vururken mağlup takımın yöneticileri “hakkımız yendi” diyerek dünyayı ayağa kaldırıyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.