Son günlerde seyrettiğim en güzel reklamlardan biri THY’nin Caroline Wozniacki’li olanlarıdır. Kişisel değerleri ve marka olmuş kişilerle bir hizmet ve ürünü sunan bir reklam az gördüm. En azından çok etkilendim.
Kişileri markada kullanmak büyük risktir. Başarılı olanları da çok azdır. Virgin Air’le yakından tanıdığımız Virgin Atlantic’in kurucusu Richard Branson bunlardan biridir. Donald Trump bir başkasıdır.
Geçenlerde bir haberde iki Ali’yi değerlendirmişler: Ali Ağaoğlu ve Ali Sabancı. İkisi de kendi şirketlerinin reklamlarında rol aldılar. Ali Ağaoğlu’na farklı teklifler de varmış. Sonuçlarını göreceğiz. Ama benim her iki Ali’den de olumlu beklentim yok. İşlerinde başarılı olmaları, iyi bir reklam figürü olacakları anlamına gelmez.
Öncelikle ortada bir “marka kişi” olmalı. İşinde başarılı olmak, onun kişisel olarak da marka olduğu anlamına gelmez. Bir de kişisel markanızı iyi yönetmiyorsanız, algılarının sonuçları istemediğiniz doğrultuda gelişebilir.
Yani hakkınızda her zaman çevreci otomobillerle ilgili haberler, yorumlar çıkmayabilir. Mesela, yatağınızın 120 bin dolar olmasının kişisel markalama ilişkisi kafa karıştırabilir. Ben evinde birkaç milyon poundluk koltuk bulunan evler gördüm. Londra’da Sotheby’s açık arttırmasına girmiş ve bilmem hangi kralın koltuk takımını satın almış. Peki, hiç bunu duydunuz mu? Acaba niye söylemek ihtiyacı hissetmez bu işadamı?
Veya başkası niye yatak odasını kamuoyuna açma ihtiyacı hisseder?
Bir gün Ağa’nın kızı röportaja katılır ve “sevgilim olsa babama söylemem” der. Veya gazetecilerle Uludağ’da zirvede hiç ortaya çıkmamış eşiyle birlikte yemek yer.
Yazının devamını okumak için tıklayın.