Demokrasiyi getir, kurtul. Demokrasiden en iyi ihtimalle bunu anlayan bir memleketiz. Bir antibiyotik sanki demokrasi. Demokrasi talep eden herkes de bir mikrop.
Şimdi bununla boğuşacağız. Demokrasi geldikçe, kurtulmuyoruz. Ateş yükseliyor. Eyvah yoksa TRT Şeş bizi Kürtlerden kurtarmayacak mı? Tam tersine, Kürtleri siyaset yapmaya zorlayacak. Kürtleri siyasete musallat edecek.
Kürtleri direnirken gördünüz. Tahammül ederken gördünüz. Hiç Kürtleri siyaset yaparken gördünüz mü uzun süredir? Artık göreceksiniz, sakın şaşırmayın.
Geçen gün itibarıyla Kürtler siyaset sahnesine çıktı. Çok da iyi ettiler. Gerçeklerini, anadillerini bir ‘hakikate’ çevirdiler. Kendilerini ifade ettiler. Daha evvel de denemişlerdi ve fakat bu ‘hakikat’ içeri atılmıştı. 10 sene yemişti.
Zamanlamaları bu kez o kadar iyiydi ki, buna bir ‘gösteri’ olarak kaldı demek, mümkün değil. Siyasetin daniskasını yaptılar.
Nihayet Türkiye’de demokrasi ‘el artırmaya’ başladı. Son bir kaç senedir, AKP ‘mucizesi’ ilk defa karşısında bir ‘demokrat’ çıkış gördü. Nihayet AKP sınandı. Eli yakaladığı yerden artıran bir muhalefet gördü.
Türkiye’deki ‘sosyal demokrat’, demokrat olsaydı, eli artırırdı. AKP’nin ‘muhafazakârlığını’ ortaya çıkarırdı. Ne yaptılar? AKP’nin ‘çağdaşlığını’ ortaya çıkardılar. Ve kendi sefaletlerinin altını çizdiler. Bu da AKP’nin ‘muhafazakârlığını’ neredeyse müphem bir ‘varsayım’ olmaya mahkûm etti.
Hakikatler değil, ‘gerçekler’ üzerinden çarpışmayı tercih eden bir ‘sol’ düşünce de, kendi ‘sol’ gerçeğiyle, AKP’nin ‘muhafazakâr’ gerçeğini çarpıştırdı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.