Manşet manşet şuç işliyor

22 Mart 2010 Pazartesi 00:00 |

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Erzincan’daki Ergenekon Davası’nın bir numaralı sanığı Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Berk’e kefil olmakla dört suç işledi.

Manşet manşet şuç işliyor

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Hürriyet gazetesinin ardından dün de Vatan’dan Ruhat Mengi’ye verdiği röportajda, Erzincan davasının bir numaralı sanığı 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk’e kefil olduklarını söyledi. Başbuğ’un Erzincan davası ile ilgili ısrarla devam ettiği açıklamalarının açıkça suç unsuru taşıdığını belirten Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel, “Ortada Genelkurmay’dan kaynaklanan ciddi problemler var” dedi. Emekli Askerî Hâkim Ümit Kardaş da, Başbuğ’un açıklamalarının, Şemdinli’de bir kitabevine bomba atarken yakalan Astsubay Ali Kaya hakkındaki “iyi çocuk” benzetmesinden daha vahim olduğunu belirterek “Böyle bir bürokratın 1 saat dahi görevde tutulmaması gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

Savcılar harekete geçmeli

Saldıray Berk’in ifade vermeye gitmemesinde de Genelkurmay’ın rolü olduğunu belirten Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel Taraf ’a konuştu. Gündel şunları söyledi: “Saldıray Berk iddianamede 1 numaralı sanık olarak yer aldığı halde, ifade vermesi bile sağlanamıyor. Bu noktada Genelkurmay’ın rolü var. Eğer Genelkurmay hukuka saygılı olsaydı, bu kadar ciddi bir suçtan hakkında iddianame hazırlanan bir üyesini adli makamlara kendisi teslim ederdi. Savcılar bir an önce hareket geçmeli, Genelkurmay Başkanı ve diğer sorumlular hakkında üzerlerine düşen görevi yerine getirmeli.”

 

Suç işleme özgürlüğü mü var

Başbuğ’un ve CHP’lilerin her beyanatlarında yargıyı etkilemeye yönelik bir tutum içinde olduklarını vurgulayan Gündel, hem Başbuğ’un hem de davanın gizli sanıklarıyla görüşen CHP’lilerin Anayasa’nın 138. Maddesi’nde sınırları çizilen çerçevede suç işlediklerini söyledi. Türk Ceza Kanunu’nun ve ilgili yasaların, Anayasa’nın “Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” şeklindeki 138. maddesinde tanımlanan suçlara ceza öngördüğünü belirten Gündel, “Bugüne değin bu suçlardan, aralarında basın mensuplarının da olduğu pek çok kişi hakkında binlerce dava açıldı. Ancak belli ki ordunun ve CHP’lilerin suç işleme özgürlüğü var” şeklinde konuştu. Gündel, Başbuğ’un yargıyı etkilemeye yönelik davranışlarının muhatabının TCK’nın 288 maddesinin yanı sıra, suçu ve suçluyu övmek gibi pek çok madde olduğunu da sözlerine ekledi.

 

Basın suça ortak oluyor

Başbuğ’un verdiği siyasi beyanatlarla, Askerî Ceza Kanunu’nun 148. maddesini ihlal ettiğini belirten Emekli Askerî Hâkim Ümit Kardaş ise Başbuğ’un, Saldıray Berk’i sahiplenmesini, Şemdinli’deki “iyi çocuklar” olayına benzetti. Kardaş, “Başbuğ ayrıca TCK’nın 288. maddesini ihlal etmiştir. Böyle bir bürokratın 1 saat dahi görevde tutulmaması gerekiyor. Ancak bazı basın mensupları da bir bürokratın açıkça suç niteliği taşıyan beyanatlarını sayfa sayfa yayımlayarak bu suça ortak oluyorlar” dedi.
MELİH ALTINOK/ANKARA

Taraf
İnternet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Taraf Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.

Haberin puanı

0/10

Habere puan ver