‘Abi akşama maç var mı’

23 Temmuz 2009 Perşembe 00:00 |

Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik yolsuzluk operasyonunda AKP’li üç vekilden sonra soruşturmayı yürüten Adana Savcısı Cengiz Bal’ın da sanık avukatıyla görüşürken dinlemeye takıldığı ortaya çıktı

‘Abi akşama maç var mı’

AKP’li üç Konya milletvekili gibi, üç savcı da Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik yolsuzluk operasyonunda zanlı ve avukatlarıyla telefonla konuşurken dinlemeye takıldı. Üstelik bunlardan biri, operasyonu yöneten ve tartışmalı kararlara imza atan dönemin Adana Cumhuriyet Savcısı Cengiz Bal. Avukatla yaptığı üç yüz yüze görüşme kameraya kaydedilen Bal’ın taşınma masraflarını, soruşturduğu şirketin karşıladığı öne sürüldü.
Konya Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, geçen yıl Konya merkezli Okyanus Şirketler Grubu’na yönelik yolsuzluk operasyonu başlatmış; Final adı verilen operasyon kapsamında şirketlere, şirket yöneticilerinin evlerine ve şirketlerin ihale aldığı resmî kurumlara baskın düzenlenmişti.

Takibin kesilmesi kararını verdi

Bilirkişilerin belgeler üzerindeki incelemesi sürerken, soruşturmayı yürüten, terör ve çete suçlarına bakan Adana Cumhuriyet Savcısı Cengiz Bal, sürpriz bir kararla zanlılara yönelik teknik takibin kesilmesi ve el konulan belgelerin zanlılara iadesine karar vermişti. Soruşturma savcısı Cengiz Bal, bu kararının ardından Adana’dan İzmir’e tayin edilmişti.
Operasyon, savcının bu kararına rağmen sürmüş ve aralarında grubun Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun ile bazı kamu görevlilerinin bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınarak tutuklanmış ve 45’i tutuklu 234 zanlı hakkında yolsuzluk davası açılmıştı.

Avukatla üç kez görüşmüş

Konya Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin hazırladığı Final Fezlekesi, Savcı Bal’ın, kendi yönettiği operasyonda grubun avukatı Veysel Güler’le telefonla görüşürken üç kez dinlemeye takıldığı da ortaya çıkardı. Savcı Bal’ın Güler’le 10 Temmuz 2008’de yaptığı ilk telefon görüşmesi şöyle:

Cengiz Bal: Akşam maç var mı?

Veysel Güler:
Abi kesin değil vallaha yani.

C.B:
Ben yerime geçiyorum o zaman bir görüşebilir miyiz?

V.G:
Ben kimle görüşüyorum, alo?

C.B:
Cengiz, Cengiz.

V.G:
Eee abi herhalde maç var.

C.B:
Tamam bak yerime geçiyorum ben, bir görüşelim de.

V.G:
Tamam abi.

Kitapları topladım
Cengiz Bal’ın Avukat Güler’le bir gün sonra yaptığı telefon konuşması da şöyle:

C.B:
Veysel Bey.

V.G:
Efendim.

C.B:
Savcı Cengiz.

V.G:
Efendim?

C.B:
Allahaısmarladık demek için aradım, Savcı Cengiz.

V.G:
Ha abi ben de yanınızda olacaktım, bi merhabalaşalım diye geliyorum.

C.B:
Ben çıkıyorum şu anda.

V.G:
Nasıl görürüm abi sizi?

C.B:
O zaman bi nasıl vedalaşırız? Bizim lojmanın oraya bi gelebilirseniz, ben şimdi oraya gidiyorum.

V.G:
Tamam abi geliyorum.

C.B:
Kitapları falan topladım.

V.G:
Tamam abi.

C.B:
Tamam.

V.G:
Görüşürüz.

C.B:
Hadi görüşürüz.

Dondurmacıda buluşmuşlar

Soruşturma savcısının zanlı avukatıyla aynı gün yaptığı son görüşme de şöyle:

C.B: Efendim?

V.G:
Abi nerdesin?

C.B:
Bu bizim Cemalpaşa’daki lojman var ya.

V.G:
Hee ben de ordayım.

C.B:
Hani nerdesin?

V.G:
Yoldayım ben.

C.B:
Tamam şeye gel ya orda bir pastane var, oraya gel, orda görüşelim, olmazsa
Mado var.

V.G: Tamam biliyorum.

C.B: Ya da şey, Edo ya da amaan hangisi?

V.G: Tamam, Edo’ya geçiyorum abi.

C.B: Tamam, Edo’ya geç ben geliyorum.

V.G: Tamam.

Taşınma masrafları şirketten

Final Fezlekesi’nde, Savcı Bal ve Avukat Güler’in yüzyüze yaptıkları üç görüşmenin de gizli görevlilerce izlenerek kamerayla kaydedildiği belirtildi.
Ayrıca Bal’a İzmir’de ev tutulması ve taşınma masraflarının da Okyanus Şirketler Grubu tarafından karşılandığı iddia edildi.

