İktisatçılar sıfır faize sıfır şans tanıyorlar

06 Mayıs 2011 Cuma 00:00 |

Son günlerde yaptığı her konuşmada “faizi sıfıra indireceğiz” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a akademislenler ‘olmaz’ dedi.

İktisatçılar sıfır faize sıfır şans tanıyorlar

Sıfır faiz için ortam uygun değil

Son günlerde yaptığı her konuşmada “faizi sıfıra indireceğiz” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a akademislenler ‘olmaz’ dedi. Türkiye’de neden sıfır faiz olmayacağını da ülke ekonomisinin koşullarına bağlayan akademisyenlerin bazıları iktisat literatüründe böyle bir yaklaşımın olmadığına dikkat çekti. Bazı akademisyenler ise “Türkiye’de bunun için ortamın müsait” diyerek, Erdoğan’a destek verdi. Taraf’a konuşan akademisyenlerin “reel faiz sıfır olur mu?” sorusuna verdikleri yanıtlar şöyle:

 

Arz ve talep denk olmadıkça zor

Prof. Dr. Mehmet Altan: İlk önce ‘faiz nedir?’ onu popüler bir şekilde anlatmak lazım. Faiz, paranın fiyatıdır. Yani faizin sıfıra inmesi için piyasanın para talebiyle arzının birbiriyle denk gelmesi lazım. Yani Türkiye’nin tasarrufları, para fonları, para kaynakları, Türkiye’deki olan talebi karşıladığı zaman faiz sıfıra iner. Bu aynı zamanda Türkiye’deki para talebiyle paranın talebini karşılayacak olan tasarruf oranlarıyla ilgili bir şeydir. Paranın oranları bir toplumun gelirinin tüketilmeyen kısmıdır. Aynı zamanda bütün yatırımlarının kaynağıdır. Bu açıdan şuan Türkiye’nin geldiği noktada Cumhuriyet tarihinin en düşük tasarruf oranları noktasına gerilemiş bulunuyoruz. Yani toplumun bir şekilde gelirini tüketmediği kısım çok azalmıştır. Bu para talebini karşılaması kendi başına yeterli değildir. Bu yüzden dış kaynakla karşılanıyor. Ama faizin sıfıra inebilmesi demek arz ve talebin denk olması anlamını taşıyor. Bu noktaya da gelmedikçe bu çok zor. Bu ihtiyacı olan para talebini dışarıdan karşılıyor. Dışarıdan karşıladığı sürece de faiz söz konusu oluyor. Paranın değeri olan ve arz talep dengesinin sonucu olan faizi sıfıra indirerek geriye doğru bir işlem algısı iktisat literatürünün pek görmediği bir şey.

 

Öneri havada asılı duruyor

Uğur Gürses: Başbakan’ın söylediği şey faizin sıfıra inmesi değil. Enflasyonla faiz arasındaki farkın sıfıra inmesi. Yani reel faizin sıfırlanması. Enflasyonun sebebini faiz olarak görüyor. Bu yüzden bunu indirirsek enflasyon da düşer gibi bir mantıkta. Dünyada böyle bir örnek yok. Yani enflasyonun sebebi belli, arz talep dengesizliği, kamu bütçe açıklarının yüksek olması temel sebepler arasında yer alıyor. Faizi indirip de enflasyonu düşüren bir ülke yok. Faizle enflasyon arasındaki farkı nasıl sıfırlarız? Bu ekonomik politikalarına duyulan güvenle alakalı bir şey. Yoksa, Merkez Bankası faizi düşürsün, hazine az borçlansın. Hazine az borçlanabilir ama bütçe açık vererek yaparsın bunu. Sonuç olarak öneri havada asılı bulunuyor, ekonomi literatüründe böyle bir şey yok. Tamamen herkese hoş görünme çabası olarak görüyorum bunu, özellikle faize karşı alerjisi olanlar için.

 

Türkiye’de buna uygun ortam var

Süleyman Yaşar: Reel faizin sıfıra inmesi için ortam müsait. Çünkü devletin bütçe açığı küçük, borç yükü düşük. Artık paradan para kazanmak değil de üretimden para kazanmalıyız. Devletin kısa vadeli dış borçları da 4.3 milyar dolar civarında. Yani devletin dış borcunu çevirme riski yok. Özel sektörün kısa vadeli dış borçları yüksek. Yaklaşık 72.7 milyar dolar seviyesinde. Ama onlarda da bir risk yok. Onlar da kendi risklerini yönetebilir. Bankalar ve firmaların açık pozisyonlarını sigorta ettikleri düşünülürse onların da riski en aza inmiş durumda. Mevcut dünya ekonomisi koşullarında kısa vadede devlet borçlanırken kesinlikle reel faiz vermemeli. Bu hedef tabi en fazla faiz lobisini rahatsız ediyor.

 

Büyüme varken bunu gerçekleştirmek zor

Prof. Dr. Seyfettin Gürsel: Reel faizin sıfırlanabilmesi için bir ekonominin resesyonda olması lazım. Türkiye ekonomisi 2009’da buna çok yaklaşmıştı. Tabi burada devlet tahvili faizinden söz ediyoruz. Yüzde bire kadar düşmüştü reel faiz. Bu Türkiye’de tarihi olarak en düşük rakamdı. Çok olumluydu ve şimdi aşağı yukarı yüzde iki civarına çıktı. Bu sıfırlanması için ekonominin resesyonda olması lazım. Aynen Japonya’da olduğu gibi çok ciddi tasarruf fazlası olması lazım. Bu iki koşul da yok. Ne Türkiye ekonomisi resesyonda, tam aksine iç talebe dayalı çok ciddi büyüme ve ısınma var. Merkez bankasının ne zaman faiz artıracağı konuşulmaya başlandı. Diğer yandan da ciddi bir tasarruf fazlası olmadığı gibi ciddi bir tasarruf açığı var. Dolayısıyla bir Japonya değil Türkiye. Reel faizin sıfırlanması bu koşullarda çok zor.

 

DİCLE BAŞTÜRK
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Haberin puanı

0/10

Habere puan ver