Kime kiraladınız beyninizi?
Annenize babanıza mı?
Elinize yüzünüze vuran dadınıza mı?
Elinde büyüdüğünüz büyükannenizle büyükbabanıza ya da teyzenize amcanıza mı?
Elifba öğrendiğiniz cami hocasına mı?
Size okuma yazma öğreten, kırlara pikniğe götüren ilkokul öğretmeninize mi?
Sayıları yaşınız büyüdükçe artan öğretmenlerinize mi?
Hayranlık duyduğunuz bir yazara, bir sanatçıya veya bir politikacıya mı?
Komşunuza mı?
Patronunuza mı?
Bir parçası olmak için can attığınız, sonra paçanızı kurtaramadığınız örgütlerin başlarına mı?
Sevgilinize, karınıza ya da kocanıza mı?
Gıptayla benzemek istediğiniz bir arkadaşınıza mı?
Kime kiraladınız beyninizi?
Ne karşılığında peki?
Size bakmaları, cebinize harçlık koymaları, sizi besleyip büyütmeleri, üstünüze bir ‘itibar elbisesi’ giydirmeleri, koyunlarına alıp sevmeleri, girmeye pek hevesli olduğunuz meclislere sizi dâhil etmeleri, banka hesaplarınızı şişirmeleri, sizi ‘onaylamaları’ karşılığında mı?
İhtiyaçlarınız, arzularınız, ihtiraslarınız doğrultusunda hareket edersiniz siz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.