1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:52
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Fikret Doğan EŞİKTEN EŞİĞE 24.12.2008
Fikret Doğan
Özür diliyorum
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum Fikret Doğan - Özür diliyorum
Fikret Doğan köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Niçin mi? İçimden geldiği için özür diliyorum. Bildirideki her cümleyi, her kelimeyi, her virgülü doğru bulduğum için özür diliyorum. Bu topraklarda bir zamanlar sözle anlatılmaz büyük bir felaket yaşandığı için özür diliyorum. İnkârcılar arasında aklımı, ruhumu kaybetmemek için özür diliyorum. Mutat zevatın her seferinde pişkinlikle “ama bir de bunun evveliyatına bakmak gerekir” dediği için özür diliyorum. Özür diliyorum, çünkü bu işin evveliyatını biliyorum. Devlet özür dilemediği için özür diliyorum. Hrant’ın altı delik pabuçlarıyla boylu boyunca yerde yatan cesedini gördüğüm için özür diliyorum.

Niçin mi? Daha iyi bir insan olmak için değil, kendimi başkalarından ayrı bir yere koymak için hiç değil, hayat denilen şu cehennemde bir parça soluk alıp verebilmek için özür diliyorum. Ermeni kardeşlerimizin acılarını bize okul sıralarında okutmadıkları için özür diliyorum. Bunun yerine “varlığım Türk varlığına armağan olsun” türünden saçmalıklarla beynimizi yıkadıkları için özür diliyorum. Hatayı kabullenmek yerine hemen evsahibini bastıran yavuz hırsızlardan yaka silktiğim için özür diliyorum.

Niçin mi? Çocukluğumun bir kısmı Ermenilerin yaşadığı Samatya’da geçti, işte bunun için özür diliyorum. Batan geminin yolcularıyla dolu mahallemizde Yıldız Hanım adında gencecik, ipincecik bir gelincik anne vardı, işte bunun için özür diliyorum. Ben annesi çok uzaklarda bir çocuktum, en çok anne sıcaklığının hasretini çekerdim, işte bunun için özür diliyorum. Hayallerimde Yıldız Hanımannem olurdu, ben annesine ihanet eden bir çocuk olurdum, işte bunun için özür diliyorum. Gönlü geniş kadındı, o en güzel Ermeni haliyle bayram harçlığı dağıtırdı cömertçe, kapısını çalan hiçbir çocuğu geri çevirmezdi, işte bunun için özür diliyorum. Bir yıl sonra uzak bir mahalleye taşındığımızda en çok onun güzel yüzünü özlemişti çocuk kalbim, işte bunun için özür diliyorum. Özür diliyorum, çünkü bir bayram sabahı çocuk başıma onca yolu tepip kapısını çaldığımda yine her zamanki sevecenliğiyle çıkmıştı karşıma. Sonra arsızlığı ele alıp tekrar gittiğim bayramın dördüncü gününde gülümseyerek “sen daha önce gelmemiş miydin?” diye sorduğunda yerin dibine batmadığım için özür diliyorum. “Peki, bekle” dediğinde, hemen oradan kaçmadığım için özür diliyorum. Elime gene yüklü bir bayram harçlığı sıkıştırmadan önce saçlarımı okşayıp yanaklarımı öptüğünde “ben sizi görmek için geldim” diyemediğim için özür diliyorum. Eve dönüş yolunda o parayı bir kanalizasyon deliğine atmayı aklımdan geçirdiğim halde atmaya bir türlü kıyamadığım için özür diliyorum. Özür diliyorum, çünkü oraya bal gibi para için gitmiş, Yıldız Hanım’ın iyiliğini kötüye kullanmış, ama bunu itiraf etmek yerine kendi kendimi kandırmıştım, tıpkı Ermenilerin geride bıraktığı mal ve mülkün üzerine oturan akbabalar gibi. Hayatımızın her tarafını zehirli sarmaşıklar gibi saran bu türden ikiyüzlülüklere artık dayanamadığım için özür diliyorum.

Niçin mi? Mahalledeki en yakın arkadaşım Hıraç diğer çocuklarla hiç kavga etmezdi, işte bunun için özür diliyorum. Kavgada kendisine Ermeni dölü denmesin diye hep herkesle iyi geçinmek zorundaydı, işte bunun için özür diliyorum. O zamanlar sadece Hıraç’ın değil, etrafımızdaki bütün Ermeni komşuların yüzlerine vuran o derin kederin nedenini bilmiyordum, işte bunun için özür diliyorum. Onlar da zaten anlatmıyorlardı, işte bunun için özür diliyorum. Dört yıl boyunca Samatya Ermeni Okulu’nun önünden geçerek ilkokula gittim, o duvarın arkasındaki hüznü bir an olsun hissedemedim, işte bunun için özür diliyorum. Marmara caddesini dolduran pazarcılar bazen renkli yumurta satarlardı, biz bunun ne anlama geldiğini bile bilmezdik, işte bunun için özür diliyorum.

Niçin mi? Herkesin her türlü suçu anında unuttuğu ülkemizde artık hiçbir şey unutulmasın diye özür diliyorum. Bizden sonraki kuşaklar öğrensinler, bilsinler, hafızalarının en değerli köşesine yerleştirsinler diye özür diliyorum. Katliam sanıkları milletvekili payesiyle karşımıza çıkmasınlar diye özür diliyorum. Adaleti insanlar futbol sahasında değil, toplumsal yaşamın göbeğinde arasınlar diye özür diliyorum. Artık Trabzonspor taraftarları “Yasinlerle çıktık yola, Ogünler yakında” yazılı pankart açmasınlar diye özür diliyorum. Belki bir umut, ben de ilerde diğer futbol yazarları gibi şen şakrak taktiksel yazılar yazarım diye özür diliyorum.

Niçin mi? Bir baykuş gibi tünediğim koltukta kederden ölemediğim için özür diliyorum. Geçmişteki hiçbir acıyı dindirmeyeceğini bilsem de acıyı paylaşmak için özür diliyorum. Belki ülkeme yarar sağlar diye düşünüp bu özürden bile bir yarar umma garabetine kapıldığım için özür diliyorum.

Nasıl mı? Karımın dudaklarını öper gibi özür diliyorum. Çocuklarımı bağrıma basar gibi özür diliyorum. Anneannemin, dayımın mezarları başında ağlar gibi özür diliyorum. Özür diliyorum.

 

Diğer Fikret Doğan Makaleleri:
  1. Futbolcular ve fahişeler - 02.09.2010
  2. Büyükbaş hayvanlar - 25.08.2010
  3. Kaliteli insan - 18.08.2010
  4. Muteber adam - 04.08.2010
  5. Sokak köpeği - 29.07.2010
  6. Ayaksız futbolcu - 21.07.2010
  7. Yeni şampiyon - 15.07.2010
  8. Canlı cenaze - 14.07.2010
  9. Sırat köprüsü - 07.07.2010
  10. Sihirli lamba - 30.06.2010
  11. Yer değiştirmeler - 24.06.2010
  12. Vızzzzz - 16.06.2010
  13. Çocuk Kalbi - 09.06.2010
  14. Güzel ülkem - 03.06.2010
  15. Komedi dünyası - 26.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Özür diliyorum - Fikret Doğan
03.09.2010 06:52:14