1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:03
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Funda Özgür KIRMIZI 23.08.2008
Funda Özgür
Hayatı kusmak
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak Funda Özgür - Hayatı kusmak
Funda Özgür köşe yazılarını web sitenize ekleyin

İstediğimiz bir yerde, istediğimiz bir anda, yaşadıklarımızın istediğimiz kadarını kusabilseydik keşke.

Uyku tutmayan gece yarılarında gidip başında durduğumuz lavaboya... Yürüdüğümüz kaldırımın kenarına... Tırmandığımız bir merdivenin destek aldığımız tırabzanlarından aşağıya... Son sürat giderken takla atma pahasına aniden frene basıp durdurduğumuz bir otomobilin camından dışarıya... Uzun bir gemi yolculuğunda köpüren suya...

Kusabilseydik keşke yaşadıklarımızı...

Hepi topu yutağa yerleştirilecek iki parmağa bakardı.

İstersek kusarken gözlerimizi kapar, çıkardıklarımızı görmezdik. Ama istersek de memnuniyetle bakardık bünyemizden kendi isteğimizle attıklarımıza.

Hayatımızın safralarına...

Gözümüzün önünden gitmeyen kareler küçülür, kibrit kutusu kadarcık bir alana sığardı.

Aslında hiç doğmamış olmalarını tercih edeceğimiz, şiddetle uzayda sonsuzluğa savurmak istediğimiz kişiler ufalır, çöp adamlara çöp kadınlara dönerdi.

Elle tutup gözle göremediğimiz şeylerden de kurtulurduk o zaman.

Lavaboya boşalttığımız deneyimlerimizin üstüne musluğu açardık. Yol kenarına boca ettiğimiz geçmişimizi kurumaya, sonra rüzgârda toz olup etrafa savrulmaya bırakırdık. Belki başkaları farkında olmadan çiğner geçerdi. Belediyenin temizlik arabaları süpürürdü veya.

Hiç duymamış olmayı tercih edeceğimiz seslerden sözlerden cümlelerden... Kelimelerle tanımlayamadığımız kokulardan... O seslerin, sözlerin, cümlelerin ve kokuların bize hissettirdiklerinden...

Hepsinden kurtulurduk o zaman.

Eğer kusabilseydik yaşadıklarımızı ya da yaşadıklarımızın istediğimiz kadarını, rahatlardık sahiden.

Ağzımızda acı bir tat bırakırdı bırakmasına çıkarttıklarımız. İştahımız kesilirdi yeni şeyler yaşamaya. Ama biz de zaten acele etmezdik. Biraz dinlenmek isterdik.

Bitkinliğimiz geçinceye kadar beklerdik.

Sıfırlanırdık.

Bize yabancı olan, bünyemize alerji yapan aynı ‘safralara’ bir daha ya da bir süre yaklaşmazdık. Bize yaklaşmalarına bir daha ya da bir süre izin vermezdik.

Yeni ‘safralara’ yer açardık.

‘Safra’ olduklarını bile bile hayatımıza yine de kabul ederdik.

Kusma özgürlüğümüzü sonuna kadar kullanırdık.

Nasıl olsa yaşadıklarımızdan ya da yaşadıklarımızın istediğimiz kadarından, istediğimiz zaman tamamen kurtulabileceğimizi bildiğimizden, korkmadan türlü maceralara girişirdik.

Her deneyimin lezzetini bilirdik ama herhalde hiçbir lezzetin ruhumuzu beslemesine izin vermezdik. Korkardık çünkü.

Yaşardık ve kusardık. Yaşardık ve kusardık.

Bulimia hastaları gibi hem farklı lezzetlerden vazgeçemezdik hem de fazlasının bizi rahatsız edeceğini bildiğimizden iki parmağımızı yutağımıza yerleştirip dışarı çıkarır atardık.

Her hazzın ve zevkin bitkinlikle nihayetleneceğini bilirdik.

Bunu kabul ederdik.

Ruhlarımız beslenmez hastalanırdı o zaman ama bunu da kendimize sorun etmezdik.

‘Tatmak’ istediğimiz herkese ve her duyguya aynı anda hâkim olmaya çalışmanın ciddi bir ‘hastalık’ olduğunu bilerek, bedenleri ilhak etmeye ve merak ettiğimiz bütün duyguları hoyratça yaşamaya devam ederdik.

Kusabilseydik keşke hayatı, yaşadıklarımızın istediğimiz kadarını.

O zaman hiç değilse biriktirdiklerimizle zehirlenmezdik.

 

Diğer Funda Özgür Makaleleri:
  1. İllüzyon - 11.10.2008
  2. Sakalları beyazlamış adam - 09.10.2008
  3. Dökülmek - 04.10.2008
  4. Kazık kadar olmuşlara oyunlar - 02.10.2008
  5. Hayran, kahraman ve düşman - 27.09.2008
  6. Darbe - 20.09.2008
  7. Yurttan sesler ve solcular korosu - 18.09.2008
  8. Bir gram - 13.09.2008
  9. Yüzlerimiz - 11.09.2008
  10. Anlar - 06.09.2008
  11. Kan gibi - 04.09.2008
  12. Beynini kiralamak - 30.08.2008
  13. İnsan denen pislik - 28.08.2008
  14. Hayatı kusmak - 23.08.2008
  15. Doğru ata oynamak - 21.08.2008
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Hayatı kusmak - Funda Özgür
03.09.2010 06:03:41