1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:17
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Gökhan Özgün MÜREKKEP 31.01.2009
Gökhan Özgün
Davos’tan hisse
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse Gökhan Özgün - Davos’tan hisse
Gökhan Özgün köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Erdoğan’ın Davos çıkışını beğenin, beğenmeyin, ama bu çıkış, Türkiye’nin bir Batı periferisi, bir Avrupa taşrası olmaktan çıkıp Batı siyasetine giriş ‘denemesi’ yaptığının ilk resmidir.

Merkez medyamız ne yapacak şimdi? Tabii en önce, devlet adamı terbiyesi verecekler Tayyip Erdoğan’a. Zaten ilk terbiye derslerini vermeye başladılar. Çünkü medyamızın en üstün değeri devlet adamı terbiyesidir. Ondan başka pek bir değerleri, vicdanları olduğunu da ben görmedim.

Erdoğan’a terbiye verme işini, derin devletin katlettiği binlerce insanı görmezden gelecek kadar ‘devlet terbiyesi’nin en derinini almış merkez medyamıza bırakalım, biz asıl mevzua gelelim.

Ne oldu? Tayyip Erdoğan, bütün dünyanın gözleriyle gördüğü bir hakikati bütün dünyanın gözleri önünde söyledi. Ve bunu Batılının dilinde söyledi. İşi, hâşâ Müslümanlığa, Müslüman kardeşliğine getirmedi. Hakikati söylemeye, insanlıkla, insanlık değerleriyle başlayıp yine insanlık değerleriyle bitirdi. Kullandığı dilin grameri Batılı bir vicdanın grameriydi.

Bu dil de, umarız, merkez medyamızın İslam korkusu adlı kimyasal silahını belki bu sefer etkisiz kılar.

“Şah hep aynı şah, vezir hep aynı vezir, yıl ha 1071 ha 2071 ne değişir” tarzı dış siyaset analizi yapanların bu konuda ne diyeceği belli. Türkiye’nin uluslararası ‘arena’daki prestiji sarsıldı vesaire vesaire diyecekler. Boşuna bu ‘arena yorumcularına’ kafa patlatmayın. Süslü ‘güç cümleleri’ arkasına gizlenmiş sözlerinin özü, gariptir ama, piyonsan piyonluğunu bil, demeye gelir. Onlar siyaset deyince, siyasi analiz deyince, ‘devlet’ anlarlar. Daha hiçbir analizlerinde insanla gözgöze bile gelmediler.

Devlet terbiyesizi ben, bu durumda yine insanlarla ilgilendim, vatandaşla ilgilendim. Ve meraktan Avrupa’daki medya sitelerindeki yorumlara baktım. Norveç’le başladım, ‘insanlık efsanesi’ İskandinavya’yla. Norveçli Müslümanların yorumlarıyla ilgilenmedim. Çünkü onlar için Erdoğan artık bir kahraman. Kahramanlık da benim vicdan sahama girmiyor. Su katılmamış ‘Müslüman düşmanı’ yorumları da tabiatıyla hesaba katmadım.

Sıradan Norveçlilerin yorumları beni ilgilendiriyordu. Yorumların en az yarısı ‘insanlık’ adına Tayyip Erdoğan’ı destekliyordu. Misal: Teşekkürler, Erdoğan... Dayan Erdoğan, arkandayız... Belki de Norveç’in pasif dış politikasının Erdoğan’dan öğrenecekleri vardır... Erdoğan sertti, ama iyi oldu, bu sayede bütün dünya cinayetleri gördü... Skandal Erdoğan değildir, asıl skandal İsrail’dir…

Bu arada, insanların yıllardır hayvan gibi öldürüldüğü, ve bunun, vicdani, hukuki hesaplaşmasının hâlâ yapılmadığı Türkiye topraklarından çıkmış bir liderin ağzından bunları duymayı hazmedemeyenler vardı. Kimi son derece iyi niyetliydi. Tam ehliyet istiyordu. Kimi de İsrail’i savunmak için, söylenene değil, söyleyene bak manevrasını yapıyordu. Yani, cinayeti cinayetle temize çıkarıyordu.

