?iddetli depremlerle yerle bir olmaya alışmış bir ada ülkesine benzersiniz siz. Hayatınızda açılan derin yarıklar hızla çökerken, sizi de çeker içine beraberinizdekilerle birlikte. Güç bela batmadan ayakta kalırken, gidenlerle eksilirsiniz.
Belki günün birinde uzun uğraşlarla birkaç parçasına ulaşılabilecek ama asla tamamı gün yüzüne çıkmayacak huzursuz geçmiş yatarken ayaklarınızın altında, siz bu nekahet halinin geçmesini beklersiniz.
Tecrübelerinizle bilirsiniz geçeceğini. Anılarınızın her an dirilip karşınıza çıkmasından korksanız da, hepsinin hayalete dönüşeceğini ve tepenizde dolaşıp sizi ürpertmenin ötesinde zarar veremeyeceğini... Harabeye dönmüş hayallerinizin canlanacağını, steplerin kapladığı ruhunuzun renkleneceğini... Korkunç sessizliğin yırtılacağını, natürmort bir tabloyu andıran hayatınızın hareketleneceğini... Yeni bir medeniyet kuracağınızı veya sizde hüküm sürmek isteyen yeni medeniyeti memnuniyetle kabul edeceğinizi, zamanın kat kat, üst üste kurulmuş eski medeniyetleri giderek daha derinlerinize iteceğini bilirsiniz.
Bu yüzden sabırla beklersiniz. Belki üstünüzde hüküm süren son medeniyetin çöküşünün hemen ardından, bazen artçı sarsıntıların da dindiğinden emin olduktan sonra ‘yenilenmeye’ başlarsınız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.