Forma – Werder Bremen’in sportif direktörü Klaus Allofs, devre arasında Farfan ile formaları değiştiren Mesut Özil’i fena fırçaladı. “Dünyadaki en saçma iş, hay bunu icat edenin...” diye öfkelenmekte haklıdır Allofs. Savaşta öldürdüğü düşmanının silahlarına el koyan şövalyelerle, maçta dize getirdiği rakibinin formasını omzuna atan futbolcular arasında bir akrabalık vardır; ikisi de mücadelenin özünü tek bir şeye indirgemiştir; ganimete. Ama futboldaki savaş imgesini masumane bir kılığa büründüren şey, tam da bu değiş tokuş işlemi değil midir? Yenilen oyuncu da galibin formasıyla soyunma odasına dönüyordur, tıpkı çocuklarına kırk yılın başında muz götüren kömür karası bir maden işçisi gibi; mübadele toplumunda silah zorunun yerini sus payı almıştır, çünkü ezilenler de meta fetişizmiyle maluldür.
Eskiden oyuncular formalarını sadece Avrupa ve milli maçlarda değiştirirlerdi; demek ki bu maçlara bir başka gözle bakılırdı, fakat daha sonra bu ritüel bütün müsabakalara yayıldı, artık halı saha maçında bile forma değiş tokuşu yapılıyor neredeyse; aslında 'hiçbir maç özel değildir' demenin bir başka şeklidir bu, ama aynı zamanda kendini yüceltmenin dayanılmaz hafifliği; modern dünyada bireyin kendi benliğini ancak böylesi ucuz yollarla koruyabilmesi sadece insan ilişkilerinin değil, iç dünyanın da ne kadar fakirleştiğinin bir göstergesidir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.