İki haftadır medyada açık bir meydan okuma yaşanıyor. Buna şeker savaşı da diyebilirsiniz. Pancar şekerine toz kondurulmazken, nişasta bazlı yani mısırdan üretilen şekere amansız hücumlar ve aleyhte yazılara yer veriliyor. Dahası tv programları da bunu takip ediyor.
Neler oluyor?
Kavram kargaşası içinde, sağlığımız kullanılarak yapılan bu yayınların ardında keskin bir mücadelenin izlerini görmek için basirete gerek yok. Rekabet demiyorum resmen bu bir ticaret savaşı. Zaten Tarım Bakanı M. Mehdi Eker de bir gazeteye yaptığı açıklamada “Lobiler ve rantçılar kafa karıştırıyor” diyor. Diğer taraftan Sağlık Bakanı Recep Akdağ dün yaptığı açıklamada, konunun “Bilimsel Kurul”a sevk edildiğini söyledi.
Kim bu lobi ve rantçılar? Bilimsel Kurul önemli ama niye oluşturulması için acele edilmedi?
Önce tanımlara yer vermek gerekiyor. Şeker, glikoz, früktoz, NBŞ yani nişasta bazlı şeker, suni tatlandırıcı tanımları en fazla kullanılanlar arasında.
Teknik tanımlardan uzak durmaya çalışacağım. Pancardan üretilen şekere genelde sakaroz veya şeker deniyor. Mısırdan elde edilen şekere glikoz ve früktoz deniyor. Teknik olarak farklı ürün olmasına rağmen glikoz ve früktoz genellikle mısırdan elde ediliyor. Nişasta, bütün yeşil bitkilerin tohumlarında bulunuyor. Yani mısır gibi buğday, pirinç veya patateste de bulunuyor. Ama ticari olarak daha çok mısır ve pirinç nişastası tüketiliyor.
Bir de son tartışmalarda fazla yer verilmese de üzerinde asıl durulması gereken suni tatlandırıcılar var. Aspartan olarak bildiğimiz sıfır kalorili diye lanse edilen tatlandırıcılardan bahsediyoruz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.