Not notu: Yazının birlik ve bütünlüğü adına çöpe atılan cümlelerle ülkenin selameti adına öldürülen insanlar aynı kötülüğün kurbanıdırlar; totalitarizmin. Konuya kel alaka olsa bile her kelimenin, her cümlenin, her paragrafın yaşama hakkı vardır, söz hakkı da. Kimi zaman yazının hakikati tek bir cümlede ışıldayacaktır, hem de en karanlık noktada. Konunun kalbine doğru tez adımlarla yürüyen kararlı yazar, etrafındaki düşüncelere sırt çevirmekle kendi gözlerine mil çekmiş, ayaklarına kurşun sıkmıştır. Yol kenarındaki cümleye söz hakkı tanımamak insanın kendi düşüncesine duyduğu güvensizliğin belirtisidir. Üsluba yayılmayan demokrasi güdüktür.
Beşiktaş notu: Bir tribüne doluşan taraftar kitlesi Orwell’in
Büyük Birader’i gibi her şeyi kontrol altında tutmak ister. Sürekli “gözüm senin üzerinde” diyen bakışın tek bir amacı vardır, o da baskı kurmaktır. Görülmeden görme ayrıcalığına sahip efendiler gerçekliği eğip bükmek için habire propaganda ve tezahürat aygıtına başvururlar. Totaliter bakış sabit ilkelerden yola çıktığı safsatasıyla kandırır herkesi, oysa tek bir ilkesi vardır, o da yüzde yüz iktidardır. Bundan ötürü amaca giden her yol mubahtır, hele de çifte standart. Orwell’in romanındaki tek Parti “Savaş Barıştır, Özgürlük Köleliktir, Bilgisizlik Kuvvettir” sloganlarını nasıl her yere asıyorsa, Türkiye’nin tek partisi de “ne mutlu Türküm diyene” sözünü öyle dağlara taşlara yazacaktır; çünkü çifte standart hayatın bir gerçeği gibi kafalara kazınmalıdır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.