ABD’li biyofizikçi Jared Diamond’ın popülerleştirdiği “coğrafi determinizm” yaklaşımında, ulusların zenginliğini belirleyen en önemli faktör doğal kaynaklardır. Bu yaklaşıma göre Neoklasik iktisatın, zenginliğin ve büyümenin temelleri olarak ele aldığı verimlilik, üretkenlik, nüfus artışı ve teknoloji gibi olgular, uygun çevresel koşulların bir ürünüdür.
Bugün literatürde bu teoriyi destekleyen birçok çalışma bulunabilir. Ayrıca şu bir gerçek ki dünyada, doğal kaynaklar üzerindeki baskı her geçen gün artıyor. Yani coğrafi determinizme göre zenginliğimiz ve ekonomik büyümemiz tehdit altında...
Bu çerçevede bazı ülkeler de, doğal kaynak ihracatını kısıtlayarak ellerinde kalan son kaynakları yüksek fiyattan dünya piyasalarına arz etmeye çalışıyor. Bu politikayı en yoğun uygulayan ülkelerden biri de Çin...
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ise kaynakların paylaşımı ile ilgili sorunları, hâlâ serbest piyasa koşulları ile halletmekte kararlı... DTÖ’nün, Çin’in ihracatı ile ilgili aldığı son karar buna iyi bir örnek...
Çin, özellikle son yıllarda, bazı hammaddelerin ve bazı ara mallarının ihracatını sınırlandırmıştı. İhracatı sınırlanan maddeler arasında çelik, kok kömürü, magnezyum, manganez sarı fosfor ve çinko da vardı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.