Efsane – Gözümüz aydın, efsane geri döndü. Fenerbahçe’ye yan gözle bakanın vay haline! Aziz Yıldırım savaş baltalarını topraktan çıkardı. Artık camianın haklarını savunacak! Hem de büyük bir kararlılıkla! Breh breh! Nitekim bu uğurda kendisine bir ayak bağı olarak gördüğü Kulüpler Birliği başkanlığından bile istifa etti. Tabii ya, insan maç sonunda şöyle ağız tadıyla hakeme verip veriştiremiyorsa eğer, yemişim öyle başkanlığı! Kulüpler Birliği başkanlığı yüzünden şimdiye dek camianın haklarını ancak stat koridorlarında hakemleri taciz ederek savunabiliyordu, artık zincirlerinden boşanmış bir gönül rahatlığı içinde ağzını açıp gözünü yumabilecek. Sonuçta en iyi savunma hücum değil midir? Ha bir de “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” var; o da bu topraklara has bir üründür. Ancak Aziz Yıldırım’ın bu seferki hücum hareketinde işi pek kolay değil, çünkü onun yokluğunda Yıldırım Demirören MHK başkanı Oğuz Sarvan’a ana avrat düz giderek, Adnan Polat “Galatasaray Türkiye’dir” diye bir deklarasyon yumurtlayarak çıtayı bir hayli yükseklere taşıdılar. Yani kuru tehditlerle hakemleri baskı altına alma devri çoktan geçti. Şimdi yeni hinlikler bulma zamanı.
Ceza – Madem bütün yenilgilerin suçlusu hakemlerdi, neden o zaman futbolculara binlerce dolar ceza yağdırıldı? Yok eğer kabahat futbolculardaysa, peki o zaman hangi akla hizmet Mustafa Kamil Abitoğlu aslanların önüne atıldı? Aslında suç ne futbolcularda ne de hakemlerde! Onların en ufak bir günahı yok.
Yazının devamını okumak için tıklayın.