O cümle yüzünden böylesin değil mi?
‘Kadınlar komik erkek sever’ efsanesi bu hale getirdi seni.
Bu yüzden bir kalabalığa girdiğinde hiç susmuyorsun. Sürekli konuşuyorsun.
Bütün dikkatleri üstünde toplamak için türlü numaralar çekiyorsun.
Mevzu ciddi mi gayri ciddi mi zemin müsait mi değil mi bakmadan, itici mi olursun yoksa çekici mi hiç düşünmeden, tuhaf şeyler söylemeye başlıyorsun.
Edilen bir lâfı alıp eğip bükerek, konuyu başka türlü yerlere çekerek geçici bir şaşkınlık hâli yaratıyorsun.
Etrafındakilerin muhabbetlerine ara verip sana gülmelerini istiyorsun.
Sanki ulvî bir görev yüklenmiş gibi omuzlarına, onları güldürmek için olağanüstü bir çaba sarf ediyorsun.
Yanlışlıkla bir iki kahkaha duyarsan ettiğin iki lâftan sonra, artık aşk olsun seni durdurana.
Frenlerin boşalıyor.
Çenen iyice düşüyor.
Bir süre sonra kelimeler kâfi gelmiyor sana. Vücudunu da devreye sokuyorsun.
Oturduğun yerden kalkıyorsun. Ellerinle kollarınla garip hareketler yapmaya başlıyorsun. Başını ileriye geriye, sağa sola atıyorsun. Yüzün şekilden şekle giriyor. Bütün mimiklerin ‘teyakkuz’a geçiyor. Üstündeki ilgi dağılmasın diye, çapı sadece yarım metre olan, çizdiğin o görünmez daire içinde devinip duruyorsun.
Boyalı yüzünün içine gömülmüş gözleriyle, belli etmeden kendisini izleyenlerin yüzlerindeki ifadeleri anlamlandırmaya, karşısındaki kalabalıkta arzuladığı ilgiyi uyandırıp uyandırmadığını anlamaya çalışan bir pandomimciye benziyorsun.
Yazının devamını okumak için tıklayın.