1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:03
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Funda Özgür KIRMIZI 06.09.2008
Funda Özgür
Anlar
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar Funda Özgür - Anlar
Funda Özgür köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Suya yansıyan bulanık bir görüntü kadar dokunulmaz, birbirinden kopuk ve uzak, yaşam özetinizde toplasanız birkaç saati aşmayacak, dakikalardan hatta ‘an’lardan oluşan zaman parçacıkları ayakta tutuyor sizi belki de.

Belki de biriktirdiğiniz ve soluksuz kaldığınızda sığındığınız ‘an’lar, bu süresi belli olmayan eziyete katlanmanızı sağlıyor.

O ‘an’ların varlığı, yaşanmış oldukları gerçeği, sığınabileceğiniz başka ‘an’lar yaşama ihtimali heyecan verici olan.

Günlere yayılmış bir tatilde, güneş altında yüzükoyun yatarken, elinizdeki kitabın düştüğünü, sızdığınızı hissettiğiniz an...

Balkon kapılarının altından, pencere pervazlarından sızan sonbaharın tülleri hayalete çevirdiği an...

Beklenmedik bir seyahate hazırlanırken, bavulunuzun fermuarının tırtıllı sesini duyduğunuz an... Havaalanına ya da otogara gitmek üzere taksiye bindiğiniz an... Cebinizdeki telefonun no tuşuna bastığınız an... Uçağınızın kanatlandığı, otobüsünüzün motorunun çalıştığı, geminizin son halatının da iskeleden azat olduğu an...

Otelinize vardığınız, odanıza girdiğiniz, kendinizi sizin için hazırlanmış yabancı bir yatağa attığınız an... Bir sonbahar denizine ya da havuzuna ayak parmaklarınızı değdirdiğiniz an... Soğumuş suya daldığınız ve o sudan yenilenerek çıktığınızı hissettiğiniz an... Sonbahar güneşi altında arkanıza yaslanıp sükûneti dinlediğiniz an...

Mükellef bir hafta sonu kahvaltısının en lezzetli reçelinin damağınızda dağıldığını hissettiğiniz an... Üstüne çayınızdan ilk yudumu aldığınız an...

Uykudan uyandığınız ve o gün hiçbir işinizin olmadığını hatırladığınız, istediğiniz kadar yataktan çıkmayabileceğinizi idrak ettiğiniz an...

Burnunuzun kulaklarınızın kızarıp buz kestiği bir kış sabahı girdiğiniz pastanede yüzünüze vanilya kokulu bir sıcaklığın çarptığı an... Dışarı çıkıp yürümeye başladığınız sokakta peçeteye sarılı peynirli poğaçanın çıplak elinizi ısıttığı an...

Henüz yanınızda olmayan bir erkeğe hazırlandığınız an...

Evinizin kapısından çıktığınız anla bir erkeğin kapısına vardığınız an arasında geçen zaman... Ve o zamanın kendi içinde doğurduğu, göğsünüzü örten giysileriniz üzerinden kalp atışlarınızı görebildiğiniz an... Kendi rüzgârınızda kulak memenizin arkasından yayılan parfümünüzü duyduğunuz, topuk seslerinizi işittiğiniz an...

Bir kadına hazırlanırken aynada son bir kez kendinize baktığınız an... Kapının dilinin yuvasına otururken çıkardığı ve size bir heyecana doğru oradan uzaklaştığınızı hatırlatan sesi duyduğunuz an... Arzuladığınız kadının evinin ziline bastığınız an...

Çok arzuladığınız bir erkeğe dokunduğunuz ilk an... O erkeğin kokusunu duyduğunuz an... Parmak uçlarını sırtınızda, belinizde, ensenizde, poponuzla bacaklarınızın memelerinizle kollarınızın birleştiği yerde, karnınızdaki küçük yuvarlakta, mahrem tüylerinizin yürüdüğü kasıklarınızda hissettiğiniz an...

Artık yanında olmak istemediğiniz erkekten, kadından yasaların yardımıyla nihayet kopabildiğiniz an...

Nefret ettiğiniz şirketinize istifanızı verdiğiniz an...

Sıkıcı bugününüzü, kişisel tarihinizin sararıp kenarları kıvrılan yaprakları arasından çıkardığınız anlarınızla renklendirirsiniz siz.

Farkında olmadan yeni anlar işlersiniz önünüzde açılan yeni yapraklara.

Yaşadığınız sırada anlarınızın değerini bir türlü bilmezsiniz.

 

Diğer Funda Özgür Makaleleri:
  1. İllüzyon - 11.10.2008
  2. Sakalları beyazlamış adam - 09.10.2008
  3. Dökülmek - 04.10.2008
  4. Kazık kadar olmuşlara oyunlar - 02.10.2008
  5. Hayran, kahraman ve düşman - 27.09.2008
  6. Darbe - 20.09.2008
  7. Yurttan sesler ve solcular korosu - 18.09.2008
  8. Bir gram - 13.09.2008
  9. Yüzlerimiz - 11.09.2008
  10. Anlar - 06.09.2008
  11. Kan gibi - 04.09.2008
  12. Beynini kiralamak - 30.08.2008
  13. İnsan denen pislik - 28.08.2008
  14. Hayatı kusmak - 23.08.2008
  15. Doğru ata oynamak - 21.08.2008
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Anlar - Funda Özgür
03.09.2010 06:03:59