Başsavcıvekili de görüşmüş

Cengiz Bal gibi Adana Başsavcı Vekili Reşit Özcan da Veysel Güler’le konuşurken üç kez dinlemeye düştü. Özcan’ın Güler’le yaptığı görüşmelerden biri şöyle:

Veysel Güler: Abi maça gidiyorum, maçımız var bugün.

Reşit Özcan: Ne maçı?

V.G: Futbol.

R.Ö: Haa top işini bırakmadın mı ya?

V.G:
Yok abi, Yalçın Bey gitti şimdi, bana bıraktı işi, organizeyi ben yapıyorum.

R.Ö:
Sana demediler mi toplar, topçulardan uzak dur diye?

V.G:
Yok abi, öyle birşey demedi Yalçın Bey.

R.Ö:
Kimse demedi mi?

Başsavcı da dinlemeye takıldı
Nusret Argun’un, polis baskını sırasında tıpkı AKP Konya milletvekilleri gibi, dönemin Konya Başsavcısı Mehmet Fatih Özdemir’i de iki kez arayarak yardım istediği anlaşıldı. Bu konuşmalardan biri, fezlekeye şöyle yansıdı:

Nusret Argun: Sayın Başsavcım, bu işleri biraz böyle hızlandırmak için ne yapmamız lazım, bizim bu vatandaşların.

Mehmet Fatih Özdemir: Hayırdır, avukatınız...

N.A: Avukatımız da burada. Yani bu işlemi hızlandırıp, bu vatandaşların böyle şirketin etrafında, böyle 150-200 kişinin, böyle tesbih gibi dizilmişler yani. Böyle PKK’nın bi hücre evine baskın yapar gibi.

M.F.Ö: Arama yapıyolar heralde di mi?

N.A: Abi arama yapsınlar. Yani arama yaptığı yerleri de böyle yani. Bunu biraz hızlandırsın. Bi de içerde yapsın yani. Dışardaki arkadaşlar artık gördüler her şey bitti. Odalara hâkimler. Kimse girip çıkmıyo. Hepsine hâkimler. Dışarda yani resmî resmî böyle bir sürü insanı dizmelerine gerek yok ki.

M.F.Ö: Bi bakayım ben Nusret Bey, oldu.

N.A: Yani buna bi müdahale ederseniz sevinirim. Bunlar insanın başına her zaman gelmez de yani. İnşallah arama kararını da ben size getirecem. Bir Cumhuriyet Başsavcısı olarak da görün. Öyle bir karar nasıl alınır? Nasıl olur bilemiyorum. Öyle bir suç örgütü nasıl oluşturulur?

M.F.Ö: Bilmiyorum ben bi ilgile...

N.A: Benim babamla, benim çaycımla... Benim babam 83 yaşında, çaycımla.

M.F.Ö: Evet, ben bi bakayım.

N.A: Burdaki temizlikçiyle.

M.F.Ö: Bakayım Nusret Bey.

N.A: Zahmet olacak yani.

Başsavcıyı da dinlemişler
Bu konuşmaların ardından Başsavcı Özdemir’in telefonlarının da hâkim kararıyla dinlemeye alındığı ortaya çıktı. Fezlekede Özdemir’in değişik isimlerle yaptığı çok sayıda telefon görüşmesi yer aldı.

AKP’li vekil: İhale yok ki tüyo vereyim
AKP milletvekili Abdullah Çetinkaya işadamı Nusret Argun’a ihale tüyosu verdiği iddialarını reddetti. Çetinkaya’nın açıklamaları şöyle: “Söz konusu arazi bir şahsa aittir. Şahıs arazisi olduğu için de ihaleye çıkarılamaz. Şahıs arazisini satışa çıkarmıştır. Nusret Argun ile birlikte, ADS firması talip olmuş. ADS firması almış. Bunun alımından, satımından, ne kadara alındığından hiç haberim yok. Üstelik ne ben, ne de ailemden herhangi biri, bugüne kadar bir devlet ihalesine girmemiştir. Biz ihalenin tarafı değiliz. Hizmetin tarafıyız. Telefonda geçen komisyon sözü de İmar Komisyonu’dur. Buna müdahil olma ya da engelleme şansım yoktur. İmar Komisyonu anlaşmıştır, kendileri karar vermiştir. Biri beni arar ‘yatırım yapacağım’ der. Ben de canla başla bunu desteklerim. İhale işlerine girmem. Nusret Argun’a “Sana verseler verseler ancak havyan pazarında yer verirler” demişim. İhale tüyosu vermemişim.”

Taraf/SONER ARIKANOĞLU/ANKARA
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Haberin puanı

0/10

Habere puan ver

zapkolik