Fransa’da yorumlar Arapların ‘nihayet’ sesleriyle doluydu. Bezgin Arapları da ‘objektivite’ kaygısıyla bir kenara koydum. Ama bir Fransızın yorumu çok ilgi çekiciydi. Kendimi bildim bileli bu trajediyi izleyen, bunu anlamaya çalışan sıradan bir Fransızım. İsrail devletinin bunca yıllık vahşetine karşı bütün uluslararası cemaatin susmasının arkasındaki güç nedir? Artık bu soruya iyice kafam takılmaya başladı...

Bir Fransızca İsrail sitesinde ise bir dindar Yahudi, Tevrat’tan yaptığı ‘öldürmeyeceksin’ alıntısı için Erdoğan’a teşekkür ediyor. Bu alıntıyla Erdoğan’ın, Judaism’le, yani hakiki Yahudilik’le, Siyonizm arasındaki farkı bütün dünyaya gösterdiğini söylüyordu.

Bu yazıda derdim ne AKP, ne Erdoğan. Kıssadan basit hisseler çıkararak bir şeylerin ‘değişebildiği’ bir dünyada yaşadığımızı gördüm ve göstermek istedim.

Hisse 1. Ben, bundan önce, bir Türk başbakanının sözlerinin Avrupa kamuoyu vicdanını harekete geçirmek bir yana, ırgaladığını bile görmedim, duymadım. Demek ki ‘insanca’ konuşulursa, insanlar dinleyebiliyormuş. Bu bir ilk.

Hisse 2. Ne kadar temizsen, ne kadar kendi vicdanınla, kendi tarihinle, kendi hakikatinle hesaplaşmışsan, sesin o kadar yüksek çıkar, sana kulak veren o kadar çok olur. Erdoğan’ın sesi yüksekti, ama, Türkiye’nin bir türlü temizlenemeyen pisliği sesini epey bastırdı. Aynı çıkış, AB içindeki bir Türkiye’nin başbakanı tarafından yapılsaydı, aynı sözleri fısıldasa bile sesi her yerden duyulurdu. Ortadoğu barışı için AB içindeki bir Türkiye çok daha etkili olacaktır.

Hisse 3. Erdoğan dünyanın tepesinde bağıra bağıra kendini ‘evrensel değerlere bağlamış’ bulunmaktadır. Türkiye’den de bir gün aynı dille hesap sorulduğunda, artık Türkiye’nin konuşabildiğini gösterdiği bu dili anlamıyormuş gibi yapma lüksü yoktur.

Bu arada, Erdoğan ve Davos haberlerinin altında şöyle küçük bir haber okudum. AB de Hamaslı diyaloga meylediyor. Allah allah. Ne kadar enteresan.

 

Diğer Gökhan Özgün Makaleleri:
  1. Mürekkebimin sonu - 06.04.2009
  2. Saatlerinizi tekrar ayarlayın - 02.04.2009
  3. Kifayetsizliğimi kabulümdür - 30.03.2009
  4. Seçim tarifesi - 28.03.2009
  5. Tekel değil, ‘çiftel’ - 26.03.2009
  6. İhanete davet - 21.03.2009
  7. İki kez rehin alınmak - 19.03.2009
  8. Maymunlar cehenneminde Muhammed... - 16.03.2009
  9. Halk jürisi - 14.03.2009
  10. Demokrasinin ekonomisi - 12.03.2009
  11. Forza Sicilia - 09.03.2009
  12. Direnişe direniş diyebilmek - 07.03.2009
  13. Çocuktan küfre varmak - 05.03.2009
  14. Eyvah, Fatih Altaylı! - 02.03.2009
  15. Muhafazakâr korku, faşizan korku ve AKP - 28.02.2009
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Davos’tan hisse - Gökhan Özgün
03.09.2010 06:17:41