Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD Genel Kurulu’nda “yerli otomobil” istemesini piyasa yeterince tartışmıyor. Aslında, Türkiye’de ilk defa bir devlet yetkilisi, yerli otomobil isteğini bu kadar açıklıkla ifade ediyor. Peki, yerli otomobilimiz olacak mı?
Başbakanın konuştuğu zevatın gözlerine, düşüncelerine bakarsak bu olmaz. Eğer bunu Erdoğan istemişse olabilme ihtimali var demektir.
Olayı birkaç açıdan incelemek gerekiyor.
Öncelikle Türkiye’nin bir otomotiv üreticisi olduğunu unutmayalım. 2010 yılında 17,3 milyar dolar ihracat rakamıyla bütün sektörlerin önünde yer alıyor. Bir önceki yıla göre üç milyar dolar daha ihracatını arttırabilmiş bir sektörden bahsediyoruz.
Yerli otomobil deyince hemen Devrim ve Anadol markaları geliyor. Devrim trafiğe çıkamadı, Anadol’un ne derece yerli otomobil olduğu konusu tartışmalıdır.
Otomobilde bir marka değerine bir de piyasa payına bakmak gerekiyor. Adet üretimlerde dünyanın en büyüğü Japon Toyota’dır. 7,2 milyon adet üretimi ve 131 milyar dolar piyasa değeriyle açık ara önde bulunuyor. Onu Amerikan General Motors 6,4 milyon adet üretimi ve 66 milyar piyasa değeriyle takip ediyor. Dünya üçüncüsü ise Alman Volkswagen grubu. Ford, Hyundai, Peuogeot, Nissan Fiat ve Suzuki ilk ondaki oyuncular.
Görüldüğü gibi en itibarlı markalardan Mercedes, BMW bu listede yer almıyor.
Bir de son 10 yılda gündeme gelen Çinli ve Hintli markalar var: Chery, Tata en önemli iki markadır. Çin’in kalabalık nüfusuna ve devletin iddiasına rağmen Chery’nin satışları daha bir milyon adede ulaşamadı. Yerli otomobil tartışılırken gündeme gelen niş markalar var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.