Aspirin gibi bir haberle başlıyorum...
Aspirinin yeni bir faydasına yönelik haber çıkmayan yıl yok gibi. İşte bir yenisi daha çıktı. Araştırmalar daha işin başında ama önemli bir alanda. Aspirin, bakterilerin bağışıklığını zayıflatan yönüyle gündeme geldi.
Dünyada 25 milyon insan bakteriyel enfeksiyondan ölüyor. Ve bu bakteriler her yıl ilaçlara karşı bağışıklık kazanıyorlar. Enfeksiyonun başlangıç döneminde aspirin kullanıldığı takdirde, bakterilerin bağışıklığı azalıyor ve ilaçlar etkisini göstermiş oluyor.
Şimdilik hayvanlar üzerinde test edilen bu durumun doktorların reçetelere koymasına daha vakit var. Belki ileride ateşi çıkan birisine “tamam iki tane aspirin veya aspirin benzeri ilaç al ve sabah hastaneye gel” gibi bir şey söylenebilir. Ama şimdi söylenemez.
Güzel bir haber olduğu kesin ancak başka bir araştırma hepimizi daha fazla ilgilendiriyor: “Hastalar nerede ölsün?” Ölmesini kimse beklemez ama ölümcül kanser vakıalarında hastanede mi, yoksa evde mi hastanın son dönemlerini geçirmesi gerekiyor?
Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, bu hafta Antalya’da yapılan Ulusal Hematoloji Kongresi’nde sonuçları açıkladı: “Kanser hastaları evde bakımları yapıldığında daha huzurlu ve mutlu oluyorlar.”
Boston’daki Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden Dr. Alexi Wright’ın yaptığı bir çalışmasında, evde hasta bakımının sadece maddi değil, fiziksel ve ruhsal acıyı da azalttığı belirlendi. Her ne kadar kanserli hastalar evde ölmeyi tercih etse de yüzde 35’i hastanede, yüzde 10’u yoğun bakım ünitesinde ölüyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.