Marmara Bölgesi dün karanlığa gömüldü. Kimin durup, kimin ilerleyeceğini göstermesi gereken trafik lambaları dahi işlevini yitirince kendimizi bir keşmekeş içinde bulduk.
Çocukluktan gelme alışkanlıklarınızı bir kenara bırakarak düşünün... Trafik lambası nedir? Bir direk... Üzerinde parlak ve yuvarlak cam parçaları... Hiçbir işe yaramaz. Yağmurdan korumaz, yakıp ısınamazsın, meyve vermez, gölge yapmaz... Koskocaman bir “hiçlik”. Yalnızca bulunduğu noktayı işgal eder. Üzerinden atlayamazsın, çevresinden dolanman gerekir. Bir de uygar sistemin gözünden bakalım trafik lambalarına... Ulaşımın vazgeçilmez bir unsuru. Bir saatliğine dahi, sistemdeki görevlerini yapmamaları hayatı felç etmeye yetti.
İşte, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar da şike sürecinin başladığı 3 temmuzdan bu yana elektriği kesilmiş trafik lambası gibi... Kimseye “kırmızı”yı gösteremediği için; sistemdeki bir boşluk, çevresinden dolanılması gereken, lüzumsuz bir direkten ibaret kaldı. “Ne zaman işinizi yapacaksınız” sorusuna da hep elektrik idaresi gibi yanıt verdi: Çalışmalar devam ediyor... Ama unuttuğu şuydu ki, insanlar karanlıkta kalmaktan hoşlanmazlar, senin ne kadar iyi niyetli olduğunla ilgilenmezler. Etrafı aydınlatmanı, işini yapmanı beklerler...
Şimdi benzetme yapalım derken elektrik idaresine de haksızlık yapmayalım... Bu kadar büyük çaplı krizi bir-iki saat içinde, en azından benim bulunduğum bölgede, çözüme kavuşturdular ki, bu satırları yazabiliyorum. Tabii ki, uygar bir dünyada bu dahi kabul edilemez ama ya onlar da Federasyon gibi çalışsaydı... Yanmıştık...
Yıldırım enerjisi
Konuştuğumuz Federasyon yetkilileri Mehmet Ali Aydınlar’ın istifayı düşündüğü yönünde görüş bildiriyor. Yarın bir açıklama yapılacak. Bekliyoruz. Belki de ilk kez Aydınlar’ın bir karar verebilmiş yüzünü göreceğiz. O da kaçarken arkasına bakarsa...
Şahsi düşüncem Aydınlar istifa “kararı” dahi alamaz ama onu ilk kez karar verebilme noktasına “yaklaştıran” elektrik kaynağı nedir, bunu incelemek gerek.
Yazının devamını okumak için tıklayın.