Kuyruğun ne kadar güzel!
Upuzun.
Envai çeşit renkte iç içe geçmiş puantiyeleriyle pek göz alıcı.
Baş döndürücü hatta.
Büyüleyici.
Enfes.
Olağanüstü.
Ama güzellikler de bıkkınlık yaratabiliyor işte.
Bir süre sonra insan bakmaktan yoruluyor.
Sıkılıyor.
Bunalıyor.
Başını çeviriyor.
Ne var ki bu her zaman işe yaramayabiliyor.
Gözlerini kurtarabiliyor böyle zamanlarda ama kulaklarını maalesef...
Çünkü sen bir tavus kuşusun!
Ve her defasında ‘sesli’ bir gösteriye soyunuyorsun.
Biriktirdiğin ne varsa kuyruğunda, yerli yersiz açıp gösteriyorsun.
Eminsin çünkü beğenileceğinden.
‘Ben göstermek istiyorum ama onlar bakmak istiyorlar mı acaba’ demiyorsun hiç.
Göstermen yetmiyor, bir de tiz sesinle renklerin isimlerini söylüyorsun.
Nerelerden topladığını, o kombinasyonla kuyruğuna nasıl kondurduğunu anlatıyorsun.
Hiç susmuyorsun.
Nefessiz kalana dek konuşuyorsun.
Bir ara, ara veriyorsun.
Sonra kaldığın yerden devam ediyorsun.
Belki ilk dakikalarda, saatlerde veya günlerde, herhangi bir zaman diliminde ilgi çekiyorsun.
Bilgi paletin, zihnini kamaştırıyor karşında esir ettiğinin.
Suspus oluyor, seni hayran hayran dinliyor.
Tiz sesin, bilgi paletinin gölgesinde kalıyor.
Senden beslenmek hoşuna gidiyor esirinin.
Ama sesin, çok geçmeden renklerinin güzelliğini bastırıyor.
Seni dinleyenin kulaklarını tırmalıyor.
Sana artık hayran hayran bakmıyor.
Tonu değişmeyen bir sesin, aynı renkleri aynı kelimelerle anlatıp durması garip gelmeye başlıyor.
İlgisi dağılıyor.
Başka yerlere bakmaya başlıyor.
Başına hep aynı şey gelmesine rağmen, sen bu işe şaşıyorsun.
Açını değiştirip önüne geçiyorsun.
Kuyruğunu açabildiğin kadar çok açıyorsun.
Nasıl ama nasıl olabilir bu?..
Senin muhteşem renklerine kim, nasıl yüz çevirebilir?
Sesini yükseltiyorsun.
Bu işe yaramayınca bağırmaya başlıyorsun.
Bu sefer sadece esirini değil, esir adaylarını da kaçırıyorsun.
Peşlerinden bağıra bağıra koşuyorsun.
Yakalayamıyorsun.
Öfke ve yenilmişlik hissi içinde yeni esirler bekliyorsun.
Sonsuza kadar beğenilmek, herkesi kendine hayran bırakmak gibi bir rahatsızlığın var senin.
Ama herkesin de işi gücü var.
Seni beğenmek, sana hayranlık duymaktan başka!