İnsanı tanımlamada kelimelerin varlığı önemlidir. Toplumun kültüründe de deyimlerin varlığı zenginliğinin işaretidir. “Ağzımızın tadı bozulmasın” da bunlardan biridir. Bayramlara yakışan bir deyim.
Birileri, toplumu gerecek bir şeyleri mutlaka buluyorlar. Son günlerin gerginliği referandum oldu. Pakistan’daki sel felaketinin sonuçları, 11 Eylül Kur’an’ı Yakma Günü hazırlıkları gibi onlarca sebep zaten var. Su uyur şeytan uyumaz ve şeytan fitnesini her an üflüyor. Onun askerleri de gereğini yapıyor.
İyi bir ramazan ayını yaşadık. Sıcaklar bunaltmış olsa da, toplumda sükûnet ve huzur etkisini yardımlaşmalarla, kaynaşmalarla kitlelerde etkisini gösterdi.
Ağzımızın tadı bozulmasın; milli takımlarımız da bayram ikramında bulundu: Önce futbolda Belçika’yı, sonra basketbolda Slovenya’yı yenerek coşkulu şekilde bayrama girmemize katkıda bulundular.
Ağzımızın tadı bozulmasın; yılbaşından beri sanayi verimliliğimiz sürekli artıyor. İstihdamda işsizlik oranı yüzde 14’ten yüzde 11’e geriledi. Daha da azalması için olumlu düşünceler var.
Ağzımızın tadı bozulmasın; ihracat rakamlarında temmuz rakamları hariç iki haneli büyüme sürüyor. Dövizde kur sorunu, küresel kriz etkisi ve acımasız rekabete rağmen dış pazarlardaki varlığımız ve etkimiz sürüyor. Arife günü, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) yönetim kurulu üyeleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sorunlarını sundular ve yeni strateji hazırladıklarını belirttiler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.