Ne uslanmaz bir herifsin Günyüzü görmeyesin. Bütün kötülüklerin başı sensin. Allah belanı versin. Her yeri yaktın yıktın, ırzına geçilmedik kız bırakmadın. Herkese pandik attın, üstüne bir de sigara yaktın. Şerefimizi üç kuruş paraya sattın, utanmadan çamura yattın. Rezil rüsva ettin bizi yedi düvele, yoktur senin gibi hergele. Senin yüzünden atıyoruz hep gele, merhem değilsin hiçbir kele. Yüreğindeki cani hep arar sabi, artık düş yakamızdan be Münferit Abi.
İşte böyle, onu itin gerisine sokmadığımız tek an yok. Bir kulübün taraftarı ortalığı yangın yerine mi çevirdi, hemen mutat zevat gerdan kırarak “bu olay koca bir camiaya mal edilemez” diyerek hiç üzerine alınmıyor. Sonra hep beraber sütü bozuk Münferit Abi’yi taşa tutmaya başlıyoruz, tabii daha önce ona meydan dayağı atmamışsak. Rahata ermenin, vicdanları susturmanın, suçtan kurtulmanın en kolay yolu bu çünkü.
Münferit Abi’nin ağzını burnunu en son kıranlardan biri de Ercan Güven. Balili’nin Ali Sami Yen’de yediği onca küfürü “bir avuç aptal”ın hesabına yazan Güven “ırkçılık nereden çıktı birader?” diye soruyor. Ama sanmayın ki, içinde yaşadığımız zehirli iklimin nedenlerini deşmek için soruyor, tamamen retorik bir soru onunkisi. Daha doğrusu, yok öyle bir şey demeye getiriyor, iş üstünde yakalanan çapkın bir koca gibi büyük bir pişkinlikle. “Atilla Olgaç’ın dublörleri, ‘gerçek dışı’ eylem ve söylemlerle sadece kendimizi değil hepimizi ‘suçlu’ duruma düşürdü.
Yazının devamını okumak için tıklayın.